Gün Taş » Makale Analiz » Manşet » Orta Doğu

Kuzey Irak'taki Etnik Gruplar ve Kürtler

Nisan 16, 2013   ·   0 Comments

Kuzey Irak

            Musul Eyaleti Osmanlı Devleti zamanında Kuzey Irak diye bilinmekteydi. Bölgenin etnik ve sosyal yapısından dolayı devamlı iktidar kavgaları, iç çekişmeler ve aşiretler arası mücadeleler sık sık yaşanmaktaydı. Bölge Stratejik konumu ve petrol yataklarının bol olmasından dolayı yabancı devletlerin yeni stratejik oyunlarıyla sık sık gündemlerinde bulunmaktadır.

            Kuzey Irak Ortadoğu’ya açılan bir kapı olması dolaysıyla ve etnik yapısında Kürtleri, Arapları ve Türkmenleri barındırmasıyla, bir yandan Körfez Ülkelerinin bir yandan da Türkiye, İran ve Suriye’nin çeşitli stratejik girişimlerine uğramaktadır.            

            Kuzey Irak’ta bulunan etnik gruplardan Kürtleri inceleyen bu çalışma, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde; Kuzey Irak’ta, Kürtlerin dışında bulunan diğer etnik gruplardan Araplar ile Türkmenler kısaca ele alınmıştır. İkinci bölümde ise; Kürtlerin kökeninden başlanarak, dili, dini, sosyal yapısı ve siyasi partileri incelenmiştir. Üçüncü bölümde de Irak’ta bulunan Kürt siyasi partiler ele alanmıştır.

 

1-KUZEY IRAKTA BULUNAN ETNİK GRUPLAR

1.1-Kuzey Irak’ın Coğrafik Konumu

Osmanlı Devleti zamanında Musul olarak adlandırılan Kuzey Irak bugün Irak’ın kuzey bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölge; Irak’ın kuzey ve kuzeydoğu doğrultusunda uzanan dağlık kesimi ile Dicle ve Fırat nehri havzalarının yukarı kısmını oluşturan bölgeyi içine almakta; kısacası Tikrit’ten yukarıya doğru uzanan bölgenin tamamını içermektedir.[1]

Anılan bölge; dağlık bir bölge olup 438.000 kilometrekarelik alana sahip Irak Devletinin 1/7 sini oluşturan 75.000 kilometrekarelik alanı kapsamaktadır.[2]

Kuzey Irak bölgesi, etnik ve kültürel açıdan esas olarak Bahdinan ve Soran bölgeleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Kuzeyde, ekonomik ve sosyal açıdan daha geri ve dağlık bölgesi olan Bahdinan bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgenin güneyindeki en alt sınırını Erbil oluşturur. Kuzey Irak’ın ekonomik ve kültürel yönden en gelişmiş bölgesini de Süleymaniye oluşturmaktadır.[3]

Kuzey Irak; dünyanın en eski medeniyetlerine ev sahipliği yapan Mezopotamya içerisinde bulunan Irak Devletinin bir parçası olması nedeniyle, bünyesinde birçok etnik yapıları barındırmaktadır.

Bölgenin etnik dokusunu Kürtler, Türkmenler ve Araplar oluşturmaktadır.

1.2-Kuzey Irak’taki Etnik Gruplar

1.2.1-Araplar

İslam öncesi Irak bölgesinde Sasani Devletine bağlı Gasasina adında ve Suriye bölgesinde de Bizans İmparatorluğuna bağlı Menazira adında Arap Emirliklerinin varlıkları bilinmekteydi.[4] 642 senesinde Hazreti Ömer  tarafından alınan Musul, bu tarihten itibaren Arap nüfusunun göçüne maruz kalmıştır.[5]

Araplar, Irak’ta birbirinden fazla uzak olmayan Küfe ve Basra şehirlerini kurarak kabile grupları halinde buraya yerleşmeye devam etmişlerdir.[6] Böylelikle Araplar Irak’a ilk defa bu şekilde gelmeye ve ardından da yerleşmeye başlamışlardır.

Araplar bölgeye geldikleri tarih itibariyle dini inançları İslamiyet olması ve bölgeyi de tamamen fethetmeleri nedeniyle Kuzey Irak’ta bulunan aşiretlerin tümü müslümandır. Ancak bunlar arasında mezhepsel ayrılıklar bulunmaktadır.[7] Kerkük’te bulunan Tezhurmatu bölgesinde bulunan Niaymilerin Seyyid olarak bilinenlerin dışında bölgedeki Arap aşiretler arasında Rufai, Kadiri ve Nakşî tarikatlara rastlamak mümkündür.

