ABD » Makale Analiz » Manşet » Orta Asya » Yücel Yılmaz

ABD'nin Değişen Afganistan Politikası

Aralık 15, 2012   ·   0 Comments

Taliban medrese eğitimi almış kişilere verilen bir isimdir. Kandahar’ı ele geçiren bir grup medrese öğrencisi ülkede Taliban olarak anılmaya başlamıştır. Liderliklerini Molla Muhammed Ömer yapmıştır. Afganistan halkı ortaya çıkan hareketi, uzun süren savaşın ve iktidar mücadelesinin ardından kargaşayı sona erdirip toplumsal hayatı düzene sokacak bir hareket olarak algılamıştır.

Taliban’ın büyümesinin nedeni Pakistan ile Afganistan arasında olan yapay sınırların varlığıdır. Taliban insanlar için sokakları güvenli hale getirme, yasa, düzen, istikrar ve güvenliği sağlama vaadinde bulunan kurtarıcılar olarak karşılanmıştır. Başlangıçta bir reform hareketi olarak başarı ve popülarite kazanmışlardır. Kabil’i ele geçirmelerine kadar, ülkeyi yönetme ve radikal bir İslam rejimini dayatma niyetlerini ortaya koymamışlardır.1

Sovyetyayılmacı politikasına karşı Afganistan’a destek veren Amerika Birleşik Devletleri’nin, SSCB’nin dağılması ile birlikte bölgedeki çıkar algılaması değişmiştir. SSCB işgalinin sona ermesiyle ve komünist rejim çökmesiyle birlikte Hazaralar kendi bölgelerinde egemen bir güç olarak Afganistan iç politikasında gelmişlerdir. İran’ın Hazaralar ile ilişki kurmasının nedeni Afganistan’dan gelebilecek bir tehlikeye karşı coğrafi ve ideolojik bir tampon bölge kurma ihtiyacı bulunmaktadır. ABD ise İran’ın bu bölgede Sosyalist Cumhuriyetler rol oynayabilecek etkin olmasını istememiş bunun için Orta Doğu’da teröre büyük destek veren ve ABD’yi tehdit eden İran’ı sıkıştırarak İran rejimine ters düşen dini bir rejimi Afganistan’da kurmak ve SSCB’nin dağılmasından sonra bağımsızlıklarını kazanan Orta Asya Cumhuriyetleri’nin enerji kaynaklarını elde etmeye çalışmıştır. SSCB zamanında oluşturulan boru hatları Rusya’nın kuzeyinde inşa edilmiştir. Günümzde Rusya, yeni boru hatlarının da aynı yolu izlemesi gerektiğini savunmaktadır.

Orta Asya Cumhuriyetlerinin, Rusya’ya karşı bağımsızlıklarını güçlendirme aşamasında destekçi konumunda olan ABD, Rusya’nın doğal gaz ve petrol tekelini ortadan kaldırmak ve güneyde İran üzerinden geçecek Rus boru hattı planlarını engellemeye çalışmaktadır.2

ABD, her iki amacını da gerçekleştirmek üzere, enerji firması Unocal’ı Türkmenistan’dan Afganistan’a boru hattı inşa etmesi konusunda desteklemiştir. Bu hattın gerçekleşebilmesi içinse Afganistan’da bir düzen kurulması gerekliydi ve Taliban’ın bir düzen kurabileceği düşünülüyordu.

Clinton yönetimi bu yüzden Taliban’a sempatiyle bakmıştır. Çünkü Taliban, ABD’nin İran karşıtı politikasında aynı safta yer almıştır. İran’ı devre dışı bırakacak güneydeki boru hattının başarısı açısından bu yakınlığın öneminin büyük olduğu düşünülmüştür. ABD’nin Taliban’a yönelik planına göre Taliban’ın ABD çıkarları için yönlendirilmesi gerekiyordu. Bu gerçekleşmez ise Taliban tasfiye edilecek ve yerine dost bir rejimi ikame edecekti. Taliban’ın Kabil’i ele geçirmesinden sonra, ABD’nin bu rejimi yönlendirmeye ve amacı için kullanmaya çalıştığı anlaşılmıştır. Ancak Taliban’la ABD’nin çıkarlarının uyuşmadığı olaylarla ortaya çıkmış bunun üzerine plan değiştirilmiş ve Taliban’ın devrilmesi için çalışmalar başlatılmıştır.3

ABD hükümetinin Orta Asya’dan sorumlu temsilcisi Christina İslamabad’ta Taliban’In Pakistan Büyükelçisi görüşmelerde, NATO yetkilis, Afganistan’daki bir ABD hava üssüne militanların roket attığı ve ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Martin Dempsey’in uçağını tahrip ettiğini bildirdi. NATO sözcüleri saldırının General Dempsey ya da yardımcıları için bir tehdit oluşturmadığını, iki roket uçağın yakınına düştüğünde Amerikalı komuta heyetinin uzak bir yerde bulunduğunu açıkladı. Afganistan Devlet Başkanı Hamid Karzai ile telefon görüşmesi yapan Amerika Savunma Bakanı Leon Panetta, saldırıların en azından bazılarında Taliban’ın parmağının bulunduğuna inandığını, örgütün son dönemde toprak kazanımı elde edemediği için bu tarz saldırılara başvurduğunu söyledi.4

ABD’nin geçmişteki Taliban politikasıyla günümüz Taliban politikası arasındaki değişken şüphesiz ki 11 Eylül terör saldırısı olmuştur. Terör saldırısından Usame bin Ladin’in sorumlu tutulması üzerine ABD’nin Afganistan angajmanı gözle görülür bir ölçüde artmıştır. ABD’nin, Afganistan operasyonu sadece uluslararası terörü ortadan kaldırmak için değil Taliban’ı Afganistan’dan tasfiye ederek ülkeyi daha istikrarlı hale getirmek böylece ABD’nin, Orta Doğu ve Orta Asya’daki çıkarlarını korumaktır.

Yücel Yılmaz

Uludağ Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

1 CNN, “Taliban’s History in Afghanistan”, 08.12.2010.
http://edition.cnn.com/2010/WORLD/asiapcf/12/07/taliban.explainer/index.html (e.t. 23.08.2012).
BBC, “Afghanistan Profile”, 10.07.2012. http://www.bbc.co.uk/news/world-south-asia-12024253 (e.t. 23.08.2012).

2 By R. Upadhyay, “TALIBAN-Its Origin And The Historical Backround”, South Asia Analysis Group, 07. 04. 2009.
http://www.southasiaanalysis.org/papers32/paper3136.html (e.t. 23.08.2012).

3 Marjorie Cohn, ”The Deadly Pipeline War: U.S. Afghan Policy Driven By Oil Interests”, Jurist, 07.12.2001.
http://jurist.law.pitt.edu/forum/forumnew41.php (e.t. 22.08.2012).

4 http://www.usakgundem.com/haber/75831/abd-genelkurmay-başkanının-uçağına-saldırı.html (e.t. 22.08.2012).

Yucel Yilmaz (6 Posts)

Uluslararası İlişkiler Uzmanı.


By


Readers Comments (0)