ABD » Büşra Öğütçü » Latin Amerika » Makale Analiz » Manşet

ABD – Venezuela İlişkileri ve Hugo Chavez

Şubat 13, 2013   ·   0 Comments

Chavez

Venezuela önemli bir petrol üreticisi olarak A.B.D. için de önemlidir. Ham Petrol rezervi 100 milyar varildir ve 5. büyük ihracatçıdır ayrıca Orimulsion (zengin ve ekstra ağırlığa sahip tür) isimli petrol türünde 35 milyar varille 1.sıradadır.[1]Bu nedenle A.B.D.’nin dikkatini çekmektedir. Hugo Chavez’in petrolü kamulaştırma girişimleri ise hoşnutsuzluk yaratmaktadır.

Diğer bölge devletlerin aksine Punto Fijo hükümetleri döneminde A.B.D ile iyi ilişkiler kurmuştur. Diğer ülkelerde otoriter yönetimler varken Venezuela’da demokrasi örneği göstermiştir Bu nedenle bir istisna konumunda olmuş ve bu da Venezuela İstisnası “Venezuelan Exceptionalism” olarak nitelendirilmiştir.[2] Punto Fijo Paktı ise Venezuela’nın üç büyük partisi –Demokratik Eylem Partisi(AD), Demokratik Cumhuriyet Birliği(URD)    ,Venezuela Sosyalist Hristiyan Partisi( COPEI) -arasında 1958 seçimlerinden önce imzalanan pakttır.[3] Bu pakta göre hangi parti iktidara gelirse gelsin diğer partileri de kapsayan bir hükümet kuracaktır.

Hugo Chavez’in iktidara gelişi ilişkilerde bir dönüm noktası olmuştur. Bu iktidar Venezuela’yı A.B.D.’nin yakın müttefiki iken en çok sorun yaşadığı ülke konumuna gelmesine neden olmuştur. Bugün Venezuela kıtada A.B.D.  karşıtlığının merkezi olmuştur. Venezuela lideri Hugo Chavez’ in A.B.D.’ ye karşı sert tavırları ve A.B.D.’ ye karşı kıtada birliği yani bir Bolivarcılığı savunması A.B.D. kurumlarına karşı NAFTA, FTTA-ALBA IMF, Dünya Bankası–Güney’in Bankası (Banko Del Sur) örneklerinde olduğu gibi karşı alternatifler geliştirmeye çalışması ve en önemlisi kıtada oldukça etkili olması A.B.D.’yi rahatsız etmektedir.

A.B.D’ nin 2002 de Hugo Chavez’e karşı darbeye destek vermesi ilişkileri gerginleştirmiştir. Bilindiği üzere 11 Nisan 2002’de hükümeti protesto için gösteriler düzenlenmiş ve bu gösterilerin ardından Hugo Chavez askeri bir darbe ile yönetimden uzaklaştırılmıştır. Ancak darbeden çok kısa bir süre sonra Hugo Chavez yanlıları gösteri düzenlemiştir. Ordunun da destek verdiği bu gösteriler sonucu Hugo Chavez götürüldüğü Fort Tuina’dan getirilmiştir. Bu noktada A.B.D.’nin darbe sonucu iş başına gelen hükümeti tanıması, başkanın, iş dünyası ve medyadan önemli isimlerin A.B.D büyükelçisi ile görüşmesi darbe arkasında A.B.D. desteği ihtimalini güçlendirmiştir, yine bu darbede rol alan generallerin Birleşik Devletler Asker Okulu kuruluşunda eğitim almış olması da ihtimali güçlendirmektedir.[4]

Venezuela –Kolombiya gerginliğinden A.B.D.’nin sorumlu tutulması da ilişkilerde sorun yaratmıştır. Bu nedenle Hugo Chavez ülke ekonomisine zarar verecek olsa da A.B.D.’ ye petrol satmayacağını bildirmiştir. Bilindiği üzere Kolombiya hükümeti, Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri Halk Ordusu (FARC-EP) üyelerinin Venezuela’da saklandığını açıklamış bunun sonucunda da ilişkiler gerginleşmiş ve diplomatik ilişkiler kesilmiştir.[5]

