ABD » Büşra Öğütçü » Latin Amerika » Makale Analiz » Manşet

Çok 'Yakın' İki Düşman: ABD – Küba İlişkileri

Şubat 8, 2013   ·   0 Comments

Küba ABD

Küba’nın A.B.D.’ ye olan coğrafi yakınlığı A.B.D-Küba ilişkilerinde önemli bir unsur olmuştur. Küba’nın A.B.D.’ ye yakınlığı nedeniyle bu ülke her zaman Amerikalı karar vericileri tarafından dikkate alınmıştır.[1] Bu yakınlıktan dolayı Küba limanları stratejik öneme sahiptir. Yine bu limanlar düşman bir devlet tarafından kullanılacağı gibi A.B.D. tarafından ilk savunma çizgisi olarak ta kullanılabilir.[2] Bu nedenle Küba A.B.D.’ ye yakınlığı nedeniyle A.B.D. açısından stratejik öneme sahiptir.

Bu ticari ilişkiler nedeniyle ayrıca coğrafi yakınlığı dolayısıyla Küba’da çıkarlara sahip olan A.B.D. tarafından Küba’nın ilhakı da düşünülmüştür, bu ilhak fikri A.B.D. karar vericileri arasında yaygınlaşmıştır.[3] Bu fikir ülkeye zenginlik ve istikrar getireceğine inanan Kübalılar arasında destek bulsa da bir ülkenin tam bağımsız ve kendi kaderini tayin etmesinden yana olan özgürlükçüler tarafından reddedilmiştir[4].

Dünya savaşı ilerlediğinde Küba’dan askeri üs talebinde bulunulmuştur. Bu üs A.B.D.’nin Küba’daki ilk üssü değildir daha önce de 99 yıl süreyle Guantanamo’da bir üs bulundurma hakkı vardır. Bu üsler savaş boyunca ve savaş süresince 6 ay kullanılacak ancak A.B.D. bu üsleri başkasına kiralayamayacaktır.[5] Bu üsler arasında en önemlisi ise Batista Field’dir ve bu üs Karayiplerdeki en önemli hava üssüdür. Savaş Eylül 1945 ‘te bitince Küba üssün Mart ayında teslimini istemiştir. Görüşmeler sırasında A.B.D. birliklerinin kalıcı olarak kalması ve Küba Savunma komisyonu ile birlikte çalışma şansı aranması endişe yaratmıştır.[6] Küba A.B.D. üssü Küba’ya verinceye kadar görüşmeyi reddetmiş sonuçta A.B.D üsten çekilmiştir.

Soğuk Savaş sırasında A.B.D.’nin Küba’ya ve Latin Amerika’ya ilgisi devam etmiştir. Çünkü bu ülkelerin Sovyet etkisinden korunması amaçlanmıştır. Ancak Fidel Castro’nun Küba’da işbaşına gelmesi bu yöndeki çabaların başarısızlığı yönünde belki de ilk örnektir. Soğuk Savaş komünist grupları ön plana çıkarmıştır, A.B.D. ise S.S.C.B. –Küba ilişkileri ve Küba’daki komünist harekete ilgisini sürdürmüştür çünkü Küba’nın S.S.C.B. etkisine girmesi istenmemiştir.[7]

Küba açısından önemli bir olay da 1959’da iktidarın Batista’dan Fidel Castro’ya geçmesidir. Fidel Castro bu tarihten 2008 yılına kadar iktidarda kalmış ve Küba için değil kıta için de önemli bir isim olmuştur. Fidel Castro iktidarı A.B.D ile barışamamış A.B.D. ise Fidel Castro iktidarını zayıflatmaya yönelik girişimlerde bulunmuştur. 50 yıldan fazla süren BM tarafından 21. kez kınanmasına rağmen bir sonuç alınamayan ambargo buna örnektir. Bunun dışında Domuzlar Körfezi çıkarması da buna örnek olarak verilebilir. Bu noktada Fidel Castro’yu biraz daha yakından tanımakta fayda vardır.

