Psikolojik savaş, özünde, insanların duygu ve düşüncelerini fayda sağlamak amacıyla değiştirme faaliyetidir. Bu noktada psikolojik savaşın tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Şüphesiz dünden bugüne her insan karşısındaki insanın ya da insanların düşüncelerini kendi lehine değiştirmeye çalışmıştır. Bu sebeple kimi çalışmalarda ilk psikolojik savaş uygulaması olarak, semavi dinlerin hepsinde sözü edilen Havva’nın Adem’e yasak elmayı yedirmesi süreci gösterilmektedir.

Farklı tezler ortaya konulmuş olsa da literatürde ortak kanı, psikolojik savaş uygulamalarının insanlık tarihi kadar eski olduğudur. “İnsanlık tarihi kadar eski olan bu faaliyet şekli ilk olarak insanlar arası anlaşmazlıkların çözümünde hilelerin kullanılması ve büyücülük faaliyetleri ile ortaya çıkmıştır. Hile ve büyücülük faaliyetleri ne denli ilkel olsalar da modern psikolojik savaş faaliyetlerinin atası sayılırlar.”[1]

Psikolojik savaşı, devletler tarafından sistemli ve bilinçli şekilde uygulanan bir faaliyet olarak ele alırsak; bu tür uygulamaları yapan ilk devlet Roma İmparatorluğudur. Roma İmparatorluğu, Romalıları kutsarken, Romalı olmayanları barbar, vahşi yaratıklar olarak tanımlamıştır. Ayrıca düzenlemekte olduğu geniş çaplı sportif müsabakalar ve kanlı dövüş gösterileri ile kendini diğer toplumlara tanıtma şansını yakalamıştır. Tüm bu ve benzeri uygulamalar aracılığıyla Roma büyümüş ve yüzyıllarca çok büyük bir coğrafyaya egemen olabilmiştir.


[1] Ahmet Çeşme, Kansız Mücadelenin Kanlı Yüzü Psikolojik Harekat ve PKK, IQ Kültür Sanat ve Yayıncılık, İstanbul, 2005, Sayfa 102