ABD » TR

Başkanlık Sistemi ve Türkiye’ye Yansımaları

Mayıs 4, 2011   ·   0 Comments

Bu makalede ülkemizin gündemini uzun zamandır meşgul eden yönetim biçimlerinden biri olan Başkanlık Sisteminin teorik tanımının yanı sıra Türkiye üzerinde uygulanabilirliği üzerinde durulacaktır. Öncelikle nedir bu Başkanlık sistemi, avantajları, dezavantajları ve en sağlıklı uygulandığı ülke olan Amerika Birleşik Devletlerinde sistem nasıl çalışmaktadır onu incelemeliyiz.

Başkanlık sistemi, yasama ve yürütme kuvvetlerinin birbirinden “sert” bir şekilde ayrıldığı bir hükümet sistemidir.

Bu sistemde, yürütme organı tek bir kişiden oluşur. Bu kişi de başkandır. Başkan belli bir süre için doğrudan doğruya halk tarafından seçilir ve süresi dolmadan da görevden alınamaz.

Dünyada 76 açık rejimden 33’ü başkanlık sistemiyle yönetilmektedir.

Yukarıdaki kısa bilgiden sonra halk tarafından bir başkan seçilmekte ve check and balance dediğimiz mekanizma ile bütün anayasal kurumlar birbirinden sert bir şekilde ayrı görev yapmaktadır.

Başkanlık sisteminin temel özelliklerine baktığımız zaman;

Başkan halk tarafından doğrudan ve dolaylı olarak belirli bir süre için seçilir. Bu süre hiçbir şekilde parlamento tarafından kısaltılamaz ve feshedilemez.

Kuvvetler ayrılığı kesin biçimde uygulanır. Devlet organlarının eş güdümü içinde aksamadan çalışması için fren ve denge sistemiyle organların yetki ve güç suistimali engellenir.

Hükümet üyeleri başkan tarafından seçilir ve azledilir. Başkan hükümet üyelerinin düşüncelerine uymak zorunda değildir. Hükümet üyeleri, yasama organı içinden başkan tarafından seçilebilir. Ancak seçildikten sonra yasama organı üyeliklerini sürdüremezler.

Devlet Başkanı Hükümet Başkanı ayrımı yoktur.

Yürütme, yasamanın güvenine dayanmaz.

Sabit başkanlık süresi vardır. Seçimler, planlanmış tarihlerde yapılır. Güvensizlik oyu ile hükümet düşürülüp, erken seçim düzenlenemez.

Başkan görevi ile ilgili işlerden dolayı sorumlu değildir.

Bazı ülkelerde devlet başkanının kanunları ihlal ettiğinde “impeachment” denilen meclis soruşturmasıyla erken seçime gitme istinası vardır.

Yürütme organında görev alan kişi aynı zamanda yasamada görev alamaz.

Başkan, yasama organının çalışmasına katılamaz, feshedemez.

Başkanlık sisteminde Başkanın yetkilerinin çok olması bir o kadar da farklı alanlarla sınırlandırılması gelişmiş ve anayasal sistemin oturmuş olduğu, demokrasinin aşama gösterdiği ülkelerde görülmektedir. Bu ilkeleri Türkiye üzerine uygularsak karşımıza neler çıkabilir?

Türkiye Cumhuriyetinin yönetimin biçiminin Parlamenter sistem olduğunu herkes bilmektedir. Ancak ne değişti de parlamenter sistemden başkanlık sistemine doğru bir yönelmeden söz edilmeye başlandı. Başkanlık sisteminin ABD’de uygulandığı biçimde, sağlıklı bir yol ile gerçekleşeceğini söylemek ne yazık ki mümkün değildir. Latin Amerika ülkelerine baktığımız zaman oralarda Başkanlık Sistemi diktatörlüğe dönüşmüştür. Bu realiteyi göz önünde bulundurarak ve Türkiye’nin kendi sosyo- kültürel, coğrafik yapısına bakarak yönetim biçimini seçmede karar verilmelidir. Karşılaştırmalı yönetim biçimleri yaparak bir ülkede iyi olan bir sistemin her ülkeye aynı oranda etki edeceğini söylemek imkânsızdır. Onun için Başkanlık Sisteminin Türkiye’ye uyarlanabilmesi için öncelikle yapılması gereken reformlar bulunmaktadır.

