Büşra Öğütçü » Latin Amerika » Makale Analiz

Latin Amerika'da Bağımsızlık Hareketeri

Şubat 8, 2013   ·   0 Comments

Latin Amerika Bağımsızlık

Bağımsızlık Hareketleri Öncesinde Latin Amerika

Latin Amerika’nın tarihinin ortak noktası sömürgeciliktir. Latin Amerika tarihi ise sömürgecilikle mücadele tarihidir.  Latin Amerika’nın sömürgeleştirilme tarihi buranın yeni bir kıta olduğunun anlaşılması ve bölgede önemli zenginliklerin olduğunun anlaşılması ile başlamıştır. Bu aşamadan sonra kıtaya sömürge güçler egemen olmuştur. Sömürge güçleri kıtayı bulduklarında burada üç uygarlık bulunmaktadır: Maya Aztek ve İnka. Sömürgeleştirmeden sonra yerli halksa öldürülmüş köleleştirilmiş ve mallarına el konulmuştur ayrıca yerli halk hıristiyanlaştırılmıştır.[1]  Kıta keşfedildiğine yerli nüfus 70 milyon civarındadır ancak 16. yy. başında 3,5 milyona düşmüştür.[2] Bu yapılanlarsa “beyaz adamın omuzlarındaki yük” (white man’s burden) olarak nitelendirilmiştir çünkü beyaz adam daha bilgili ve ileridir bu da ona aşağı ırklara dinini kültürünü ve bilgisini anlatma yükümlülüğü getirmektedir. Ancak bu söylem beyaz adamın bunu istemediği gibi bir imaj yaratsa da aslında beyaz adamın buna ihtiyacı vardır ve bu sömürgelerdeki kalıcılığı sağlamak içindir.

Latin Amerika’da kıtanın keşfinden 19. yüzyıla kadar egemen olan başlıca iki güç vardır. Bu güçler İspanya ve Portekiz’dir. Brezilya hariç tüm topraklar İspanya sömürgesidir. İspanya’nın sistemi ise şu şekildedir: Bütün sömürgeler biri Yeni İspanya, diğeri Peru olmak üzere iki visrualığa ayrılmıştır.[3] Bunların başında da bir Visrua (kral vekili) bulunmaktadır. Her visrualık krallıkalara ve bölgelere ayrılmıştır. Bunların başında ise “Cooregidor” veya “Alcalde Mayor”lar bulunmaktadır ayrıca bir de doğrudan krala bağlı krallıklar ve eyaletler vardır ve bunların başında da kaptanlar bulunmaktadır.[4]

Sömürgelerdeki İspanyol yönetimi başta halka karşı iyi muamele ve yönetimdekilerin suiistimallerinin önlenmesi esasına dayanmıştır ve buna yönelik tedbirler alınmıştır. Bir Kral Corregidor veya Visrua yönetimden ayrılırken mahkeme önünde yönetiminin hesabını vermek ve şikayetleri cevaplandırmak zorundadır.[5]Tüm bunlara rağmen daha önce de bahsedildiği gibi buradaki zenginliklerin ortaya çıkmasıyla bu anlayış değişmiştir.

Bu kötü yönetime tepkilerin yerli halktan değil yerli halkla karışan İspanyollardan gelmesi gariptir. Yine bu yerli halkla karışan İspanyollar sayesinde o dönemin Avrupa’sındaki liberal fikirler Latin Amerika’daki sömürgelere de gelmiştir.

Latin Amerika’da Bağımsızlık Hareketleri   

Bağımsızlık savaşları dönemi, Latin Amerika kıtasının bugünkü siyasi haritasının ana hatlarıyla şekillendiği dönemdir.[6] Kıta halkları 1800’lerin başlarında verdikleri mücadelelerle 1830’lu yıllarda arka arkaya bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Bağımsızlık savaşlarının en önemli sonucu ise bu gün hala etkisi devam eden Bolivarcılıktır.[7] Bolivarcılık, Latin Amerika ülkelerinin, sömürgeciliğe/emperyalizme karşı ortak bir cephe olarak mücadele etmek zorunda olduklarını öğütleyen bir ideolojidir. Bolvarcılığın bu günkü etkisine ise Venezüella’nın adının Bolivarcı Venezüella Cumhuriyeti olarak değiştirilmesi ve ALBA (Latin Amerika İçin Bolivarcı Alternatif) gibi örgütler kurulması verilebilir.