            1.2.2-Türkmenler

Ortaasyanın kuzeyindeki steplerde yaşayan Türkler, daha milattan önceki yıllarda Horasan’a, Hazar’ın güneyine ve Kafkasya havalisine sık sık akınlarda bulunmuşlardır.[8] Bu akınlar sayesinde Türkmenler, Kafkasya’nın dışında bir çok coğrafyaya yayılmışlardır. Türkmenler, diğer topluluklarla olan sayısız savaşlar sonunda dağılmışlardır. Anayurtlarını terk eden Türkmenler dünyanın çeşitli bölgelerine dağılmışlardır. Irak da bunlardan birisiydi.[9]

Türkmen kelimesi, Selçuklu fütuhatını müteakip Anadolu ve Irak’ta yerleşen daha sonra Irak’ı vatan olarak benimseyen Türk boylarına verilen isim olmuştur.[10]

Irak’ta yaşayan Türkler için Türkmen tabiri özellikle I.Dünya Savaşı sonrası burada yaşayan insanları anavatandan ayırmak için kullanılmaya başlanmıştır. Burada yaşayan Türklerin, Türkiye’de yaşayan Türklerden farklı bir kökene sahip olduğunu ortaya koymak için özellikle Türkmen kelimesi seçilmiş ve Ortaasya da yaşayan Türklere bağlantılı oldukları öne sürülmüştür. Oysa ki; Irak Türkleri gerek yaşayışları gerek şiveleri ile Güneydoğu Anadolu’da yaşayan Türklerden pek bir farklılık göstermemektedir.[11]

Irak Türkmenlerinin yerleşme safhaları, Suriye sınırından başlayarak Bağdat’ın güney doğusundaki Bedre Kasabası’na çekilecek bir kavisin güneyinde kalmaktadır. Telefer’den başlayan Türk bölgesi, Musul’a doğru daralır. Burada tekrar genişler ve Kerkük yöresinde oldukça genişleyen Türk bölgesi Bedre Kasabası’na doğru tekrar daralır.[12]

Irak Türkleri, Telefer, Musul, Erbil, Altunköprü, Kerkük, Tuzhurmatu, Kifri, Kara Tepe, anekin, Mendeli ve Bağdat şehirlerinde yoğun olarak görülmektedir.

Türkmenlerinin hemen hemen hepsi Müslümandır. Müslümanlar da kendi içerisinde Şiiler ve suniler olmak üzere iki mezhebe ayrılmışlardır. Bu iki mezhepten de en çok olanı Sünnilerdir.

Türkmenlerin lisanları; Türkçe, Farsça, Kürtçe ve Arapça karışımıdır. Yani dört dili de konuşanlar mevcuttur. Bu diller içerisinde en çok Türkçe konuşulmaktadır.

1970 yılından sonra Türkmenlerin siyasi hareketleri başlamıştır. 1995 yılında bu hareketler Irak Türkmen Cephesi altında birleşmiştir. Kuzey Irak’ta 1997 yılının Ekim ayında toplanan 1.Türkmen Kurultayı, Irak Türkmenlerinin siyasal yapılarında önemli bir adım olarak tarihe geçmiştir.

Irak Türkmen Cephesi’nin bayrağı altında toplanan Türkmen siyasi hareketleri şunlardır:

  • Türkmen Kardaşlık Ocağı
  • Irak Milli Türkmen Partisi
  • Türkmeneli Partisi
  • Türkmen Bağımsızlık Hareketi

  Irak Türkmen Cephesi’nin bayrağı altında bulunmayan Türkmen siyasi hareketleri şunlardır.

  • Milliyetçi Demokrat Örgütü
  • Birlik ve Kardeşlik Partisi

            Şii Türkmen partileri ise şunlardır.

  • Irak Türkmen İslami Birliği
  • Türkmen İslami Hareketi
  • Türkmen Vefa Hareketi
  • Türkmen Kardeşlik Partisi (TKP)
  • Türkmen Birlik Partisi (TBP)
  • Kürdistan Türkmen Kültür Cemiyeti (KTKC)
  • Türkmen Kurtuluş Partisi (TKP)
  • Türkmen Liberal Demokratik Topluluğu (TLDT)
  • Türkmen Halk Partisi (THP)
  • Türkmen Doğuş Partisi (TDP).

