Makale Analiz » Medya ve İletişim » Okan Yüksel » TR

12 Haziran Seçimleri: Türkiye Seçimini Yaptı

Haziran 20, 2011   ·   1 Comments

12 Haziran 2011 Genel Seçimleri’nde vatandaşlar seçimini yaptı ve iktidarı üçüncü kez Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) verirken; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) muhalefet görevi düştü… Barış ve Demokrasi Partsi’nin (BDP) 35 bağımsız adayı da barajı aşarak meclisteki yerlerini aldı.

Sandıktan çıkan bu sonuç pek çoklarını şaşırtsa da beni şaşırtmadı. AKP’nin oylarını arttıracağını, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) kısmen de olsa bir oy artışı yaşanacağını ve Milliyetçi Hareket Partisi”nin (MHP) başajı aşabileceğini düşünüyordum. Bu düşüncelerimde haklı olduğumu 12 Haziran 2011 akşamı hep beraber gördük. Şimdi herkesin; kim, nasıl, ne kadar oy aldı ve yarın için neler yapılmalı sorularını sorması gerekiyor? Ben bu soruların cevaplarını arayacağım…

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP)

Seçimin sonuçlarına bakarak şunu rahatlıkla söyleyebiliyouz: Aldığı %50 oy ile bu seçimin kazananı AKP oldu. Bu sonucun alınmasında “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” söyleminin ve ekonomik büyümenin oldukça etkisi olduğunu görmek gerekiyor. Halkın büyük bir bölümü ülkenin ekonomik gelişiminden memnun olmalı ki üçüncü kez AKP’ye “Evet” dedi.

Türk siyaset tarihinde önemli bir rekora imza atan AKP, üst üste girdiği 3. genel seçiminden de tek başına ve oyların hemen hemen yarısını alarak önemli bir güç kazandı. AKP’nin bu gücü nasıl kullanacağını, önümüzdeki 3. döneminde Türkiye’ye nasıl şekil vereceğini öngörebiliyoruz.

Türkiye’yi siyasal olarak ciddi anlamda bir değişime, dönüşüme uğratan AKP’nin şimdi de ekonomik ve kültürel alanlarda ciddi bir değişime, dönüşüme önayak olacağını düşünüyorum. Türkiye, AKP’nin değerleri doğrultusunda değişecek ve bu değişimi artık sokaklarda da gözlemleyebileceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP)

Seçimin kaybedeni CHP oldu. Geçmişteki seçimlere nispeten daha başarılı da olsa bu seçimlerde CHP’nin başarı kıstası %30 idi. %30 oy alan bir CHP iktidar alternatifi olacak ve belki de önümüzdeki seçimlerde iktidara oynayabilecekti ama CHP %26’da kaldı.

CHP’deki bu başarısızlığın nedeni Kemal Kılıçdaroğlu ya da bir başkası da değil. Seçim öncesinde konjonktür, daha güzel bir tabirle rüzgar AKP’den yanaydı. Ekonomik büyüme ile zenginleşmeye başlan halk AKP ile istikrarın süreceğine ve Türkiye’nin büyüyeceğine inanıyordu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu inaç karşısında yapabileceği çok birşey yoktu, en fazla CHP’nin oylarını arttırabilirdi ki bunu da başardı.

Şimdi Kılıçdaroğlu’nun yapması gereken rüzgarın kendinden yana eseceği günü beklemek olacak. Bu süreçte CHP içerisindeki iktidar savaşını sonlandırması ve parti içindeki iktidarını sağlamlaştırması gerekiyor. Aksi halde Kılıçdaroğlu da CHP de kaybeder. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanı olduğu bir CHP, şu an için Türkiye’nin en önemli iktidar alternatifidir.

CHP içerisindeki muhaliflerin Kemal Kılıçdaroğlu’na saldırmalarını ise komik buluyorum. On yıllardır CHP’yi iktidar yapamamış isimlerin, Kılıçdaroğlu’nu 1 yılda iktidar olamadı diye suçlamaları abestle iştigal etmek oluyor. Biraz durun bakalım…

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP)

Seçimin süprizlerinden birisini MHP yaptı. Pek çoklarının baraj altında kalacağını düşündüğü MHP, %13 oy alarak meclise tekrar girmeyi başardı. Bu sonuç, kaset komplosunun MHP seçmeni tarafından çok da önemsenmediğini ve MHP’nin sağlam bir tabana sahip olduğunu gözler önüne serdi.

Ancak %13 MHP için çok da önemli bir başarı değil. MHP’nin önümüzdeki seçimlerde baraj sorunu yaşamaması, en azından bu tür iddialara muhattap kalmaması için daha farklı politiklar izlemesi gerekiyor.

Önümüzdeki seçimlerde AKP’nin ya da CHP’nin tek başına iktidarı kuracak çoğunluğa ulaşamadığı zaman çalacağı kapı MHP’nin kapısı olacak. Bu noktada olası bir iktidar değişikliğinde her halde MHP de iktidarın bir parçası olacak. MHP kadroları bunun bilincinde olmalı ve mümkünse iktidar için, mümkün değilse güçlü bir iktidar ortaklığı için yeni ve sağlam politikalar üretmeli.

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)

Seçimin bir diğer süprizini BDP yaptı. Bağımsız adaylarla girdiği seçimlerden 35 milletvekili çıkartan parti, meclisteki ağırlığını daha da arttırdı. Kürt halkının büyük bir bölümünün desteğini arkasına alan BDP’lilerin bu sonuçlardan güç alarak önümüzdeki seçimlere parti olarak girebileceklerini sanıyorum.

BDP’nin mecliste yer alması ve temsilcisi olduğunu iddia ettiği Kürt halkının taleplerini demokratik yollarla dile getirebiliyor olması Türkiye için önemli bir kazanım. 35 BDP’li vekilin olduğu bir Türkiye Büyük Millet Meclisi, dağlardaki PKK’lıların meşruiyetini tüm Türkiye’de ve dünyada sorgulanır hale getirecektir.

Yarınlarda Kürt hareketi daha da güç kazanmakla birlikte bölünmelere sahne olacaktır. BDP’nin kimlik siyaseti ve din ile arasındaki açıklık dindar Kürtlerin farklı partilere kanalize olmalarına ya da kendi siyasal akımlarını yartatmalarına sebep olabilir. BDP mevcut bakış açısıyla poltikalar üretmeye devem edecek olursa bu bölünmenin bugün ya da yarn gerçekleşmesi kaçınılmaz olacaktır.

Okan Yüksel

Politik Akademi Genel Koordinatörü, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Gazeteci

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.
Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (1)