Engin Özpınar » Makale Analiz » Orta Doğu

Batılılar Esad’lı Suriye’nin Hesabı İçinde

Nisan 4, 2012   ·   0 Comments

Suriye konusu, Türkiye açısından çok sıkıntılı bir sorun haline geliyor giderek. İlk başlarda öyle değildi; Suriye’yi sorun haline getirenler ABD, Körfez ülkeleri, İsrail, İngiltere ve AB olarak görünüyordu. Ama zaman içinde Rusya, Çin, İran ve de Irak, Şam’daki iktidardan yana kesin bir tutum içine girince ABD öncülüğündeki blok, geri adım atmaya başladı.

Bu durum, pazar günü İstanbul’da düzenlenen “Suriye Halkının Dostları” toplantısındaki görüntülerden de belli oluyordu. Bir kere, Suriye barış planının sahibi Kofi Annan, davet edildiği halde toplantıya katılmadı. Aynı şekilde AB Dışişleri Bakanı Catherine Ashton da yoktu. Tamam, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton gelmişti gelmesine de, ancak o da eski sert havasında değildi.

Şimdi…

Suriye konusunda, ABD’nin Annan planına destek vererek şahin tavrını terk ettiği anlaşılıyor. Arap Birliği de ikiye hatta üçe bölünmüş durumda. Öte yandan, Esad’a en şiddetli eleştirileri yönelten ülkelerin, onun gitmesini isteyip istemedikleri de tam belli değil. Kimi El Kaide endişesinden, kimi Esad sonrasının belirsizliğinden, kimi bölgesel istikrarsızlık tehlikesinden, kimi de maliyetin yüksekliğinden, söyleme yüklenip “durumu idare etmeye” çalışıyor. Ve Wallerstein’ın bir makalesinde ifade ettiği gibi, Rusya BM Güvenlik Konseyi’nde Suriye önergesini veto ettiğinde ABD derin bir “ohh” çekiyor.

Suriye sorununun kaydettiği aşamalar böylesine kaypak bir süreçten geçerek ilerliyor. Peki Türkiye ne yapabilir? Harvard Üniversitesi’nden Türkiye ve Ortadoğu uzmanı Prof. Dr. Lenore Martin’in tavsiyesi şöyle:

“Bence Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun komşularla sıfır sorun politikası harikaydı. (…) Şimdi de tam tersi bir süreç yaşanıyor. Türkiye kendisini çok ön plana çıkardı. Özellikle retorikte hem içe hem de bölgeye mesajlar verme kaygısıyla çok ileri gidildi.” Oysa… “Dünya Esad ile devam etmek durumunda kalabilir.”(*)

(*) Şenay Yıldız, Akşam Gazetesi, 2 Nisan 2012

Parayla isyan olur mu?

Suriyeli isyancılar maaşa bağlanacakmış. Böylece Şam yönetimine bağlı askeri birliklerin saf değiştirerek isyancılara katılmasının da yolu açılmış olacakmış. BBC’nin haberinde buna “mali teşvik” deniyor. Bir tür rüşvet yani. Eğer Esad devrilirse rüşvetle devrilmiş olacak. Dünya siyaset tarihine de askerleri rüşvetle kandırılarak iktidardan alaşağı edilen lider olarak geçecek. Batılılar, Saddam’ı kahraman yaptılar, ardından da Kaddafi’yi… Şimdi de Esad’ı kahramanlaştırmanın peşindeler.

İngiltere’ye vatandaşını izlemek yakışır.

Emperyalizmin eski patronudur. Bu işleri de iyi bilir. İnsanları izlemeyi, dinlemeyi, fişlemeyi en iyi beceren güç odur. Bakınız, şimdi de kendi vatandaşlarının telefonlarını dinlemeye, elektronik posta ve cep telefonu mesajlarını izlemeye hazırlanıyormuş. Bu amaçla düzenlenen yasa tasarısında polis ve istihbarat servislerinin vatandaşların ziyaret ettikleri internet sitelerini bile takibe almaları öngörülüyor.

Tabii bu durumda İngiltere’nin, ne İran’ı ne de Çin’i eleştirmeye hakkı olur. Ne var ki İngilizler kolay teslim olmayacaklar Cameron hükümetine. “Büyük Birader İzleme Derneği” adıyla örgütlenmişler bile. “İngiltere, İran’ın ve Çin’in düzeyine alçaltılamaz” diyerek mücadeleye de başlamışlar.

Engin Özpınar /

Olay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Engin Ozpinar (90 Posts)

Gazeteci ve Olay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni.


By


Readers Comments (0)