            Kürt grupları bunların yanı sıra ITC’ye bir alternatif yaratmak amacıyla, kukla partileri tek çatı altında toplayıp “Demokratik Türkmen Cephesi Topluluğu (DTCT)” adlı bir kukla cephe oluşturmuştur.[13]

1.2.3-Kürtler

            Irak’ta Türkmenler ve Arapların dışında bulunan diğer etnik grup ise Kürtlerdir. Yukarıda Türkmenler ve Araplar hakkında kısa bir açıklama yapılmış olup Kürtleri ayrıca ve etraflıca ele alarak inceleyeceğiz.

2- KÜRTLER

2.1-Kürtlerin Kökeni

            Şimdiye kadar Kürtlerin kökeniyle ilgili çok şey yazılıp çizildi. Türk ve Kürt milliyetçiliği yapanlar meseleyi; böyle bir etnik kökenin olup olmadığına kadar götürdü. Hatta Kürtler diye bir topluluğun olmadığı bile dile getirildi.[14]

            Kürt tarihinin en ayrıntılı ve değerli kaynağı olan Şerefname de dahi Kürt boylarının kökeni hakkında bir görüş birliği yoktur. Şeref Han, daha ziyade birbirine zıt rivayetleri nakletmekte yetinmeye mecbur kalmıştır. Bu da Kürtlerin kökeni hakkında bir tarih sorunun olduğu göstermektedir.[15]

            Kürtlerin kökenleri meselesiyle alakalı tarihte bilinen üç önemli efsane vardır. Bunlardan birincisi Demirci Kawa-Zalim Dahhak efsanesi, ikincisi Türk Kağanı Oğuz Han’ın, Hz. Peygamber’e gönderdiği Büğdüz adli bir elçi ile alakalı olup üçüncüsü de Hz. Süleyman’ın odalıklarının Şeytanla münasebeti ile Kür toplumunun ortaya çıkmasına dair efsanedir.

2.1.1- Demirci Kawa-Zalim Dahhak efsanesi

            Birçok şark kaynağında değinilmiş olmakla beraber  ‘‘Zalim Dahhak’’ efsanesi teferruatlı bir şekilde ilk defa Firdevsi tarafından yazılan Şahname’de geçmektedir. Şeref Han bu efsaneyi 1596 tarihinde tanımladığı eserinde aynen almıştır.[16]

Bu efsaneye göre Kürtler, beyinlerinin alınıp Dahhak’ın iki omuzu üzerinde meydana gelen kansere benzer bir çıbana sürülmesi için öldürülmekten, boğazlanmaktan, başları kesilmekten kaçarak dağlara ve engin yerlere dağılan insanların soyundan gelmişlerdir.[17]

Efsaneden de anlaşılacağı üzere Kürtlerin kökeni İranlılara dayandırılmaktadır.

2.1.2-Türk Kağanı Oğuz Han’ın, Hz. Peygamber’e Gönderdiği Buğduz Adli Bir Elçi İle İlgili Efsane

            Buğduz, Oğuz Türk topluluklarının 24 boyundan biridir. Bu efsane ile Kürtlerin menşeyi Oğuz Türklerine çıkarılmaktadır. Şerefname’yi tercüme eden Mehmet Emin BOZARSLAN ilk efsaneyi yani Kürtleri İranlılığa çıkartan Zalim Dahhak efsanesini kabul ederken, bu ikinci efsaneyi uydurma olarak nitelendirmektedir.[18]

2.1.3-Hz.Süleyman’ın Odalıklarının Şeytanla Münasebeti İle Kürt Toplumunun Ortaya Çıkışına Dair Efsane

            Bu efsane[19] ile Kürtlerin kökeni Araplara dayandırılmaktadır. Bu efsane Şeref Han tarafından bazı tarihçilere atfedilerek, ‘’ Kürtler Allah’ın üzerinden perdeyi kaldırdığı bir cin topluluğudur. Cinlerin Havva’nın kızlarıyla evlendikleri, onlardan da Kürtlerin doğduğu şeklinde ifade olunmaktadır.[20]

Bu efsaneler dışında Kürtlerin kökenini Mezopotamya’da var olan eski kavimlere, Medlere, Ermenilere ve hatta Araplara dayandıran farklı görüşler öne sürülmüştür.

