Türkiye Gençlik Birliği (TGB), 19 Mayıs 2006 tarihinde 40 farklı üniversiteden 65 öğrenci topluluğunun katılmış olduğu bir kurultay sonrasında kurulan, Türkiye‘nin en büyük öğrenci oluşumlarından bir tanesi. Kendinden sıklıkla söz ettiren ve medyada geniş yer bulan TGB, dikkat çekici eylemlerine devam ediyor.

Devrimci, vatansever ve Atatürkçü gençleri temsil edebilmek amacıyla yola çıkan TGB‘nin eylemlerinin hedefindeki son isim Taraf Gazetesi yazarı Emre Uslu oldu.

Emre Uslu‘yu fena şekilde işleten TGB üyeleri, Emre Uslu‘yu nasıl işlettiklerini TGB Resmi Web Sitesi‘nde şu şekilde anlatıyorlar:

TGB olarak Taraf gazetesi ve onun yazarı Emre (Emrullah) Uslu’nun foyasını meydana çıkartıyoruz. Emre Uslu’ya bir test yaptık. Bir arkadaşımızı TGB ve Süheyl Batum’la ilgili “itirafçı” olarak Emre Uslu’yla iletişime geçirdik. Arkadaşımızın verdiği tüm yalan bilgileri Emre Uslu 12 Şubat 2011 tarihli köşesinde olduğu gibi yazdı. Tüm bu süreci e-posta yazışmalarından, telefon kayıtlarına, twitter atışmalarına kadar tüm belgeleriyle basına dağıtacağız. Emre Uslu denilen komiser kökenli tetikçi yazarı nasıl tongaya düşürdüğümüzü açıklayacağız. Gazetecilik ahlakına uymayan, Atatürkçülere iftira için her türlü yöntemi deneyen, Balyoz ve Ergenekon süreçlerinin tetikçiliğini yapan, gelen bilgilerin doğruluğunu araştırmadan yayımlayan bu çamurcu zihniyeti kamuoyu önünde rezil edeceğiz.

Görünen o ki, Emrullah Uslu fena şekilde işletilmiş. “İtirafçı” rolünde bir TGB üyesinin anlattığı tamamen düzmece bilgileri, hiçbir araştırma yapmadan köşesinde aynen yayınlayan, hatta bu bilgilerden yola çıkarak Süheyl Batum‘u Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde darbe yapmakla itham eden Emre Uslu‘nun önümüzdeki süreçte ne açıklama yapacağı büyük bir merak konusu.

Ulusal bir gazetede köşe sahibi olan bir gazetecinin, polis kökenli de olsa gazetecilik konusunda asgari düzeyde bilgi sahibi olması beklenir. Oysa TGB gözler önüne serdi ki Emre Uslu bu yeterliliklere pek de sahip bir isim değil. İtirafçı olduğunu iddia eden bir üniversite öğrencisi tarafından dahi rahatlıkla işletilebilen Emre Uslu, böylesine güvenilmez bir kaynaktan gelen bilgileri köşesine taşımaktan ve bu bilgilerden yola çıkarak Süheyl Batum‘a ağır ithamlarda bulunmaktan geri kalmayabiliyor. Oysa bu gazetecilik ahlakına yakışmıyor ve Emre Uslu‘nun gazeteciliğini sorgulamamıza neden oluyor.

Sahiden, Emre Uslu‘dan gazeteci olur mu?