İki ülke arasında diplomatik temsilciler konusunda anlaşmazlıklar ve uluslararası ilişkilerde görülmeyen sıklıkla büyükelçilerin sınır dışı edilmesi veya istenmeyen adam (persona non grata) ilan edilmeleri ilişkileri olumsuz etkilemiştir. İki ülke arasında yaşanan diplomatik temsilci krizlerine örnek olarak ise 2008 yılında Evo Morales karşıtı eylemelerde A.B.D. etkisi olduğu düşüncesiyle A.B.D. büyükelçisinin istenmeyen adam (persona nan grata) ilan edilmesi, Washington’dan aynı şekilde cevap gelmesi, 2010 yılındada A.B.D. tarafından büyükelçi olarak atanmak istenen Larry Palmer’ın yerine Hugo Chavez’ in başka bir isim önermesi ancak bu önerinin reddedilmesi- Hugo Chavez Larry Palmer’ı yönetime saygı göstermemesi nedeniyle kabul etmediğini açıklamıştır-, 2012 yılında İran cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinejat’ ın Venezuela ziyaretine tepki olarak Venezuela’nın Miami başkonsolosunun sınır dışı edilmesi örnek gösterilebilir.

İki ülke ilişkilerinde yaşanan bir diğer olumsuzluk ise gemi krizi diye adlandırılan A.B:D. bandralı bir gemiye el konulması olayıdır. Venezuela’nın Maracaibo Limanı’nda Amerikan bandıralı Ocean Atlas isimli yük gemisine, silah kaçakçılığı gerekçesiyle el konulmuştur.[6] ABD Uluslararası Loyd-Denizcilik kurallarına uyulmadığını iddia etmiştir. Bu kurala göre arama yapılan gemide özel mallara dokunulmaması gerekmektedir ancak A.B.D. tarafından Venezuela polisinin tayfalara ait eşyalara el koyduğu iddiası ileri sürülmüştür. [7]

Venezuela’nın iddiaları ise gemide mühimmat bulunduğu yönündedir ancak mühimmat basına gösterilmemiştir buna karşın A.B.D. geminin bir an evvel serbest bırakılmasını isterken bunun aksine gemi limana bağlanmış, kaptanı ise hapishaneye gönderilmiştir, on üç kişiden oluşan gemi mürettebatı ise gemide mahsur bırakılmıştır.[8]

A.B.D Venezuela ilişkilerinin genel seyri olumsuz olmakla beraber ilişkilerde Hugo Chavez faktörü önemli bir unsur olarak öne çıkmakta ve ilişkilerde belirleyici rol oynayıp A.B.D.-Venezuela ilişkilerinin seyrini değiştirebilmektedir. Bu noktada Venezuela lideri ve bugün kıtada A.B.D.’ ye olan karşıtlığın sembol ismi Hugo Chavez’in hayatına bir göz atıp Hugo Chavez’i yakından tanımakta fayda vardır.

Hugo Chavez Frias

Venezuela lideri Hugo Chavez 1954 yılında Sabneta’ da doğumuştur. Askeri Akademi’den 1975 yılında teğmen olarak mezun olmuştur. 1982 ‘de “Bolivarcı Ordu-200” (Ejercito Bolivariano-200) adlı örgütü kurmuştur, örgüt daha sonra genişleyerek MBR 200 (Movimiento Bolivariano Revolucionario 200, Bolivarcı Devrimci Hareket 200) adını almıştır.[9] Hugo Chavez’in siyasete atılması ise Carlos Andres Perez hükümetine karşı giriştiği darbe girişimi ile olmuştur. Başarısız olan darbe girişiminin ardından hapis cezası alan Hugo Chavez, Carlos Andres Perez’den sonra işbaşına gelen Rafael Caldera yönetimi tarafından affedilmiştir. Hugo Chavez, Haziran 1997’de MBR 200 Kongresinde siyasi partisi MVR’yi (Movimiento V [Quinta] República, Beşinci Cumhuriyet Hareketi) kurarak 1998 seçimlerinde aday olmuş ve kazanmıştır.