2.1.3.1-Kürtlerin Kökeninin Mezopotomyadaki Eski Kavimlere Dayandırılan Görüş

Bu görüşe göre Kürtlerin atası Kardukyada Kardu olarak zikredilen topluluktur. Bu topluluktan ilk bahseden Yunanlı general Xenephon(M.Ö.401-400)’dur. Kardukların ülkesi olarak gösterilen coğrafya, Dicle nehri ile Cudi dağı arasındaki bölgedir.[21]  

2.1.3.2-Kürtlerin Kökeninin Medlere Dayandığını İleri Süren Görüş

Bu görüşü ileri süren Minorsky ise; Kardukların doğusunda bulunan Kür-ti-e’lerin şimdiki Kürtlerin atası olduğuna ve  Kür-ti-e’lerin köken itibariyle Medler olduğunu ileri sürmüştür.[22]

2.1.3.3-Kürtlerin Kökeninin Ermenilere Dayandığını İleri Süren Görüş

Bu görüşü savunanlara göre Kürtler ile Ermeniler  fiziksel olarak birbirine benzerler. Bu yüzden bu görüşü savunurlar.

 

2.2Dil

Her milletin kendine has, fertlerinin anlaşmasını sağlayan, fertlerini sürükleyen, o fertlerin bir millet olmasında en önemli rolü oynayan kuvvetli bir bağ vardır ki oda ilidir.[23] Milletleri millet yapmada en önemli aktörlerden biri dildir.

            Kürtler, şu zamana kadar sistemli bir yazılı ya da sözlü dil geliştirememişlerdir. Günümüze kadar Kürtler, diğer Kürtlerle kendi ana dillerinde rahatça iletişim kuramadığı çeşitli diyalekt gruplara ayrılmıştır.[24]

            Kürt konusunda en önemli kaynak konumunda olan Şerefname bile Kürt denilen toplulukları konuştukları diaklektlere göre  dört  ana grubu ayırmıştır. Bunlar; Kurmançi(Kurmançi), Lor(Lori), Kelhur(Kelhuri), Goran(Gorani)[25]

            Kürtler arasında en çok konuşulan Kurmançidir. Kurmançi, Kuzey Kurmançisi (Bahdinani olarak da adlandırılır) ve Güney Kurmançisi (Sorani olarak da adlandırılır) olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kuzey Kurmançisi ya da Bahdinani, Türkiye’de Mardin, Botan, Hakkari, Van, Muş ve Erzurum’da, İran’da Urmiye gölü’nün Kuzeyinde ve batısındaki aşiretlerde, Suriye’de, Irak’ta ise Musul ve Sincarda konuşulmaktadır. Güney Kurmançisi ya da Sorani’nin konuşulduğu yerler ise Irak’ta Revanduz, Köysancak ve Süleymaniye; İran’da Senendaj, Mahabad ve Kirmanşah’tır. Soranice, Irak’ta devlet tarafından kullanılan ve okullarda öğretilen tek Kürt diyalektiğidir. Gorani, hem İran’da hem Irak’ta, Halepçe ve Mervandan, Dinavar, Hamedan, Kirmanşah, Hanekin ve Mandeli’ye dek uzanan bir bölgede hakimdir. Gurani aynı zamanda Kerkük yakınlarındaki kalabalık Kakai aşiretlerinde diyalektiğidir. Lur, aynı adı taşıyan bölgenin dili olmakla berber Kalhur, adını İranlı olan bir Kürt aşiretinden almıştır ve Kirmanşah bölgesinde daha yaygındır. Bu diyalektler dışında Kürtler arasında konuşulan bir başka diyalektik, özellikle Türkiyede yaşayan Kürtler arasında yaygın olan Zazaca’dır.[26]

            Kürtlerin yaşadığı bölgeye göre Kürtçede ki diyalekttik farklılık göstermektedir. Irak’ta, Kürtlerin yaşadıkları bölgeler konuşulan diyalektiğe göre Bahdinan (Kurmançi konuşulan yerler) ve Soran (Soranicenin konuşulduğu yerler) olmak üzere ayrılmıştır. Lehçedeki bu farklılık bu iki bölgede yaşayan aşiretler arasındaki ilişkilerde ve Kürtler arasındaki siyasal çatışmalarda da çok etkili olmuştur ve olmaktadır. Irak’ta Soranice’nin konuşuldu yerler ekonomik ve kültürel açıdan Kurmançi konuşulan dağlık bölgelerden daha gelişmiş durumdadır. Talabani’nin KYB’si hemen hemen tüm Sorani konuşulan bölgeleri kontrol etmektedir; Bahdinan ise, Mesud BARZANİ liderliğindeki KDP tarafından kontrol edilmektedir.[27]

