Makale Analiz » Okan Yüksel » Siyasi Tarih

Laiklik Çerçesinde Din ve Siyaset İlişkisi

Ocak 11, 2013   ·   0 Comments

“Din” terminolojik olarak “Üyelerine bir bağlılık amacı, bireylerin eylemlerinin kişisel ve sosyal sonuçlarını yargılayabilecekleri bir davranış kuralları bütünü ve bireylerin gruplarını ve evreni bağlayabilecekleri bir düşünce çerçevesi veren bir düşünce, his ve eylem sistemi” olarak tanımlanabilir.[1]  Türk Dil Kurumu’na göre ise “Din”in tanımı “Tanrı’ya, doğaüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve tapınmayı sistemleştiren toplumsal bir kurum” şeklinde yapılmaktadır.[2]

“Siyaset” ya da “Politika” ise “devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış” anlamına gelmektedir. Etimolojik olarak “Siyaset” kelimesi Arapça Seyis (At Bakıcısı) kelimesinden türemiştir. Politika’nın kökeni ise Yunanca “polis”tir. Polis, o günkü şehir devletlerini ifade eder. Yani “politika”, “polis”e veya bugünkü anlamıyla devlete ait etkinlikleri tanımlamak için kullanılmıştır.

Din ve siyaset birbirinden ayrı kavramlarmış gibi görünseler de tarih boyunca insanın olduğu hemen her yerde olmuşlar ve birbirlerini etkilemişlerdir. Tarih din savaşlarına sahne olmuş, dinler ancak savaşlarla daha geniş coğrafyalara yayılma imkânı bulmuşlardır. Örneğin Kongar’a göre, her semavi, yani tek tanrılı din siyasal olarak ortaya çıkmış ve gelişmiştir. Ortaçağ’da dinler siyasal parti işlevi görmüşlerdir. Bu noktada İslam da sadece bir din olarak değil, aynı zamanda bir devlet düzeni olarak değerlendirilmelidir çünkü İslam da bir devlet kurmuştur. Bu nedenle de İslam tarihinde de bütün öteki dinlerin tarihlerinde olduğu gibi savaşlar büyük yer kaplamaktadır.[3]

Başgil, din ile devlet arasında üç farklı ilişki kurmuştur. Din ile devlet arasındaki bu üç farklı ilişkiyi “laik devletler”, “ dine bağlı devlet sistemi” ve “devlete bağlı din sistemi” olarak sıralamıştır. Bu çerçeveden değerlendirilecek olursa laik devletler, dinle ile devlet işlerinin tamamen birbirinden ayrıldığı ve birbirlerinin işlerine müdahale etmediği devletlerdir.  Dine bağlı devlet sistemi,  devletin esaslarının dinle belirlendiği ve yasalarının tamamen dine dayandığı devletlerdir. Devlete bağlı din sistemi ise, dinin, devlete bağlı olduğu ve devlet içinde örgütlendiği devletlerdir.

Dünya tarihinde dine bağlı devlet sistemi ya da devlete bağlı din sistemi örnekleri çokça görülse de laik sistemler için özellikle de Müslümanların çoğunlukta olduğu ülkelerde bunu söylemek güçtür. Örneğin, Osmanlı Devleti’nde laik bir yapının olmadığı herkesçe kabul edilirken, Türkiye Cumhuriyeti’nin laikliği de tartışılmaktadır. Arslanoğlu’na göre Avrupa’da laiklikle devlet, Kiliseden ayrılarak bağımsızlığını kazansa da Osmanlı Devleti’nde Şeyh’ül İslamlık Türkiye Cumhuriyeti’nde ise Diyanet İşleri Başkanlığı devlete bağlı olduğu için böylesi bir yapı oluşmamıştır.[4]

Genel olarak laik devletlerde dinin siyaset üzerindeki ve aynı şekilde siyasetin din üzerindeki etkisi azaltılmaya çalışılmış olsa da günümüzde de bu iki kavram arasında ciddi bir etkileşim olduğunu görülmektedir. Laik devletlerde din ve devlet işlerinin ayrılması öngörülse de hiçbir tek tanrılı dinde böyle bir anlayış yoktur. İslam’ın da içerisinde bulunduğu bütün semavi dinler, öteki dünya ile birlikte bu dünyayı da düzenleyici kurallar içermektedir.[5]

Avrupa gibi laikliğin doğduğu ve evrildiği bir coğrafyada bile devletlerin din ile ilişkileri tartışılmakta ve kimileri bu iki kavramın ayrılmasının mümkün olamayacağını savunmaktadır. William E. Connolly, kimlik ve farklılık siyasetin açmazlarına dair demokratik çözüm önerileri sunarken, laikliğin dinden çok da farklılaşamadığını savunur. Connolly,  “Tek tanrıcılığın kafasını kesip koparan bazı laik doktrinler bağlı oldukları kimlik, sorumluluk ve farklılık idealleri açısından onun gövdesini fazlasıyla barındırmaktadırlar” diyerek, çağdaş teolojilerin bazıları bu idealleri belirsizleştirmiş olsa bile birçok çağdaş laik doktrinin kendini çökmüş teolojilerin enkazından oluşturduğunu öne sürmektedir.[6]

Okan Yüksel

Politik Akademi Genel Koordinatörü, Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

 


[1] http://www.encyclopedia.com/topic/religion.aspx#5-1E1:religion-full  (28.12.2012)

[2] http://tdk.org.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.GTS.50e82f928f0d35.81877456  (28.12.2012)

[3] Emre Kongar, Tarihimizle Yüzleşmek, İstanbul: Remzi Kitapevi, 2006

[4] İbrahim Arslanoğlu, Türkiye’de Din ve Siyaset İlişkisi, http://w3.gazi.edu.tr/~iarslan/dinsiyaset.doc (25.12.2012)

[5] Emre Kongar, Tarihimizle Yüzleşmek, İstanbul: Remzi Kitapevi, 2006

[6] William E. Connolly, Kimlik ve Farklılık Siyasetin Açmazlarına Dair Demokratik Çözüm Önerileri, İstanbul: Ayrıntı Yayınları, 1995

Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)