Hugo Chavez’i dış politika da yönlendiren temel ideoloji ise Bolivarcılıktır. Nitekim başa geldiğinde yaptığı ilk işlerden birinin ülkenin adını Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti olarak değiştirmesi de Hugo Chavez’in bu ideolojiye ve Simon Bolivar’a verdiği önemi göstermesi bakımından önemlidir. Hugo Chavez’in izlediği dış politika Simon Bolivar’ın örneğini Büyük Kolombiya devletinde gördüğümüz “Latin Amerika’yı Birleştirmek” temeli üzerine kurulmuştur. Hugo Chavez’e göre Bolivarcı ideoloji milliyetçi, sosyalist ve antiemperyalisttir.[10] Hugo Chavez’in Bolivarcılık ideolojisi ve uzantısı olan 21.yüzyıl sosyalizmi Venezuela dış politikasında A.B.D.’nin neoliberal politikalarına ve serbest piyasa ekonomisine karşı geliştirdiği ideolojik bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır.[11] Bu noktada Hugo Chavez Bolivarcı ideolojinin ve bu bağlamda hazırlanan anayasanın kitlelere uluşmasına çok önem vermiş ve medyada yer bulamayan anayasayı mercimek un pirinç ve şeker paketleri üzerine çizilen karikatür ve resimlerle halka anlatmayı denemiştir.[12]

Venezuela dünyanın Suudi Arabistan’dan sonra en büyük petrol rezervine sahip ülkesidir. Ham Petrol rezervi 100 milyar varildir ve dünyanın 5. büyük ihracatçısı dır ayrıca Orimulsion (zengin ve eksra ağırlığa sahip tür) isimli petrol türünde 35 milyar varille birinci sıradadır.[13] Hugo Chavez’de bu zenginliğin farkındadır ve petrolü dış politika aracı olarak kullanmaktadır. Bu bağlamda yaptığı en önemli şeyse petrolü millileştirmek olmuştur. Bunun dışında OPEC ülkeleri ile birlikte hareket etmiş ve bu kapsamda günlük petrol üretimini düşürmüştür.

2002 yılında kendisine karşı bir darbe yapılsa da 2 gün sonra tekrar başa gelmiştir. Bilindiği üzere 11 Nisan 2002’de hükümeti protesto için gösteriler düzenlenmiş ve bu gösterilerin ardından Hugo Chavez askeri bir darbe ile yönetimden uzaklaştırılmıştır ancak darbeden sadece iki gün sonra Hugo Chavez yanlıları gösteri düzenlemiştir. Ordunun da destek verdiği bu gösteriler sonucu Hugo Chavez götürüldüğü Fort Tuina’dan getirilmiştir.2004’te muhalefetin yeterli imzayı toplaması ile referanduma gidilmiş ancak referandum Hugo Chavez lehine sonçlanmış ve görevde kalmaya devam etmiştir. Ekim 2012 seçimlerinde oyların % 54’ünü alarak 4. kez başkanlığa seçilmiştir.[14]

 

BüşraBüşra Öğütçü

Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

 

 


[1] Canan Kışlalıoğlu, 2000’den Günümüze Latin Amerika- A.B.D.- Karşılıklı Ekonomik Politik Yaptırımları: Venezuela, Bolivya, Peru Örnekleri, T.C. Selçuk Üniversitesi, S.B.E ,Yüksek Lisans Tezi,Konya,2008, syf: 9

[2] AKGEMİCİ Esra, Chavez Döneminde Venezuela’nın A.B.D’ye Yönelik Dış Politikası, T.C Ankara Üniversitesi S.B.E ,Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2011, syf:31

[3]  Esra Akgemici,ag.e.,syf:29

[4] Esra Akgemici,a.g.e.,syf:

[5] Özgecan Şahin, Arka Bahçede Süper Gücün Gölgesi: Venezuela-Kolombiya Gerginliği

http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=793:arka-bahcede-sueper-guecuen-goelgesi-venezueella-kolombiya-gerginlii&catid=89:analizler-latinamerika&Itemid=142  (e.t.26.12.2012)

[6] http://www.denizhaber.com/HABER/30227/1/ocean-atlas.html  (e.t. 25.12.2012)

[7] http://www.denizhaber.com/HABER/30227/1/ocean-atlas.html  (e.t. 25.12.2012)

[8] http://www.denizhaber.com/HABER/30227/1/ocean-atlas.html  (e.t. 25.12.2012)

[9] Esra Akgemici,ag.e.,syf:56

[10] Esra Akgemici,a.g.m.,syf:64

[11] Esra Akgemici,a.g.m.,syf:69

[12] Ece Temelkuran, Biz Burda Devrim Yapıyoruz Sinyorita ,Everest Yayınları ,İstanbul,2007

[13] Canan Kışlalıoğlu,a.g.m.,syf :9

[14] http://www.cnnturk.com/2012/dunya/10/08/venezuela.yine.chavez.dedi/679521.0/index.html  (e.t.: 26.12.2012)

Busra Ogutcu (8 Posts)


By


Readers Comments (0)