2.3-Nüfus ve Yerleşme

            Irak’ta yapılan 1922-1924 ve 1935 nüfus sayımlarına göre Kürtlerin Irak’ın genel nüfusuna oranı, yaklaşık %23 olarak saptanmıştır. Irak’ın toplam nüfusu 1975’te yaklaşık 11 milyondur;  Kürtlerin nüfusu da aşağı yukarı 2-2,5 milyon tahmin edilmektedir. Irak’ın toplam nüfusu 1991 Yılı tahminlerine göre 18 milyondur. Irak’taki Kürtlerin genel nüfusa oranı ise %23’tür. Bu da yaklaşık olarak dört milyon yüz bindir.[28]

            2012 verilerine göre Irak’ın nüfusu 32 milyon civarındadır. Dini açıdan bakıldığında, Irak nüfusunun % 77’si Müslüman, %3’ü Hıristiyanlar (Süryani, Keldari, Asuri ve diğerleri de burada ele alınmış) . Etnik açıdan ise; %70-73’ü Arap, %10-12’si Türkmen, %17-20’si Kürttür.[29]

            Bölge, halk arasında tabir edilen Soran ve Bahdinan olarak ikiye bölünür, bu iki bölgeyi Zap suyu birbirinden ayırır. Zap suyunun doğusu Soran batısı ise Bahdinan’dır. Kurmançi konuşulan kuzey Bahdinan ile Soranice konuşulan güney arasında ekonomik ve kültürel farklılıklar vardır. Bahdinan ekonomik olarak geri kalmıştır ve aşiretçiliğin egemenliği altındadır. Güneydeki bölgeler ise daha şehirleşmiş, eğitim düzeyi ve ekonomik gelişmesi daha yüksektir.[30]

            Kürtlerin Arap ve Türkmenlerle yoğunlukta olarak Akra, Revanduz, Hacı Umran, Kala Diza, Halepçe, Süleymaniye, Erbil, Kerkük ve Musul şehirlerinde yaşamaktadırlar. Amerikan işgali sonrası bu bölgelere birçok Kürt getirilerek demografik yapı değiştirilmeye çalışılmıştır. Bu gayede en çok  Kerkük öne çıkmıştır.  Çünkü petrol yatakları bakımından kuzeydeki en verimli yer Kerkük’tür.

2.4-Sosyal Yapı

            Kürtlerin sosyal yapısının temeli aşiretlere dayanmaktadır. Kürt aşireti, gerçek ya da gerçek olduğu varsayılan ortak bir ataya dayanan ve akrabalık temelinde örgütlenmiş, genellikle toprak bütünlüğü olan ve kendine özgü bir içyapıya sahip sosyo-politik bir birimdir. Kürt aşireti, genelde üyelerinin dış saldırılar karşısında korunması, eski töre ve yaşam tarzının devam ettirilmesi amacıyla oluşmuştur81. Aşiretler kendi içlerinde alt aşiretlere bölünmüşlerdir. Bu alt gruplarda bir kez daha klân, sülale ve benzeri gibi daha küçük birimlere ayrılmıştır.[31]

            V.Minosky, Kürt sosyal yapısını üç ana gruba ayırmaktadır.

                        a- Reis

                        b- Reise bağlı savaşçı topluluklar.

                        c- Göçebeler, yarı göçebe yada yerleşik halk tabakası.

M.M.  Van Bruinessen, bu üçlü tasnifi kabul etmekle birlikte, aşiret yapısını daha da genele indirmekte ve Kürt aşiretlerinin iki önemli kast oluşturduklarını ileri sürmektedir.

                        a- Efendiler

                        b- Hizmetliler[32]

            Kürtlerin sosyal yapısının aşiretlere dayanmasından ötürü, aşiret reisleri her zaman devletin üzerinde bir kurum olarak teba tarafından kbul görmüştür. Burada önemli olan aşiret ve aşiretin başında bulunan reislerdir. İşte bu yapı ve anlayış Kürtlerin hemen hemen her alanda ortak olarak hareket etmelerini önlemiştir.

2.5-Dini Yapı

Kuzey Irak’ta yaşayan Kürtlerin büyük çoğunlunun dini İslam’dır. Yani bu bölgede yaşayanların büyük çoğunluğu Müslüman olup mezhep olarak da Sünni’dirler. Safevilerin ve takip eden dönemde İran’ın etkisinde kalan bölgeler Şii mezhebini benimsemişlerdir.

