Makale Analiz » Medya ve İletişim » Okan Yüksel » Orta Doğu

Suriye'de Psikolojik Savaş Ve Medya

Kasım 29, 2011   ·   0 Comments

Suriye’de 15 Mart’ta sokaklara dökülerek Devlet Başkanı Beşar Esad aleyhine gösteriler düzenleyen muhaliflerin silahlanmasıyla ülkede iç savaş da başlamış oldu. Geride kalan 9 aylık süreçte Birleşmiş Milletler’e göre 3 bin 500 sivil hayatını kaybederken, Beşar Esad da 600 güvenlik görevlisinin muhalifler tarafından öldürüldüğünü söyledi. Bu kadar can kaybına ve çok daha fazla yaralıya rağmen Suriye’de sürmekte olan savaşın daha çok psikolojik olduğunu ve medya üzerinden yapıldığını söyleyebiliriz.

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmelerin de yardımıyla medya uluslararası ilişkilerde çok daha etkin bir konuma geldi. Özellikle Arap Baharı’nda bunu tecrübe ettik. Bölgeyi yakından tanıyan Prof. Dr. Tayyar Arı’nın da belirttiği gibi Arap Baharı olarak adlandırılan süreçte  en büyük etkiyi medya yaptı, hatta yapılan devrimleri medya devrimleri olarak adlandıranlar dahi oldu.

Peki, bu süreçte medya kimin tarafında oldu? Ya da, daha doğru bir soru soralım: medya olması gerektiği gibi, yani tarafsız oldu mu? En azından kendisine gelen bilgilerin doğruluğunu teyit etme gereği duydu mu?

Batı’da ve Türkiye’de bir iki istisna dışında masa başı habercilik yapan ve ajansların geçtiği haberlerle yetinen medya kuruluşlarının tarafsız habercilik yapabileceğini söylemek fazla iyimser olacaktır. Bölgede muhabiri olmayan ve ajansların geçtiği haberlerle yetinen medya kuruluşları, gerçeği görmekten ve göstermekten oldukça uzak kaldılar. Batılı ajanslar, yaşanan olayları diledikleri bir çerçeveye oturtup bizlere sundular.

Olayların başladığı günlerde bölgeye giden az sayıdaki gazeteciden birisi olan Serdar Akinan, bölgede faaliyet gösteren ajansların tarafsızlıklarını sorgulayan bir yazı kaleme alarak, gözlemlerini şöyle anlattı: Kaldığım otelde Batılı ajanlar turist veya gazeteci kisvesi altında cirit atıyordu. Dünyaya Suriye’deki olayları bildiren yabancı ve bağımsız haber ajanslarının hiçbiri Suriye topraklarından bire bir şahit olarak o haberleri yazmıyordu. Şam’a turist vizesiyle giren ve ülkedeki çeşitli kentleri gezen siyaset tarihi ve bilimi profesörü Pierre Piccinin, Fransız haber ajansı AFP’nin başkentte Esad rejimine karşı düzenlenen protestoya en çok 10 bin kişinin katılmasına karşın bu rakamı yarım milyon gösterici diye geçtiğine dikkat çekerek, Batı medyasını gerçeği yansıtmayan haberler yapmakla eleştirdi.

Esad yönetiminin yabancı gazetecileri ülkeye sokmamasını bahane eden ajanslar sosyal medyadan derledikleri görüntüleri de üyeleriyle paylaşmaya başadılar. Kaynağı ve doğruluğu bilinmeyen bu görüntüler tüm haber bültenlerinde yer aldı. Oysa bu görüntülerin güvenilirliklerini sorgulamak gerekiyor. En azından muhaliflerin  http://www.facebook.com/UgaritNEWS adresindeki Facebook sayasından haber derleyen ajansların Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın http://www.sana.sy/index_tur.html adresindeki bilgileri de abonelerine ulaştırması gerekiyor.

Suriye’de yürütelen psikolojik savaşa tanık olan Serdar Akinan’ın da bir kez daha hatırlattığı gibi, “Algı her şeydir. Unutmayın algınızı yöneten medyadır. Medyanın gösterdikleri kadar göstermedikleri de önemlidir.

Suriye’ye bakarken, sizlere gösterilmek istemeyenleri de görebilmeniz dileğiyle…

Okan Yüksel

Politik Akademi Genel Koordinatörü, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Gazeteci

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.
Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)