Soğuk savaş’ın  (1945-1990)  sona ermesi ile birlikte iki kutuplu sistem çökmüş, yerini tek gücün hâkim olduğu sisteme bırakmıştır. Bu sistemde ABD’nin tek güç olarak bu sistemde varlığını devam ettirdiğini söyleyebiliriz. Soğuk Savaş’ın sona ermesi komünist sistemin iflası anlamına gelmektedir diyebiliriz çünkü Soğuk Savaş sadece askeri cepheleşmeyi değil, aynı zamanda sosyo-ekonomik sistemlerin ve ideolojilerin de mücadelesini ifade etmekteydi. Yaklaşık 45 yıl süren bu mücadelenin sonunda ise komünist ideolojinin siyasal platformdan çekildiğini söylemek mümkündür.[1] “Sovyetler Birliği’nin ve bu ülkenin önderlik yaptığı Varşova Paktı’nın dağılmasıyla birlikte 1990’ların başından itibaren, zamanın ABD Başkanı George Bush’un ‘yenidünya düzeni’ olarak adlandırdığı bir döneme girildi. Aslında Bush’un adlandırması yeni bir kavramsallaştırma değildi. 20. yüzyıl boyunca iki kez daha 1. ve 2. Dünya Savaşları’nın ardından ABD başkanları, ortaya çıkan ortamı yenidünya düzeni olarak adlandırmışlardı.”[2]

Şunu biliyoruz ki Soğuk Savaş sonrası dönemde ABD süper güç olarak varlığına devam etmiştir, ama bununla birlikte ABD’nin yanında Rusya, Çin, Japonya, Hindistan, AB gibi yeni güç merkezlerinin ortaya çıktığını söyleyebiliriz. Soğuk Savaş sonrası dönemin önemli özelliklerinden biri de daha yoğun istikrarsızlık ve çatışmalara sahne olmasıdır. Soğuk Savaş’ın dünyaya verdiği zararların yanında, olumlu tarafları da olmuştu. Bunlardan biri de, dünyadaki haritaların büyük ölçüde dondurulması ve silahların gölgesi altında bile olsa istikrarın sağlanmış olmasıydı.

Soğuk Savaş sonrası dönemde dünyanın pek çok bölgesinde istikrarsızlıklar ortaya çıkmıştır. Soğuk Savaş döneminde uygun zemin bulamadığı için yeşeremeyen etnik ve dini unsurlar harekete geçti. Yugoslavya dağıldı; Hırvat-Sırp, Sırp-Müslüman ve Hırvat-Müslüman etnik savaşları yaşandı. Daha sonra Kosova ve Makedonya sorunları ortaya çıktı. Kafkaslar da Ermeni-Azeri, Rus-Çeçen, Gürcü-Abhaz çatışmalarına sahne oldu.


[1] Abdülkadir Baharçiçek, “Soğuk Savaş’ın Sona Ermesinin Türk Dış Politikası Üzerindeki Etkileri,” İdris

Bal (der.), 21. Yüzyılda Türk Dış Politikası, Ankara: Nobel Yayın Dağıtım, 2004, s. 67.

[2] Çağrı Erhan, “Soğuk Savaş Sonrası ABD’nin Güvenlik Algılamaları,” Refet Yinanç ve Hakan Taşdemir

(der.), Uluslararası Güvenlik Sorunları ve Türkiye, Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2002, s. 63.

Elif Akın

Politik Akademi Yayın Yönetmeni, Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. / Yazara E-Posta atmak için tıklayın.