Bir başka deyişle Kürtler Sünni Müslümanlığın Şafii geleneğine mensupturlar. Müslüman Kürtlerin büyük çoğunluğu mistik sufi tarikatlardan birine bağlıdır. Özellikle Kürtler arasında en yaygın olan tarikatlar Kadiri Nakşibendi’dir. Talabani ailesinin kurucusu Sadate Nehri bir şeyhen icazet alarak şeyh olmuş tek Kürt Kadiri şeyidir. [33]

Bugün Irak’ta yaşayan Kürtler arasında tarikatların etkisi hala önemli derecede etkili olarak varlığını sürdürmektedir. Badinan Kürtleri arasında  Nakşibendilik varken, Sorani Kürtler arasında da Kadirilik anlayışı vardır.

 

3-KUZEY IRAKTA BULUNAN KÜRT SİYASİ HARKETLERİ    

3.1-Irak Kürtlerinin İlk  Siyasi Hareketleri

İngiliz yetkililer, Irak’ta kurdukları manda yönetimi altında Kürtlere boyun eğdirip onları yönetmek üzere bir Kadirî ailesi olan Berzenciler’e mensup şeyh Mahmud’useçmişlerdi.(tez deliceoğlu )  Şeyh Mah­mud bu ka­bi­le bağ­la­rı­nı ve di­nî söy­le­mi self-de­ter­mi­nas­yon çağ­rı­la­rı ile bir­leş­ti­re­rek ön­ce İn­gi­liz­le­re da­ha son­ra da Irak yö­ne­ti­mi­ne kar­şı ayak­lan­dı. 1930’lar­dan son­ra Kürt mu­ha­le­fe­tin li­der­li­ği Sü­ley­ma­ni­ye kö­ken­li Ka­di­ri Bar­zen­ci ai­le­sin­den, Mu­sul kö­ken­li Nak­şi­ben­di Bar­za­ni ai­le­si­ne geç­ti.[34]

Daha sonraki yıllarda Irak hükümetine karşı, Nakşibendi tarikatı lideri olan Barzani lider Şeyh Ahmed komutasında bir ayaklanma başlamıştır. Bu ayaklanma bastırılarak. Barzani kardeşler 1936 yılında Süleymaniye’ye sürgüne gönderilmişlerdir.  Burada Barzaniler tarafından HEWA adı ile bir parti kurulmuştur. Ayrıca 1934 yılında kurulan Irak Komünist Partisi yetkililerince de bu dönemde ilk Kürt siyasi gazetesi olan Azadi kurulmuştur.

1945 yılında Barzani Irak’tan İran’a sürgüne gönderilmiştir. Artık Kürt süregelen Kürt mücadelesi Irak’ın dışına da çıkmıştır. Yine bu yıl içerisinde IKP içerisinde bulunan  bir grup kişi tarafından Rizgari Kurd(Kürt Kurtuluşu)  adlı yeni bir parti kurulmuştur. Bu partinin en önemli icraatı ise, Kürtlerin kendi kaderini tayin ve egemenlik hakları için Birleşmiş Milletlere başvurmasıdır. Yine bu dönemde  Molla Mustafa Barzani ve bir Shurish delegesi olan Hamza Abdullah tarafından Irak’ta bir Kürt Demokratik Partisi kurulmaya çalışılıyordu. Ancak bu hem Rızgari hem de Shurish içerisinde bölünmelere neden olmuştu ve neticede Shurish kendini feshetmişti.[35]

Abdülkerim Kasım’ın, 14 Temmuz 1958 yılında Irak krallığını bir darbe ile devirerek, yerine Irak Cumhuriyetini kurmasının ardından meydana gelen değişiklikler Kürtler içinde bir dönüm noktası olmuştur. O zamana kadar el altından yürütülen KDP yasal ilan edilmiş ve SSCB’de sürgünde bulunan Barzani Kasım tarafından Irak’a çağrılmıştır. Irak’ta 27 Temmuz 1958’de geçici anayasa yayınlanmıştır. Bu anayasa ile ülkedeki siyasi özgürlükler güvence altına alınmıştır. Anayasada Kürtlerle ilgili olarak şu maddeler yer almıştır. Irak toplumu bütün vatandaşların tam bir işbirliğine ve vatandaşların hukuk ve özgürlüklerine saygı gösterilmesi esasına dayanır. Araplar ve Kürtler bu ülkede kardeş ve ortak olup anayasa onların bölünmez Irak içindeki ulusal haklarını garanti altına almaktadır.[36]

