Makale Analiz » Manşet » Samet Zenginoğlu » TR

Sanal Milliyetçilik

Şubat 23, 2013   ·   1 Comments

Sanal Milliyetçilik

21. yüzyılla birlikte globalleşme sürecinin özellikle ekonomi, bilgi–iletişim ve kültür alanlarında etkili olduğu bilinmektedir. Bu etkinin ekonomi ve kültür alanlarındaki yansımaları başka çalışmaların konusunu teşkil ederken, bilgi–iletişim alanındaki yansımaları, bireylerin çoğunun bizatihi yansımaları şekillendirmesi sebebiyle farklı bir anlam kazanmaktadır.

Bu konuda, dikkate değer bir yansıma, “sanal milliyetçilik” olarak tanımlanabilecek bir olgunun ortaya çıkmış olmasıdır. 20. yüzyılda Dünya sahnesinde zirveye ulaşmış olan milliyetçilik, 21. yüzyılla birlikte bir değişim ve dönüşüm içerisine girmiştir. Öyle ki, özellikle sosyal ağlar üzerinden, 20. yüzyıl milliyetçiliğinin izlerini taşıyan ve fakat farklı bir yöntem izleyen bir milliyetçilikle karşı karşıyayız.

Artık, ülkesel, bölgesel ya da küresel bir gelişmede, bu gelişmenin menfi neticelerinden endişe duyulduğu vakit, sosyal ağlar üzerinden ülkeler yıkılıp, inşa edilmekte; liderler devrilip, yerine uygun görülen yeni liderler getirilmekte; eleştirilen Dünya sisteminin yerine sahip olunan fikriyat çerçevesinde yeni Dünya sistemleri/düzenleri oluşturulmaktadır.

Elbette ki, bir görüşe karşı çıkmak, bir teze bir antitezle cevap vermek saygı kuralları çerçevesinde her bireyin en doğal hakkıdır. Lakin, birçok eleştirinin ve antitezin, hakaretamiz içeriğe sahip olması ve eleştirilen görüş ya da tez hakkında hızlı (fast) bir şekilde tutarlı ve gerçek kaynaklara ulaşılmaksızın ortaya konması, içerisinden çıkılması güç bir durumu ortaya çıkarmaktadır.

Bu sebeplerden ötürü, bir değişimin yaşandığı inkârı güç bir gerçekse de, bir diğer gerçek, sanal milliyetçiliğin, 20. yüzyıl milliyetçiliğini dönemsel koşullara uygun bir dönüşüm içerisine dâhil edememiş olmasıdır.

Soğuk Savaşın ardından ve 21. yüzyılla birlikte, birçok fikriyat, döneme uyarlanamadığı/ayak uyduramadığı gerekçesiyle eleştirilmiştir.  Dolayısıyla, şayet sanal milliyetçilik bu şekilde var olmaya devam ederse, muhteviyatı doldurulamaz ve kulaktan duyma verilerler ile uygulanmaya devam edilirse bu eleştiri haklılığını korumaya devam edecektir.

Bu durumun sadece Türkiye’ye özgü olmadığının belirtilmesinde fayda vardır. Ancak, malum, Türkiye’de teşhis ve tespitten önce çözüm reçetelerinin ortaya konmaya çalışılması, sorunun giriftleşmesinden öte bir anlam ifade etmemektedir. Bu nedenle, bu kısa yazının amacı, bir teşhis ve tespiti ortaya koyabilmektir. O da, anlatılanlar çerçevesinde, gelinen noktada sanal milliyetçiliğin bir vaka olduğu, ancak bu vakanın içeriğinin henüz doldurulamadığı ve bu nedenle de sorunların çözümüne herhangi bir katkıda bulunamadığıdır. Tartışılmaya ve çok daha farklı perspektiflerden ele alınmaya hazır olan bu vaka, konuşulmadığı ve değerlendirilmediği takdirde ise, içeriğin doldurulmamasına katkıda bulunulmaya devam edilecektir.

 

Samet Zenginoğlu

Uluslararası İlişliler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

Samet Zenginoglu (5 Posts)


By


Readers Comments (1)

  1. Emre Uğur says:

    SİBER MİLLİYETÇİLİK VE MİLLİYET OLGUSUNUN DÜNYA SİYASAL YELPAZESİNDEKİ YERİ

    Milliyetçilik kavramının ülkelerin iç siyasi zeminde malzeme haline gelmesi,1789 Fransız ihtilali ile başladığı,ardından küresel bir boyut haline geldiği ortadadır.Ancak milliyetçiliğin yüzyıllar geçtikçe muhtevasının değiştiği,iç politika yerine dış politikada vizyonsal nedenlerden dolayı önemli bir boyut kazandığı;değişen rejimler ve değişen sistemlerle ilintili olduğu,hukuksal zemininin de oluşturulduğu bir gerçektir.

    2O yüzyıl milliyetçiliğiyle 21 yüzyıl milliyetçiliği konjonktür gereği değişmiştir.2 Dünya Savaşı’ndaki Alman ve İtalyan milliyetçiliği,değişen 21 yüzyıl koşullarında üniversal milliyetçilik ölçütlerinde yapılıyor.Stratejik milliyetçilik ön plana çıkıyor.Yani kar’a dayanan milliyetçilik yapılıyor.

    Milliyetçilik behemehal artık siber savaşlar olarak boyut değiştirmiştir.Ülkelerin tarihsel nedenlerden dolayı artık fikir savaşları yapılıyor.Bunun en önemli ayağı siber savaşlar oluşturuyor.Özellikle askeri ve teknolojisi güçlü devletler siber savaşların en büyük kaynağıdır.Gelişen teknolojiyle artık bilgisayar hackerlarının bilgi teknolojisini kendi ülkelerinin menfaati doğrultusunda kullanarak siber milliyetçiliği uluslararası boyutta ehemmiyet kılması gözardı edilmemelidir.

    Milliyetlerin eskisi kadar değerlerini konvansiyonel olarak dayatma yöntemi geride kalmıştır.Günümüzde milliyetleri değerli haline getiren bilgi teknolojisini ve bilimi kullanmadaki yeteneğidir.Zira Devletler,hüviyetlerini dışarıya bilim ve teknolojideki gücüyle duyurmaktadır.

    Artık Devletlerin mazisi bir anlam ifade etmemektedir.Osmanlı,Sovyet Rusya ve diğer eski rejimler artık esamesi bile anılamıyacak kadar değersiz olmuştur.Dünya milliyetleri kavramı insanları entegre etmiş,binaenaleyh milliyetlerin iç ve dış zeminde milliyetini ön plana çıkararak politika yapmasına izin vermemiştir.Tabii burda askeri teknolojinin çok amaçlılık kapsamında,eskisi gibi bir güç gösterme şeklide değişmiştir.

    Dünyadaki önemli istihbaratlar(FB,CIA,MOSSAD)savaşlarını siber tarzda yürütmesi,yani sistemi yönlendirmesi milliyetlerin siyasal sisteme etkisini teknoloji yönüyle değerli kılıyor.İran,Türkiye gibi milliyetleri köklü olan Devletler,siyasal sistemlerde siber savaşlar noktasında etkisiz kalıyor ve bunun sonucunda dış politika nezdinde,karar verme ve kararlarda kilit rol oynayabilme alanı da doğmadan ortadan kalkıyor.