Makale Analiz » Manşet » Orta Doğu

ABD'nin Çekilmesi Sonrasında Irak'ta Neler Değişti

Mayıs 17, 2012   ·   0 Comments

Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri gücünün Irak’tan çıktığı akşam, ABD savunma bakanı Türkiye’yi ziyaret etti.  Türk yetkililerle, kapalı kapılar ardında Irak’ın geleceğiyle ilgili konular konuşuldu. Ertesi gün Irak başbakanı Nüri El-Maliki, ABD’nin yolunu tuttu. Maliki, Amerikalı yetkililerle Irak-ABD ortak güvenlik stratejisini masaya yatırdı. Bu toplantılarda her ne konuşuldu ise Maliki, Irak’a döner dönmez  Tarık El-Haşimi’yi terörle suçladı ve hakkında tutuklama kararı çıkarttırdı. Peki, bu ne demek? Ya ABD bir hükümetle anlaşamadı ya da ikisiyle anlaşıp aralarında gerginlik yaşanmasını istedi.

2010 Irak Genel Seçimleri’nde dört büyük siyasi kitles öne çıktı. Şiilerden oluşan, Nuri El-Maliki başkanlığında “Kanun Devleti Koalisyonu”, liberallerden,  sunilerden ve Türkmenlerden oluşan, Eyad Allavi başkanlığındaki “Alırakiye Grubu”, Kürtlerin iki partilerinden oluşan “Ulusal Kürdistan Koalisyonu” ve Şii lider Muktada El-Sadr liderliğinde “Ahrar Grubu”ydu.

Seçimlerden sekiz ay sonra Erbil Sözleşmesi’ne göre koalisyon hükümet kuruldu. Muktada El-Sadr liderliğinde Ahrar Grubu’nu  İran desteklenmişti; Körfez Ülkeleri, ülkelerine yakın Şii bir iktidardan rahatsız olunduklarından Alırakiye’yi destekledi, Irak’ta, İran’ın nüfuzu dengelemek için ABD, Alırakiye’yi çoğu suunilerden oluştuğu Türkiye’yi dolaylı bir şekilde destekletirdi. Kürtlere gelince, son zamanlarda, Türkiye’nin güney doğusundaki PKK’yı desteklemedikleri için Türkiye de destek verdi. Buna karşı Türk firmaları milyonlarca dolar Kuzey Irak’ta yatırdı.

Nuri El-Maliki grubuna gelirsek, Irak’ta etkisi olduğu için dışarıdan desteğe ihtiyacı yoktu. Maliki, seçimden önce başbakan iken, Irak’on ortasında ve güneyinde, terör örgütlerine yönelik operasyon düzenlettiği ve Irak halkını bu örgütlerden kurtardığı için büyük halk desteği kazanmıştı. Bu nedenle ABD de Maliki’yi destekledi. Amerikan askerlerinin Irak’ı terk etmesinden üç hafta önce, Maliki, ABD’yi ziyaret etti. Burada yetkililerle Irak’ın geleceğine ve ortak savunma stratejisine ilgili konular konuşuldu. Ziyaretin sonunda, Maliki ile Obama birlikte, Irak’ta ölen 4.500 Amerikan askerinin mezarına çelenk koydular. Obama da Irak’ın kendi toprağı üzerinde bağımsız bir ülke olduğunu açıklayarak, diğer ülkeleri Irak’ın iç işlerine karışmamaları için uyardı.

ABD askeri, Irak’tan tamamen çıktığında, son asker Irak’ın sınırını aşarak Kuveyt’e geçtikten sonra ABD Savunma Bakanı sürpriz bir ziyarete Türkiye’ye geldi ve Türk mevkidaşı ile Genel Kurumay Başkanıyla toplandı. Türk yetkililerin açıkladıklarına göre Irak’la ilgili ortak Savunma Stratejisine anlaştılar. Ertesi gün Irak Başbakanı Nuri El-Maliki, ABD’yi ziyaret etti ve yine ortak savunma stratejisi gündeme geldi.

Maliki Irak’a gelir gelmez, Alırakiye grubu sunni liderler, Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Tarık El-Haşimi’yi terörle bağlantısı olmakla suçladı ve hakkında tutuklama kararı çıkartıldı. Bu adımı, diğer siyasi kitleleri otokrasi olarak dikkat aldılar, bu yüzden Haşimi Kuzey Irak’a gitti ve oradaki bölgesel yönetimin başkanı Mesut Barzani’den sığınma talebinde bulundu. Barzani, Haşimi’ye ev sahipliği yaptı. Ondan sonra Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Maliki’yi Türkiye’ye davet etti ve bu da iki ülke arası gerginliğe neden oldu.

Bu siyasi sorundan çıkmak için, Maliki daha önce, Haşimi’nin hiçbir ülkede karşılanmaması uyarısında bulundu. Buna rağmen Haşimi Katar, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi ziyaret etti. Bu arada Barzani de ABD’ye gitti. Oradan olumlu cevaplar alamayınca, bölgede kendi müttefiki olan, Türkiye’ye geldi. Barzani Türk yetkilileriyle sorunla ilgili konuştuktan sonra, Recep Tayyip Erdoğan Katarı ziyaret etti.

Bu sırada Irak’ta diğer siyasi kitleler bu üç ülkeden destek alarak ve Muktada El-Sadr liderliğindeki Ahrar grubutla anlaşarak Irak’ta hükümete güvensizlik oyu verileceği söylentisini yaydı. Bu nedenle Maliki hemen harekete geçerek o sırada İran’da olan Mukteda El-Sadr’ın yanına gitti. Maliki burada İran’lı yetkililerle de görüşelek çeşitli anlaşmalarda bulundu. Görüşmeler sonrasında El-Sadr hükümeti destekleyeceğini açıkladı. İran birinci başkan yardımcısı Mutemet Rıza Rahimi de, İran ve Irak’ın bir bedende iki can olduklarını açıkladı.

Bu gergin süreci izleyerek, görüyoruz ki Orta Doğu’da mezhepsel bir kutuplaşmanın temelleri atılıyor. Irak ve İran bölgenin Şii kutbunu oluştururken; Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar Sunni kutbu oluşturdu. Bu süreçte ABD bir bakıma aktör, diğer taraftan izleyici olarak görülüyor. Çünkü Erdoğan, ABD ziyaretinden sonra Irak hükümetine karşı sert açıklamalar yaptı. ABD de düşmanı olduğu İran’dan destek istemesine rağmen Maliki’yi destekledi.

Hikmet SAİT / Irak

http://www.alsumarianews.com/ar/home.html
http://www.bbc.co.uk/arabic/

Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)