Elimde güzel bir dergi var, Ocak 1949 basımı bir Bütün Dünya… Artık dedemin mi, ya da başka birisinin mi bilmiyorum. Sadece okduğum ve şaşırdığım bir noktayı paylaşmak istiyorum.

Dergide bir tablo yer alıyor, başlığı: “Türkiye’nin Vaziyeti”

Tabloda Türkiye’in 1949 yılındaki görünüşüne dair önemli istatistikler şu şekilde sıralanıyor:

 

Nüfus: 1945’te 18.860.000 kişi. Bunun %75’i ziraatle geçinmektedir.

Öğretim: 1927’de halkın %91’i okuma ve yazma bilmiyordu. 1935’de latin alfabesi kabul edildikten sonra, bu nisbet % 84,5 a düştü. Daha yeni olan istatistiklere göre nispet halen %80’dir.

Devletleştirilmiş Sanayi Şubeleri: Demiryolları, kömür madenleri, dokuma sanayii, şeker istihsali.

Başlıca İhracatı: Tütün, hububat ve zahire, yağlı yemişler, deri, krom.

Başlıca İthalatı: Makine.

Kadınların Vaziyeti: Harem hayatı ortadan kalkmıştır. Kadınlar kanuni, içtimai, siyasi ve iktisadi sahada erkeklerle müsavidir. 1926 yılında kabul edilen Medeni Kanundan sonra fazla kadınla evlenmek yasaktır.

Rey Hakkı: Kadın ve erkekler meclis seçiminde 22 yaşından itibaren seçmek ve 30 yaşından itibaren de seçilmek hakkına sahiptirler.

 

Tarihe çok güzel bir not düşmüşler, paylaşmak istedim. Nereden nereye geldiğimizi ve nereden nerelere açılacağımızı düşündüm. Umarım çok daha gelişiriz, büyürüz… Elbette aydınlanma ve bilimin ışığında…