Latin Amerika’daki bağımsızlık hareketini etkileyen olaylar:[8]

  1.  Amerikan İhtilali
  2.  İngiltere’nin İspanyol Sömürgelerini kışkırtması
  3.  Fransız İhtilali
  4.  Napolyon’un İspanya’yı İşgali

Latin Amerika’daki bağımsızlık hareketlerini başlatan olay Napolyon’un İspanyayı işgalidir. Bu işgal sonrası tahttan indirilen 7. Ferdinand taraftarlarınca kurulan juntalar bağımsızlık yolunda ilk adım olacaktır. Latin Amerika bağımsızlık hareketinin özelliği:[9]

  1. Bağımsızlık hareketleri bütün kıtada birden ve birbirine bağlı ortaya çıkmamış, tek merkezden yönetilmemiştir.
  2. İspanyolların bölgeyi terk etmesiyle bu ülkelerde ekonomik boşluk oluşmuştur.

Bu İki faktör uzun yıllar bu ülkeleri etkilemiştir. Bağımsızlık hareketleri cuntalar tarafından başlatılmış ve bu nedenle liderler de genelde asker kökenli olmuştur[10]. Bu asker kökenli liderlerin liberal yanlarının zayıf olması da diktatörlük yolunu seçmelerine neden olmuştur. Ayrıca İspanyolların çekilmesiyle ortaya çıkan boşluğun doldurulamaması istikrarsızlığa neden olmuştur.[11]

Bu bağımsızlık mücadeleleri sonucunda Peru 1824 yılında, Ekvator 1822 yılında (Büyük Kolombiya Devleti’ne katıldı) Uruguay 1828 yılında, Panama 1821 yılında, Meksika 1824 yılında, Venezüella ve Kolombiya ise 1819 yılında Büyük Kolombiya devleti olarak bağımsızlıklarını kazanmışlardır. Ancak Büyük Kolombiya Devleti 1830 yılında dağılmıştır.

Latin Amerika’da bağımsızlık savaşları döneminde her ülkenin bir lideri olmuştur. Ancak El Precursor (önder) ismiyle anılan Francisco De Miranda ve El Libertador (kurtarıcı) ismiyle anılan ve hala Bolivarcılık diye bilinen ideoloji ile bölgede etkisi süren Simon Bolivar bütün bu liderler içerisinde en önemli olanlardır. Bu nedenle Francisco De Miranda ve Simon Bolivar’ı biraz daha yakından tanımak faydalı olacaktır.

Francisco De Miranda (El Precursor)

Francisco De Miranda 1750 yılında Karakas’ ta doğmuştur. Karakas’ta eğitim alan Francisco De Miranda 22 yaşındayken İspanyol ordusunda kaptan olmuştur. Bu sırada itaatsizlik için hapse atılmış ancak 1780 yılında tahliye olup İngiltere ile mücadele için Küba’ya gönderilmiştir.[12]  Fonların kötüye kullanımı sebebiyle suçlanmış bunu protesto için de 1783 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne kaçmıştır.[13] Alacaklıları tarafından sıkıştırılınca devrim planları için başbakan William Pitt’in yardımını sağlamaya çalışacağı Londra’ya kaçmıştır.[14] Francisco De Miranda İnka kraliyet ailesinden bir imparatorun egemenliğinde ayrıca iki meclisli bir yapıda Mississippi’den Cape Horn ‘a uzanan bağımsız bir imparatorluk planlamıştır.[15]

Fransız devrimi Francisco De Miranda ’nın planlarını birkaç yıl ertelemiştir. Miranda bir Fransız Devrimci general olarak hizmet etmiş, hainlik şüphesiyle hapsedilmiş fakat aklanmıştır.[16] 1806’da Venezüella’nın işgaline girişmiş ancak Venezüellalılar kendisine destek vermeyince vazgeçmiştir.1810 ‘da başlayan Güney Amerika devrimlerine destek sağlamak için Londra’da olan Simon Bolivar ile tanışmış ve Simon Bolivar onu Venezüella’ya dönmeye ikna etmiştir. Venezüella 5 Temmuz 1811’de resmi olarak bağımsızlığını ilan ettiğinde Francisco De Miranda diktatöryel gücü üzerine almıştır. İspanyol kuvvetleri karşı saldırıya geçtiğinde 1812 Temmuzunda San Mateo’da ateşkes imzalanmıştır.  Francisco De Miranda Cadiz’e götürülmüş ve hapishanede ölmüştür.[17]

Simon Bolivar (El Libertador)

1783 yılında Venezüella’da doğmuştur. Öğrenimi için Madrid’e gönderilmiştir. Madrid’de hukuk eğitimi alan Simon Bolivar bir süre Avrupa’da dolaştıktan sonra Venezuela’ya dönmüştür.[18] 1810′da, Francisco Miranda’nın yapmayı kararlaştırdığı ihtilale katılmıştır. [19]Kolombiya ve Venezüellayı Büyük Kolombiya adı altında birleştirerek Büyük Kolombiya başbakanı olmuştur. Ancak 1830′da Venezuela’nın Kolombiya’dan ayrılması üzerine istifa etmek zorunda kalmıştır. İspanyol askeri birliklerini buradan çıkardıktan sonra Ekvador ve Peru milliyetçilerine yardım etmiştir.