Amerika Birleşik Devletlerinde sistem nasıl işlemektedir? Sorusunun cevabını herkes az çok bilmektedir ancak burada kısaca belirtmekte yarar görüyorum. Eğer, bir olguyu karşılaştırmak istiyorsak model aldığımız sistemin hangi ülkelerde sağlıklı bir şekilde yürüdüğünü ve Türkiye’deki mevcut durum ile karşılaştırılarak karar verilmesi sağlanmalıdır.

Amerika Birleşik Devletlerinde sistem aşağıdaki gibi çalışır:

  • Amerika Birleşik Devletlerinde de başkanlık sistemi başarılı bir şekilde çalışmaktadır.
  • Her iki ülkede de istikrarlı ve etkin bir yönetim vardır.
  • Her iki ülkenin de parlâmentosunda çoğunluk vardır.
  • Her iki ülkede de iki-parti sistemi vardır.
  • Her iki ülkede de tek turlu çoğunluk seçim sistemi uygulanmaktadır.

Mevcut Türkiye’nin siyasi sistemini incelediğimiz zaman ve yukarıdaki ek bilgileri okuduğumuzda gerekilen tartışmaları ve yorumları okuyucuya bırakıyorum. Türkiye’nin şu anki konjonktürel durumunda Başkanlık Sisteminin hayal olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü Türkiye’de parlamentoda iki partili sistem yoktur. Türkiye’de istikrar ve etkin bir yönetim olduğunu düşünmekle beraber sistemin her an kilitlenmeye ve tıkınmaya müsait olduğu gerçeğini kabul ediyoruz. En önemli husus ise; demokratik pekiştirme dediğimiz demokrasinin gelişip korunması ve yaygınlaşması ne yazık ki Türkiye açısından olumlu sonuçlar vermemektedir. Yaklaşık 60 yıllık demokrasi hayatında birçok darbe, muhtıra ile karşılaşan Türkiye’nin mevcut siyasi yapısında çok önemli eksiklikler görünmektedir. Diğer bir husus ise; her ülkenin kendi şartlarının olgunlaşmasıdır. ABD’deki sisteme baktığımız zaman federal meclislerin bulunduğunu ve federatif bir yapı içerisinde hareket ettiklerini görüyoruz. Dış işlerinde merkeze bağımlı, iç işlerinde ise bağımsız görev yapmaktadır. Türkiye’nin son zamanlardaki yaşanan tartışmalar ışığında durumunu düşünecek olursak Eyalet Tartışmaları, Demokratik Özerklik Tasarıları gibi unsurlar Başkanlık Sistemi ile ilişkilendirilebilir mi?

Makalemizin son bölümünde ise mevcut sistemin sorunlarını dile getirdikten sonra çözüm önerilerini sıralayarak yazımıza son noktayı vermeyi düşünüyoruz.

Türkiye’de ne mevcut sistem ne de başkanlık sistemi tek başına hükümetlere istikrar ve etkinlik kazandırabilir. Çünkü Türkiye’de parlamentoda çoğunluk yoktur. Türkiye’de çok parti sistemi vardır. Türkiye’de nispi temsil seçim sistemi uygulanmaktadır. Türkiye’de gerek mevcut sisteminin gerek başkanlık sisteminin başarılı bir şekilde işleyebilmesi için parlamentoda sağlam bir çoğunluk gerekir. Türkiye’de tek turlu çoğunluk sistemi olmadığı için iki partili sistem uygulanamaz.

Türkiye’de Başkanlık Sistemine taraftar olan ve bunu savunan görüşler olduğu gibi şiddetle karşı çıkan taraflarda bulunmaktadır. Peki, yukarıda detaylarıyla gördüğümüz Başkanlık Sistemi sizce ülkemiz açısından ne ifade etmektedir? Bazılarının dediği gibi Türkiye bölünebilir mi(!) veya hatırlanacağı üzerine Başbakanımızın 23 Nisan’da koltuğunu devrettiği küçük çocuğa söylediği gibi “Sen Başkansın; ister asarsın ister kesersin” sözleri hala zihinlerimizde bulunmaktadır.

Sonuç olarak; Başkanlık sisteminin bir ülkede güçlü yanları ortaya çıkarken, bir başka ülkede zayıf yanları ortaya çıkabilir. Diğer yandan, bu güçlü ve zayıf yanlar, her ülkenin kendi siyasal ve sosyal koşullarına bağlıdır. Yani başkanlık sistemi, bir ülkede başarılı olurken, bir başka ülkede başarısız olabilir.

Süleyman Gök

Selçuk Üniversitesi Uluslararası İlişkiler

suleymangok@glopol.org


Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)