Kafkasya » M. Fatih Öztarsu » Orta Doğu » TR

İsrail Krizinin Kafkasya’ya Yansımaları

Eylül 20, 2011   ·   0 Comments

Türkiye ile İsrail arasında yaşanan gerginlik son bir yıldır bölgedeki ittifak cephelerini de etkilemiş ve bugün yaşanan krizle yeni ittifak arayışlarının doğmasına sebep olmuştur. Mavi Marmara gönüllülerinin uğradığı akıbetle ilgili o dönem Azerbaycan ve Ermenistan medyası farklı yaklaşımlar sergilemiş, Ermenistan muhtemel bir İsrail işbirliği için açık kapı bırakarak Türkiye’nin konumu üzerinden açıklamalar yapmıştı.

 

Mavi Marmara’dan dolayı çeşitli insan hakları kuruluşları tarafından Azerbaycan’da şimdiye kadar en kapsamlı İsrail karşıtı gösteriler düzenlenmiş ve bunlar İsrail’in tutumunun sona ermesi çağrısında bulunmuşlardır. Bu gösterilerde İsrail karşıtlığı ile birlikte Türkiye lehine sloganlar atılmış, Türkiye’nin yalnız olmadığı dile getirilmişti. Azerbaycan medyasının Türkiye destekli haberleriyle kamuoyu aydınlatılmış ve daha önce İsrail’e karşı yapılmayan gösteriler son olaylar neticesinde gerçekleştirilmiştir.

 

Türkiye’nin ilişkilerini normalleştirmeyi hedeflediği Ermenistan’da ise konuyla ilgili farklı tutumlar sergilenmiştir. Meselenin Ermeni menfaatleri boyutuna değinilen açıklamalar, içerisinde pek çok çelişkiyi barındırmakla birlikte Ermenistan’ın Türkiye-İsrail krizinden ne şekilde karlı çıkabileceği tartışılmaktadır. Aynı tarihte bir Ermeni haber sitesine konuşan uzman Ruben Mehrabyan İsrail hücumunun asıl sebebinin İsrail’in güvenliğini sağlamak olduğunu ifade etmiştir. Mehrabyan olayı meselenin siyasi sonuçlarına yönelik olarak ise şöyle yorumlamıştır: “Unutmamalıyız ki Türkiye-İsrail ilişkileri hiç olmadığı kadar kötü bir duruma girmiştir. Bu İsrail’in sorunu değil, Türkiye’nin Orta Doğu’da canlandırmaya çalıştığı etkinin oluşturduğu bir sıkıntıdır.”

 

Armenianow haber sitesinde yer alan bir başka analizde ise bu meselenin 2009 itibariyle gelişen gerilimin bir sonucu olduğu, Türk dış politikasının bu tip fevri hareketlerle Ermenistan’la normalleştirilmesi hedeflenen ilişkilere de zarar verdiği ve Batı’nın Türk siyasetinden hoşnut olmadığı vurgulanmaktadır. Son dönemlerde İran’la işbirliğine giden Türkiye’nin içinde bulunduğu durum bir çıkmazdır. Uzmanlara göre Davos ile başlayan gerilim süreci meyvelerini vermektedir. Erivan Devlet Üniversitesi’nden Ruben Melkonyan’ın görüşüne göre ise yeni dönemde Knesset’te Ermeni soykırımı tanınabilir ve Yahudi lobileri bu konuda gerekli desteği sağlayabilir.

 

Azerbaycan Gerçeği ve Yeni Taktikler

 

İsrail ihtiyacı olan petrol ve doğalgazın yüzde otuzunu karşılayan Azerbaycan’la askeri ilişkilerini geliştirerek sürdürmektedir. İnsansız hava ve uzay araçlarının, uydu sistemlerinin, otomatik silahların satışı ve askeri teknoloji modernizasyonunun sağlanması devam etmektedir. Özellikle medyada yer alan haberlere göre, Şimon Peres’in 2009’da Azerbaycan’a gerçekleştirdiği ziyaretten sonra, insansız hava araçlarının üretimi için bir fabrikanın açılışı, 10 milyon dolarlık silah alımı ve TAR-21 otomatik silahların satışına yönelik anlaşma da yapılmıştır. Siyasi gelişmeler ne olursa olsun, bölgede devam eden işbirlikleri gerçeğini göz ardı etmemek gerektiğini bilen Ermeni lobisi bu işbirliğinden rahatsız olsa da, İsrail’in Ermenistan’a yönelik olumlu adımlar atacağını düşünmektedir.

 

Ermenistan tarafının yeni süreçle ilgili tahminleri ise şu şekilde oluşmaktadır : İsrail parlamentosu Türkiye ile gerilen ilişkiler sonrasında 1915’i soykırım olarak tanıyacaktır. Dünya genelinde faaliyet gösteren İsrail lobileri soykırım meselesi ile ilgili olarak yeni tutumlara sahip olacak ve Ermenistan’ın desteklenmesi sağlanacaktır. Mevcut süreçte Türkiye’de azınlıklara yönelik şiddet olayları artabilir. Özellikle Yahudi ve Ermeni azınlıklar Türkler tarafından tacize uğrayabilirler. 1955 sendromu yaşayan azınlıklar yeni olaylara hazırlıklı olmalıdır. Türkiye bölgede etkin güç olma çabalarını sürdürmeye devam ederse kısa vadede diğer komşularla da krizler yaşayacaktır, Değişen Ankara-Bakü-Tel Aviv savunma işbirliği ekseni yerine Erivan-Atina-Tel Aviv ekseni oluşabilir. Bu doğrultuda Serj Sarkisyan’ın Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’a gerçekleştirdiği ziyaretlerde ana tema “Türkiye karşıtlığı” olarak vücut bulmuştur.

 

Bu tahminlere yönelik ümitleri artıran gelişmeler ise; İsrailli yetkililerin Erivan’a gerçekleştirdikleri ziyaretleri, İsrail basınında Ermeni meselesiyle ilgili olumlu yaklaşımlar, bazı İsrailli uzmanların 1915’e yönelik söylemleri ve Türkiye’yle yaşanan krizdir. Ancak İsrail’in hali hazırda daha kârlı işbirliklerini bırakıp, “soykırıma uğramış tek mağdur millet” anlayışından taviz vermeyeceği gerçeğini ele aldığımızda bu ülkenin 1915’e yönelik herhangi bir desteği muhtemel görünmemektedir. Aynı zamanda İran’a yönelik siyasetini açıkça gördüğümüz İsrail’in Azerbaycan’la askeri ve enerji alanında devam eden sıkı işbirliği bu ülkenin Karabağ konusundaki tavrını da belirlemektedir. Sadece Türkiye karşıtlığı ve Batı eksenine geçme düşüncesi doğrultusunda sağlanması planlanan İsrail–Yunanistan-Rum Kesimi işbirlikleri Ermenistan’ın bölgede yalnızlaşmasının önüne geçemeyecek ve reel siyaset bu ülkeyi, Filistin devletini tanıyacağını açıklayan Rusya’ya bağımlılıktan kurtaramayacaktır.

 

Mehmet Fatih ÖZTARSU /Ermenistan

www.fatihoztarsu.com

Politik Akademi (130 Posts)

2007'den bu güne "Değiştirmek için anlamak, anlamak için Politik Akademi" sloganıyla "Dünya"nın haber ve analizini veriyoruz...


By


Readers Comments (0)