1958 Dev­ri­mi son­ra­sı­na kal­dı. 14 Tem­muz 1958’de Ge­ne­ral Kâ­sım’ın ger­çek­leş­tir­di­ği dar­be ile Irak’ta kral­lık dev­ril­di ve cum­hu­ri­yet ku­rul­du. Ama par­la­men­to­nun iş­ler­li­ği ve hal­kın ta­lep­le­ri­nin yö­ne­ti­me ne öl­çü­de yan­sı­dı­ğı cid­di bir so­ru işa­re­ti ola­rak kal­dı. Ger­çek­leş­ti­ri­len dar­be son­ra­sın­da hal­kın fark­lı ke­sim­le­ri­nin des­te­ği­ni ala­bil­mek, ilan edi­len cum­hu­ri­yet için ol­duk­ça önem­liy­di. Ay­rı­ca dar­be gi­bi bü­yük bir dö­nü­şüm son­ra­sın­da fark­lı top­lum­sal ke­sim­ler ye­ni ya­pı­lan­ma­dan ken­di­le­ri adı­na umut­lu idi­ler. Bu çer­çe­ve­de 1958 son­ra­sın­da Ab­dül­ke­rim Kâ­sım, Bar­za­ni’yi Irak’a da­vet et­ti ve ona pa­ra ve si­lah sağ­la­dı. Kâ­sım’ın Ku­veyt’e kar­şı iz­le­di­ği teh­dit­kâr ta­vır ve pet­rol po­li­ti­ka­sı Arap ül­ke­le­ri ve İn­gil­te­re ile ara­sı­nın bo­zul­ma­sı­na ne­den ol­du. Kâ­sım ile Bar­za­ni ara­sın­da­ki iliş­ki­ler 1961’de ta­raf­la­rın fark­lı bek­len­ti­le­ri ça­tış­ma­la­ra dö­nü­şe­ne ka­dar de­vam et­ti. Kürt­ler de ku­zey­de bir ayak­lan­ma baş­lat­tı. Bu şart­lar al­tın­da Ba­as Par­ti­si ile iş­bir­li­ği ya­pan or­du için­de­ki bir grup 8 Şu­bat 1963’te dar­be yap­tı. Ba­as Par­ti­si bu dar­be­de önem­li rol oy­na­dıy­sa da yö­ne­tim­de­ki et­kin­li­ği 9 ay sür­dü. Kâ­sım’ın yar­dım­cı­lı­ğı­nı ya­pan ama son­ra an­la­şa­ma­ya­rak ay­rı­lan Ab­düs­se­lam Arif cum­hur­baş­ka­nı ol­du ve 1963 so­nun­da Ba­as­çı­la­rı yö­ne­tim­den tas­fi­ye et­ti. 1963’te Kâ­sım yö­ne­ti­mi­nin dev­ril­me­sin­den son­ra Kürt­le­rin mer­ke­zî yö­ne­tim­le iliş­ki­le­ri so­run­lu ol­ma­ya de­vam et­ti. 1966’da Baş­ba­kan Ab­dur­rah­man el-Baz­zaz, Kürt is­yan­cı­la­ra af ge­tir­di; Kürt so­ru­nu­nun çö­zü­mü için 12 mad­de­lik bir prog­ram açık­la­mış ol­sa da bu prog­ram or­du­nun mu­ha­le­fe­ti ne­de­niy­le uy­gu­la­ma­ya ko­nu­la­ma­dı. Bu dö­nem Arif’in 1966’da bir uçak ka­za­sın­da öl­me­si­ne ka­dar de­vam et­ti.[37]