 Fidel Alejandro Castro Ruz

Fidel Castro 1926’da Mayari’de doğmuştur. Eğitim için Santiago de Cuba’ ya gönderilmiştir. Cizvit okulundan sonra Havana Üniversitesi Hukuk Bölümünde eğitimine devam eden Fidel Castro politika ile burada tanışmıştır.[8] Fidel Castro hukuk eğitimini tamamladıktan sonra Eduardo Chibas tarafından kurulan Ortodoks Parti’den milletvekili adayı olmuştur.[9] 1952 yılında Batista, Madragazo (şafak) olarak bilinen bir darbeyle iktidara el koymuştur. Ve Fidel Castro için siyaset yolu kapanmıştır. Aslında Fidel Castro daha önce mahkemeye suç duyurusunda bulunmuştur. Bundaki amacı mahkemenin bunu kabul etmemesi durumunda mücadelesine meşruiyet kazandırmaktır. Çünkü bu durumda yasal yollardan mücadeleye devam etmeye olanak kalmayacaktır. Fidel Castro’nun beklediği olmuş mahkeme suçlamayı kabul etmemiş ve o da Movimiento (Hareket) adlı bir örgüt kurmuştur.

Movimiento, Batista’ya karşı artan tepkiyi örgütlemek ve aynı zamanda silah sağlamak için bir kışlaya saldırma kararı almıştır bunun içinse daha önce birçok ayaklanmaya sahne olmuş ve başkent Havana’ya en uzak olan Oriente eyaletindeki Moncada Kışlası seçilmiştir.[10] Planlanan ise kışlaya 120 kişilik bir grubun saldırması, içerideki askerler etkisiz hale getirilir getirilmez Fidel Castro’nun bir radyo konuşması yaparak halkı ayaklanmaya çağırmasıdır[11]. Ancak saldırı başarısız olmuş olsa da siyasi etkisi büyük olmuştur. Fidel Castro yargılanmış on beş yıl hapse mahkum edilmiş 3 yıl sonra çıkan genel af sonucu serbest bırakılmıştır. Fidel Castro hapisten çıkınca sürgündeki arkadaşlarını toparlamaya çalışmış bunun için Meksika’ya gitmiştir. Burada Ernesto Guavera ile tanışmıştır. Bu arada grup 26 Temmuz Hareketi adını almıştır. 2 Aralık 1956’da Fidel Castro mücadeleye devam etmek için tekrar Küba’ya dönmüş ve Oriente’ye gelmiştir. Mücadele esnasında grup diğer muhalif gruplarla işbirliği aramıştır.

Nisan 58’de Batista isyancılara karşı “Verano Operasyonu” adı verilen bir harekat başlatmış bu kendisi açısından sonun başlangıcı olmuştur. Sayıca daha az olmalarına rağmen grup harekatı püskürtmüş ve orduyu takibe başlamışlardır. 20 Temmuz tarihinde 26 Temmuz, diğer muhalif gruplarla Batista rejimine karşı silahlı mücadele ittifakı oluşturan Karakas Paktı’nı imzalamıştır.[12] Bu arada ordu da bölünmeler başlamış ve askerlerin bir bölümü devrimcileri desteklemeye başlamıştır. Askerler tarafından bir darbe ihtimalini önlemek için İsyancıların temel sloganı “Devrime evet, darbeye hayır!” olmuştur.[13] Mücadeleyi kaybettiğini fark eden Batista ise önce Dominik Cumhuriyeti’ne ardından da hükmettiği İspanya’ya kaçmıştır. Küba’ da 2008 yılına kadar sürecek Fidel Castro iktidarı başlamıştır.

A.B.D. Fidel Castro yönetiminin izlediği politikalardan hoşnut olmamıştır. Dış politikada daha bağımsız ve tarafsız bir tutum benimseyen Küba yönetimi A.B.D.’ ye bağımlılığı azaltmaya çalışmıştır. Özellikle S.S.C.B.-Küba yakınlaşması S.S.C.B’ den alınan kredi şeker alımına ilişkin S.S.C.B tarafından verilen söz A.B.D. ile ilişkileri daha da kötüleştirmiştir. Tüm bu sürecin sonunda da 3 Ocak 1961 tarihinde A.B.D. Küba ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir.[14] Ayrıca Kübaya destek sağlayan tüm ülkelere de yardımı keseceğini açıklamıştır.

