ABD » Medya ve İletişim » Okan Yüksel

I. Dünya Savaşı Propaganda Afişleri

Mart 4, 2011   ·   0 Comments

Bu ilk dünya savaşının diğer bir ayrırıcı ve belirgin özelliği de bu savaşta psikolojik savaşın hızla gelişmesi ve kullanım alanının genişlemesidir. Örneğin “psikolojik savaş yöntemi olarak I. ve II. Dünya Savaşlarında en çok, havadan ve yerden atılan beyannameler kullanıldı. Kore ve Vietnam savaşlarında her iki taraf da ilginç örnekler gösterdiler.”[2] Bu yöntem o kadar etkili oldu ki, günümüzde dahi yaygın olarak kullanılıyor.

I. Dünya Savaşı’nın arifesinde savaşa katılan büyük devletler propaganda faaliyetlerine hız veriyorlar. Fransızlar, Fransa’nın büyüklüğünü ve şerefini vurgularken; İngilizler ekonomik güçlerini ortaya koymakta ve Almanlar da Alman ırkının üstünlüğünü ve yenilmezliğini vurgulamışlardır. Osmanlı İmparatorluğu ise, klasik yaklaşımına devam etmiş ve çevre ülkelere adalet ve düzen vaat etmeyi sürdürmüştür.

I. Dünya Savaşı’nda modern anlamda savaşın gelişmesinin yanı sıra psikolojik savaş da sistemleştirilmeye başlanmıştır. Savaş sürecinde propaganda savaşları; Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere ve Almanya’nın propaganda örgütlerince yürütülmüştür. Savaşın önde gelen diğer devletleri arasında yer alan Rusya ve Osmanlı İmparatorluğu, propaganda çalışmalarında nispeten daha acemi ve plansız çalışmalar yürütmüşlerdir.

Savaş sürecinde en etkili psikolojik savaş İngiltere tarafından yürütülmüştür. İngiliz hava kuvvetleri savaş boyunca, milyonlarca bildiriyi düşman askerlerinin üzerine bırakmışlar ve düşman askerlerinin motivasyonlarını ciddi anlamda etkilemişlerdir. Tarafsız devletlere ise bir taraftan savaşın Almanya tarafından çıkartıldığı anlatılırken, bir diğer taraftan Almanya’nın iflasın eşiğinde olduğu vurgulanmaya çalışılmıştır. İngiliz psikolojik savaş uygulamaları özellikle Amerika Birleşik Devletleri üzerinde yoğunlaşmış ve bu ülkenin İngiltere yanında savaşa dâhil olması sürekli ve yoğun bir şekilde telkin edilmiştir.

İngiltere karşısında savaşan Almanya da psikolojik savaş uygulamalarına önem vermişse de bu çalışmalar İngiltere’nin yürütmekte olduğu psikolojik savaş uygulamaları yanında sönük kalmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nin savaşa girmesini, özellikle de İngiltere yanında savaşa girmesini engellemek isteyen Alman psikolojik savaş örgütleri bu ülkede yoğun propaganda faaliyetlerine girmişlerdir. Almanya’nın özellikle Orta Doğu’da Osmanlı’nın Müslüman kimliğini kullanarak, Müslüman toplumları İngilizlere karşı kullanmaya çalışması da herkes tarafından bilinen bir psikolojik savaş uygulaması olarak I. Dünya Savaşı tarihindeki yerini almıştır.

Amerika Birleşik Devletleri de kendi iç politikasında ciddi psikolojik savaş argümanları kullanmıştır. Şüphesiz, halkın daha öncesinde çok da ilgilenmediği bir coğrafyada patlak veren bir savaşa dahil edilmesinin altında yatan sebepler halka anlatılmalıydı. Bu görevi Amerika Birleşik Devletleri’nde kurulan psikolojik savaş birimleri yerine getirmek üzere savaş boyunca yoğun bir çalışma yaptılar. İş bu örgütler, Almanya’nın barbarlığını vurgulayarak, savaşa Almanya’nın neden olduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin de tehdit altında olduğu tezlerini halka duyurmaya çalıştılar. Bu çalışmalar zaman zaman Almanya ve Almanlara karşı hakaretler de içermiştir: kimi afişlerde Almanlar barbar, Alman Kayzeri de “kudurmuş köpek” olarak nitelendirilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri diğer devletlerden farklı olarak, sinemayı da ciddi anlamda psikolojik savaş aracı olarak kullanmaya başlamıştır. Bu dönemde, tıpkı bugün de görmekte olduğumuz gibi, Amerika Birleşik Devletleri’nin dış politikasına destek vermek ve kitleleri etkilemek amacıyla birçok Amerikan filmi hazırlatılmış ve bu filmler milyonlarca insana ulaştırılmıştır.

[2] Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Psikolojik Savaş, Gri Propaganda, Timaş Yayınları, İstanbul, 2003, Sayfa 20

Okan Yüksel

Politik Akademi Genel Koordinatörü, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Gazeteci

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.
Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)