Manşet » Okan Yüksel » Orta Doğu

Tam 16 Aydır Şiddetin Adresi: Suriye

Haziran 18, 2012   ·   0 Comments

Ortadoğu’da on yıllardır hüküm süren hanedanlar, krallar ve diktatörlerin iktidarı Arap Baharı ile birlikte son buldu. Suriye de bölgede yaşanan bu sürecin dışında kalmadı. 2011’in Mart ayında Esad ailesinin 40 yıllık hükümdarlığına karşı ilk muhalif sesler duyulmaya başladı.

15 Mart 2011 tarihinde ülkenin Güney Batısındaki Deraa kentinde, duvarlara Arap Baharı’ndan esinlenerek rejim karşıtı resimler yapan öğrenciler, gözaltına alınıp işkenceye uğradı. Öğrencilere işkence yapıldığının duyulması halkı sokaklara dökmeye yetti.

Deraa’da başlayan gösteriler, güvenlik güçleri tarafından sert bir şekilde bastırılmaya çalışıldı. Göstericilerin üzerine ateş açılınca, çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Ancak güvenlik güçlerinin uyguladığı şiddet protestoları durdurmak bir yana muhalif hareketin tüm bölgeye yayılmasına neden oldu.

Mısır ve Libya’da yaşanan gelişmeleri yakından izleyen Şam yönetimi protesto gösterilerin ülke geneline yayılıp bir isyan hareketine dönüşmesini engellemek için harekete geçti. Suriye lideri Beşar Esad’ın formülü yumuşak güç kullanmak ve muhaliflerin istediği reformları bir an önce yapmak oldu. Esad, ilk iş olarak Dera valisini görevden aldı. Ardındansa, yönetimin ciddi reform adımları atacağı ve şiddet olaylarının araştırılacağı sözü verildi. Ülkede 48 yıldır uygulanan “olağanüstü hal” Esad’ın isteğiyle hazırlanan bir kararnameyle kaldırıldı. Suriye’de on yıllar sonra birşeyler değişmeye başlıyordu.

Ancak verilen reform sözü muhalifler için yeterli olmadı. Ülkenin dört bir yanında cuma namazının ardından sokağa dökülen muhalifler “Beşar Esad’a ölüm” sloganlarıyla yürüdü. Artık muhalif hareket başkent Şam ve bir iki büyük kent dışında tüm ülkede etkin olmaya başlıyordu.

Yaşanan süreç Suriyelileri adeta ikiye böldü. Başkent Şam’ın merkezinde on binlerce Esad yanlısı, Şam hükümetine destek gösterisi düzenlerken kentin banliölerinde ise muhalif gösteriler yapılıyordu.

Ülkenin geri kalanı ise güvenlik güçleri ile silahlanmaya başlayan muhalifler arasındaki çatışmalara sahne oluyordu. Beşar Esad, Suriye ordusunu da muhaliflere karşı kullanma kararı aldı. 26 Nisan 2011’de Suriye ordusu muhalefetin yoğun olduğu Deraa’ya girdi. Şiddetli çatışmalarda muhalifler ağır kayıplar verirken, kent kısa sürede Şam hükümetinin kontrolüne girdi.

Ordunun devreye girmesiyle Suriye yönetimine uluslararası alanda baskılar da artmaya başladı. Avrupa Birliği, “barışçıl gösteri yapanlara yönelik şiddet uygulandığı” gerekçesiyle aralarında Beşar Esad’ın da olduğu bazı üst düzey yöneticilere yaptırım kararı aldı. Ancak yaptırımlar Şam hükümetinin muhaliflere yönelik sert tutumunu yumuşatmaya yetmedi.

Silahlı muhaliflerle Suriye ordusu arasında yaşanan çatışmalarda iki ateş arasında kalan halk, çareyi Türkiye ve Lübnan’a kaçmakta buldu. Birleşmiş Milletler, ülke genelinde çıkan çatışmalarda on bine yakın kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Şam yönetimine yönelik uluslararası baskılar arttı. Batılı ülkeler Suriye’ye yönelik askeri operasyonları gündeme getirirken bu girişimler Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne takıldı. Konseyin daimi üyeleri Rusya ve Çin, Suriye’ye yönelik yaptırımları veto edince, Şam hükümeti rahat bir nefes aldı.

Ülkeden katliam haberleri gelmeye devam ederken diplomasi kulislerinde ise Suriye’ye barış getirecek formül üzerinde müzakeler sürüyordu. Müzakereler sonrasında Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği, Kofi Annan’ı Suriye özel temsilcisi olarak atadı. Annan, Suriye’de silahları susturmak için 6 maddelik bir barış planı ortaya koydu.

Annan’ın barış planı Şam yönetimi ve muhalifler tarafından kabul edildi ve kısa süre sonra taraflar ateşkes ilan etti. Ancak ateşkes bir hafta bile sürmedi. Şiddetli çatışmalarla ülkede yine kan akmaya başladı.

Rusya ve Çin’in Şam hükümetine verdiği destek Batının elini kolunu bağlarken, ülkeden katliam haberleri ardı ardına gelmeye başladı. Önce Hama’da, ardındansa Hafee’de yüzden fazla sivil vahşice öldürüldü.

Yaşanan katliamların ardından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda konuşan özel temsilci Kofi Annan, barış planının başarısızlıkla sonuçlandığını açıkladı. Örgütün Genel Sekreteri Ban Ki Moon ise ülkenin hızla bir iç savaşa sürüklendiği uyarısı yaparak uluslararası toplumu uyardı.

15 Mart 2011’de başlayan olaylar 16. ayını doldururken Suriye’den hala silah sesleri ve dumanlar yükseliyor. Çatışmalarda çocukların siper olarak kullanıldığı ülkeye barışın gelmesi en azından kısa vadede mümkün görünmüyor.

 

Okan Yüksel

Politik Akademi Genel Koordinatörü, Uluslararası İlişkiler Uzmanı, Gazeteci

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)