A.B.D. Fidel Castro’dan ve Küba’daki durumdan rahatsız olsa da Fidel Castro konusunda bir şey yapamamış ve Küba’ya ambargo uygulamak ve OAS’ tan çıkarmak şeklinde yaptırımlar uygulamıştır. A.B.D.’nin tüm çabalarına rağmen işbaşında kalan Fidel Castro 2008 yılında sağlık sebebiyle görevi kardeşi Raul Castro’ya bırakarak çekilmiştir. Ancak Fidel Castro’nun siyasete geri döneceğine dair haberler de basın da yer almaktadır.

Domuzlar Körfezi Çıkarması

Domuzlar Körfezinden Küba’yı işgal etmek, devrime ve Fidel Castro iktidarına son vermek için yapılan operasyondur. A.B.D. desteğini alan sürgündeki Kübalılar 1961 yılında Domuzlar Körfezi’ne çıkarma yapmaya başlamışlardır Ancak Küba ordusu tarafından püskürtülmüşlerdir. Çıkarmayı gerçekleştiren Kübalılar ya öldürülmüş ya da esir alınmışlardır. Esir edilenler 30 yıl hapis cezası almış ancak A.B.D.’nin araya girmesi ile 53 milyon dolarlık yiyecek ve ilaç yardımı karşılığında serbest bırakılmışlardır.[15]

Ekim Füzeleri Krizi

Küba’ya S.S.C.B. füzelerinin kurulmasının A.B.D. tarafından fark edilmesi, bunun sonucunda müdahalesi ve denizden ablukasıyla sonuçlanan olaydır. Füzelerin yerleştirilmesi U-2 uçakları ile fark edilmiş ve Amerika adayı ablukaya almıştır.[16] Bu aşamada S.S.C.B. gemilerinin gönderilmesi de olayı tırmandırmıştır. S.S.C.B. lideri Nikita Kruşçev A.B.D.’ nin de Türkiye’ deki benzer füzeleri sökmesi hâlinde Küba’dakilerin de söküleceğini açıklamış ayrıca Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve işgale uğramayacağı konusunda garanti vermiş ancak aynı garantileri A.B.D.’ den Küba için istemiştir. Buna cevaben A.B.D. Türkiye’ deki füzelere ilişkin bir şey söylememiş ancak füzeler sökülürse ablukanın kalkacağını belirtmiş Küba’yı işgal etmeme garantisi vermiştir.[17] Bu şekilde bunalım atlatılmıştır.

Ekim Füzeleri Krizi uluslararası ilişkiler açısından önemli sonuçları olan bir olaydır. Bu olay[18]:

  • Soğuk Savaşın sıcak yıllarında bir yumuşama havası yaratmıştır.
  • Nato üyesi Avrupalı devletlerin böylesi büyük kararlarda kendi görüşlerinin alınmayacağını görmelerini sağlamıştır.

A.B.D. Ambargosu

Temeli 1917 tarihli Düşmanla Ticarete Karşı yasadır. Amacı Fidel Castro devrimi sonrası Küba ekonomisini baltalamaktır. Ambargo 7 Şubat 1962 tarihinde başlamıştır. Ambargonun Küba ekonomisine maliyetinin 100 milyar doları aştığı düşünülmektedir. Ambargonun etkisi S.S.C.B.’nin dağılmasından sonra daha da ağırlaşmıştır.[19] Küba bu ambargo kapsamında Amerikan Devletleri Örgütünden (OAS) ihraç edilmiştir. Küba’nın iki sivil Amerikan uçağını düşürmesinin ardından, ambargo sertleştirilmiş, Küba’yla ticaret yapan ülkelere genişletilmiş ve yasalaştırılmıştır.

Küba bu ambargonun kaldırılması için 1992’den beri dört kez BM genel kuruluna başvurmuştur. Genel Kurul kabul etmiştir. Ayrıca BM bu ambargoyu 21. kez kınamış ama sonuç değişmemiştir. Ancak Barack Obama döneminde ambargoda hafiflemeler olmuşsa da bu ambargo tam olarak kalkmamıştır bu da Barack Obama’nın değişim mesajları hakkında kuşkuya sebep olmaktadır.  .