Simon Bolivar Kuzey Amerika’da olduğu gibi Güney Amerika’da da birlik kurmayı amaçlamıştır ancak burada A.B.D. gibi bir devlet kurulamayacağını bildiği için bu birliğin daha liberal olmasını öngörmüştür. [20] Ona göre İngilizlerin ve İspanyolların saldırısından kurtulmak için tek ve güçlü bir devlet gerekmektedir.[21] Simon Bolivar’ın Güney Amerika devletlerini tek idare altında toplama gayretleri 1825′de Panama’da kurulan Pan-Amerikan konferansı ile sonuçlanmıştır. Ancak tasarladığı birlik kurulamamıştır. Venezüella ve Ekvator Büyük Kolombiya’dan ayrıldıktan sonra Simon Bolivar da ülkesini terk edip Avrupa’ya gitmeyi düşünmüş fakat bu sırada ölmüştür. Öldüğünde törenle Caracas’a götürülerek orada gömülmüştür. [22]

Simon Bolivar’ın bölgede etkisi Bolivarcılık ideolojisiyle devam etmektedir. Bolivarcılık, Latin Amerika ülkelerinin, sömürgeciliğe/emperyalizme karşı ortak bir cephe olarak mücadele etmek zorunda olduklarını öğütleyen bir ideolojidir; buna göre kıtada büyük ve güçlü devletler kurulmalı ve bunlar Avrupa’ya karşı birlikte mücadele etmelidir.[23]

 

BüşraBüşra Öğütçü

Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

 

 


[1] Canan Kışlalıoğlu, 2000’den Günümüze Latin Amerika- A.B.D.- Karşılıklı Ekonomik Politik Yaptırımları: Venezüella, Bolivya, Peru Örnekleri, T.C. Selçuk Üniversitesi, S.B.E ,Yüksek Lisans Tezi,Konya,2008

[2] Canan Kışlalıoğlu,a.g.m.,syf :10

[3] FahirArmaoğlu, 19. Yüzyıl Siyasi Tarihi, Alkım Yayınevi,6. B, İstanbul, 2010,syf:975

[4] Armaoğlu, a.g.e,syf:976

[5] Armaoğlu, a.g.e.,syf:976

[6] Aylin Topal, Latin Amerika’yıAnlamak Neoliberalizm, Direniş ve Sol,  Yordam Kitap,İstanbul,2007,syf:11

[7] Topal, a.g.e.,syf:11

[8] Armaoğlu, a.g.e.,syf:977

[9] Armaoğlu, a.g.e.,syf:981

[10] Armaoğlu, a.g.e.,syf:982

[11] Armaoğlu, a.g.e.,syf:982

[12] http://www.britannica.com/EBchecked/topic/384920/Francisco-de-Miranda  (e.t.21.12.2012)

[13] http://latinamericanhistory.about.com/od/latinamericaindependence/a/09fmiranda.htm (e.t.21.12.2012)

[14] http://www.britannica.com/EBchecked/topic/384920/Francisco-de-Miranda (e.t.21.12.2012)

[15] http://www.britannica.com/EBchecked/topic/384920/Francisco-de-Miranda (e.t.21.12.2012)

[16] http://www.britannica.com/EBchecked/topic/384920/Francisco-de-Miranda (e.t.21.12.2012)

[17] http://www.britannica.com/EBchecked/topic/384920/Francisco-de-Miranda (e.t.21.12.2012)

[18] http://www.militaryheritage.com/bolivar.htm (e.t.:21.12.2012)

[19] http://www.nkfu.com/simon-bolivar-kimdir/ (e.t:).21.12.2012)

[20] Armaoğlu, a.g.e.,syf:980

[21] AKGEMİCİ Esra, Chavez Döneminde Venezüella’nın A.B.D’ye Yönelik Dış Politikası, T.C Ankara Üniversitesi S.B.E ,Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2011

[22] http://www.nkfu.com/simon-bolivar-kimdir/ (e.t:).21.12.2012)

[23] Topal, a.g.e.,syf:29

 

 

Busra Ogutcu (8 Posts)


By


Readers Comments (0)