Makale Analiz » Okan Yüksel » TR

6 Kasım 1983 Tarihli Genel Seçim ve Anavatan Partisi

Şubat 26, 2011   ·   0 Comments

Türkiye’nin siyasal yaşamında önemli bir yeri olan 6 Kasım 1983 tarihli Genel Seçim, Askeri Müdahale sonrası yapılan ilk ve %92 oranında gerçekleşen katılım ile Türkiye’deki en yüksek katılımlı ikinci Genel Seçimi olması münasebetiyle özel bir önem arz etmektedir. Bu seçim ile Türkiye’nin siyasal yaşamı normalleşme sürecinde önemli bir aşama kaydetmiştir.

Seçimler öncesinde kuruluşu tamamlanan ve yukarıda adlarını saydığımız siyasi partilerin tamamının seçime girmesi mümkün olmamış, bu partilerin birçoğu Milli Güvenlik Konseyi’nin vetosu sonucu seçime katılamamışlardır. Milli Güvenlik Konseyi’nin bu anti-demokratik uygulaması sonrasında 6 Kasım 1983 Genel Seçimleri’ne sadece üç siyasal parti katılabilmiştir: Bunlar, Milliyetçi Demokrasi Partisi(MDP), Anavatan Partisi(ANAP) ve Halk Partisi(HP)’dir.

Yapılan Genel Seçim sonrasında, Turgut Özal’ın başkanı olduğu ANAP oyların yüzde 45,14’ü ile 211 sandalye sayısına ulaşarak yüzde 52,88 temsil oranı ile tek basına iktidara gelmiştir. Sandıktan ikinci çıkan parti ise HP olmuş, yüzde 30,46 oy, 117 milletvekili ile yüzde 29,32 temsil oranı elde etmiştir. MDP ise beklenenlerin aksine yüzde 23,27 oy, 71 milletvekili ve 17,80 temsil yüzdesi ile üçüncü ve son parti olmuştur.[1]

Turgut Özal iktidara geldikten sonra politikalarını, Uluslararası Para Fonu, IMF’in direktifleri ve zamanın başbakanı Süleyman Demirel’in emriyle hazırladığı 24 Ocak 1980 Kararları çerçevesinde yürüttü. 1980 yılında kabul edilen 24 Ocak Kararları doğrultusunda liberal politikaları savunan Turgut Özal, girişimciliği, özel mülkiyeti ve özelleştirmeleri destekleyen politikalar izlemiştir. Turgut Özal’a göre değişimin en temel dinamiklerinden birisi sürekli değişen ve dönüşen, yeni dünya düzenine ayak uydurma zorunluluğudur.

Turgut Özal’ın devlet felsefesi, devletçilik karşıtı bir ekonomik düzene dayalıdır.[2] Dünyadaki konjonktüre uygun olarak Turgut Özal, liberal politikalara dönüş yapmış ve liberal politikalar çerçevesinde Türkiye yeniden şekillenmeye başlamıştır. Türkiye’de ciddi bir özelleştirme çalışması başlatılmış, Cumhuriyet döneminde bin bir zorluklarla var edilen, Kamu İktisadi Teşekkülleri (KİT) zarar ettikleri öne sürülerek ve yarattıkları istihdam ve artı değerler görmezden gelinerek özel sektöre bırakılmıştır. Kendisi de bürokrat kökenli olan Turgut Özal, devletin yeniden yapılanması doğrultusunda radikal önlemler alarak bürokrasiden kaynaklanan sorunları gidermeye çalışmıştır.

Küreselleşen ve ülkeler arasındaki siyasal ve ekonomik duvarların kalkmaya başladığı seksenli yılların uluslararası sistemi içerisinde Turgut Özal da Türkiye’yi dışa açarak, bu yönde ciddi adımlar atmıştır. Turgut Özal’ın uyguladığı liberal politikalar sonrasında, çeşitli iyileşmeler yaşanmışsa da beklentiler tam anlamıyla karşılanamamıştır. Örneğin özelleştirmeler yeteri kadar başarılı olamamış, istenilen sürede özelleştirme hamlesi gerçekleştirilememiştir. Ayrıca toplum içerisinde önemli bir yozlaşma başlamış, özellikle bürokraside “benim memurum işini bilir” anlayışı egemen olmuştur. Ekonomik anlamda ise yerli üretim dünya ile rekabet edemez durumda olduğundan, bu süreçte yerli üreticiler hırpalanmış ve dış ticaret dengesi alt üst olmaya başlamıştır. Bu süreç sonrasında Türkiye’de enflasyon kavramı ortaya çıkmış, enflasyonist bir ekonomi doğmuştur.

Okan Yüksel

Politik Akademi Genel Koordinatörü, Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.


[1] BELGE NET, 1983 Genel Seçim İstatistikleri, http://www.belgenet.net/ayrinti.php?yil_id=9

[2] Aktan, C. Coskun, “Turgut Özal’ın Değişim Modeli ve Değisime Karsı Direnen Güçlerin Tahlili”, Türkiye Günlüğü Dergisi, Sayı 40, Mayıs-Haziran 1996. S.15-32. Bkz. www.canaktan.org/canaktan_personal/canaktan-arastirmalari/degisim/aktan-ozalin-degisimmodeli.pdf , 12.10.2007

Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)