 

Barack Obama ve İlişkilerde Yumuşama

İki ülkede de başkanların değişmesiyle yumuşama ortamı doğmuştur. A.B.D.’ de Barack Obama ve Küba’da Raul Castro iktidarları ile ilişkilerde yumuşama olmuştur. Barack Obama’nın seçim konuşmasında  “Küba’ya dönük politikama tek bir kelime kılavuzluk edecek: özgürlük. …Tüm Kübalıların özgürlüğüne giden yol Küba’daki siyasi mahkûmlar için adalet, ifade özgürlüğü, özgür basın, örgütlenme özgürlüğü ile başlamalı ve serbest ve adil seçimlere varmalıdır. … birlikte Küba’da özgürlük için ayağa kalkacağız. [20]

Obama iktidara gelişinin 4. ayında Küba kökenli A.B.D. Vatandaşlarının Küba’ya seyahatleri ve para transferi konusunda kısıtlamalar kalkmış ayrıca A.B.D.’li telekomünikasyon şirketlerinin Küba ile iş yapmasına izin verilmiştir.[21]Ancak Obama’nın ambargoyu bir yıl daha uzatması ve Küba beşlisinin hala serbest bırakılamaması sorun teşkil etmektedir.

 

BüşraBüşra Öğütçü

Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

 


[1] HolmesAnn-Marie,The United States and Cuba1898 – 1959

[2] HolmesAnn-Marie,a.g.m,syf:7

[3] HolmesAnn-Marie,a.g.m.,syf:8

[4] HolmesAnn-Marie,a.g.m.,syf:8

[5] HolmesAnn-Marie,a.ge.,syf:52

[6] HolmesAnn-Marie,a.ge.,syf:52

[7] HolmesAnn-Marie,a.g.e., syf:54

[8] Gabriel Garcia Marquez, Bildiğimi Düşündüğüm Fidel ÇOCUKLUKTAN DEVRİME, (Yayına Hazırlayan: Abdurrahim SERCAN)

[9] Gabriel Garcia Marquez,a.g.e., syf:6

[10] Gabriel Garcia Marquez, a.g.e, syf:7

[11] Gabriel Garcia Marquez, a.g.e., syf:7

[12] Gabriel Garcia Marquez, a.g.e., syf:8

[13] Gabriel Garcia Marquez, a.g.e., syf:7

[14] Gabriel Garcia Marquez,a.g.e

[15] http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/domuzlar_k%C3%B6rfezi_%C3%A7%C4%B1kartmas%C4%B1 (e.t.25.12.2012)

[16] Halil Şimşek, Johnson Mektubu ve Türk Amerikan İlişkilerine Etkisi, http://books.google.com.tr/books?id=N8guFpUxJZEC&pg=PA83&lpg=PA83&dq=ekim+f%C3%BCzeleri+krizi&source=bl&ots=PhVmEX7bd5&sig=B3Ub_a5moU5XmHG4bAXHkNn2Uo&hl=tr&sa=X&ei=7qDZULKfAo2WhQf9vIHIBA&sqi=2&ved=0CGcQ6AEwCQ#v=onepage&q=ekim%20f%C3%BCzeleri%20krizi&f=false (e.t.25.12.2012)

[17] Oral Sander, Siyasi Tarih 1918-1994  ,İmge Yayınları, 15. B., Ankara,2007,syf:325

[18] Oral Sander, a.g.e., syf:327

[19]Aslıhan P Turan, A.B.D. Küba İlişkileri ve Obama Faktörü

http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1628:abd-kueba-likileri-ve-obama-faktoerue&catid=172:analizler-latinamerika (e.t.2512.2012)

[20] Erkin Poyraz, A.B.D’nin Küba Politikası Değişti mi? http://haber.sol.org.tr/bizimamerika/abdnin-kuba-politikasi-degisti-mi-28483 (e.t.2512.2012)

[21] Erkin Poyraz, A.B.D’nin Küba Politikası Değişti mi?, http://haber.sol.org.tr/bizimamerika/abdnin-kuba-politikasi-degisti-mi-28483 (e.t.2512.2012)

Busra Ogutcu (8 Posts)


By


Readers Comments (0)