Ye­ri­ne ge­çen kar­de­şi Ab­dur­rah­man Arif’in yö­ne­ti­mi ise 1968’de Ge­ne­ral Ah­med Ha­san el-Be­kir li­der­li­ğin­de­ki Ba­as­çı­la­rın yap­tı­ğı dar­be­ye ka­dar sür­dü. Sad­dam Hü­se­yin, Be­kir’in yar­dım­cı­sıy­dı; ama yö­ne­tim­de ol­duk­ça et­kin­di. 1968’de Ba­as­çı­la­rın yö­ne­ti­mi ele ge­çir­me­le­ri son­ra­sın­da Kürt so­ru­nun çö­zü­mü yö­nün­de çe­şit­li gi­ri­şim­ler ol­du. Bu an­lam­da 11 Mart 1970’te açık­la­nan 15 mad­de­lik ma­ni­fes­to önem­li­dir. Bu ma­ni­fes­to ile Irak hal­kı­nın Arap­lar­dan ve Kürt­ler­den oluş­tu­ğu ka­bul edil­di; Kürt­le­re, nü­fu­sun ço­ğun­lu­ğu­nu oluş­tur­duk­la­rı böl­ge­ler­de dört yıl için­de oto­no­mi­nin ya­nı sı­ra, nü­fus­la­rı ora­nın­da hü­kü­met­te tem­sil edil­me­le­ri sö­zü ve­ril­di. Bun­la­ra kar­şı­lık Kürt­ler de peş­mer­ge­le­ri si­lah­sız­lan­dı­ra­cak, ağır si­lah­la­rı­nı ve rad­yo ve­ri­ci­le­ri­ni hü­kü­me­te tes­lim ede­cek­ler­di. Bu ma­ni­fes­to ve 1974’te­ki ka­nu­ni dü­zen­le­me­ler­le Kürt­le­re do­ğal kay­nak­lar üze­rin­de kıs­mi kon­trol hak­kı da ve­ril­di; ama iç gü­ven­lik, sa­vun­ma ve dış iliş­ki­ler mer­ke­zî yö­ne­ti­min kon­tro­lün­de kal­dı.[38]

İran, 1972’de Barzani’yi maddi ve lojistik bakımdan destekliyordu. Baas’ın, 1972’de Irak petrollerini millileştirilmesiyle birlikte CIA’de Kürtleri gizlice desteklemeye başlamıştır. Barzani, 1973’te The Washington Post’a şu beyanda bulunmuştur: “Eğer ABD bizi kurtlardan korursa, ABD politikaları doğrultusunda hareket etmeye hazırız. Yeterli destek verildiği takdirde petrol yataklarının denetimini ele geçirebilir ve kullanım haklarını bir Amerikan şirketiyle paylaşabiliriz”121. O dönemde söylenen bu sözler 2003’te Amerikanın bölgeyi işgal etmesinin ardında yatan nedenlerden biridir. Resmi olarak bir açıklama yapılmasa bile bugün Irak petrollerinin pay edildiği ve ABD ile İsrail şirketlerinin gayri resmi bir şekilde bu petrolü işlettiği şeklinde iddialar ileri sürülmektedir.[39]

3.2-Kuzey Irak’taki Kürt Siyasî Partileri

 

3.2.1-Kürdistan Demokratik Partisi (KDP)

Irak’taki Kürdistan Demokratik Partisi, Molla Mustafa Barzani’nin önderliğinde İran Kürdistan Demokratik Partisi model alınarak kurulmuştur. KDP, 1946’da etkin olmaya başlamıştır.(tez delice…) 1987’den beri partinin liderliğini sürdüren Mesud Barzanidir. KDP, Marksist-Leninist ideolojiden esinlenmiştir. KDP’nin etkin olduğu yerler,Kuzey kurrmançisi’nin konuşulduğu yerler özelliklede Erbil ve Dohuk’tur.[40]

 Günümüz açısından KDP Kürdistan Bölgesel  Yönetiminin önemli bir partisidir. 2005 Irak meclis seçimlerine Kürdistan Yurtseverler Birliği ile birlikte girmiş ve mecliste 53 milletvekili çıkarmışlardır.[41] Kürdistan Demokrat Partisi, Kurmançi lehçesinin konuşulduğu Türkiye sınırına yakın yerlerde güçlüdür ve kuzey Kürt geleneklerini bünyesinde taşıyan bir davranış tarzını temsil eder. Kuzeyliler, Talabani yönetimindeki KYB’yi mert olmayan içerikten çok şekle önem veren, onurlarını korumak için nadiren ölmeye hazır olan ve yiğitlikten çok hile ile yönetmeyi meslek edinmiş bir örgüt olarak görür. Ailesel olan bu parti, aşiret reisleri, yerel büyükler ve klan liderleri aracılığıyla güçlü bir kitle temeline sahip olmuştur. Barzanilerin taraftarları gelenekçidir ve içe dönük insanlardır. KDP, aşiret tabanlı demokrasi geleneğini sürdürmektedir. Barzaniler kendi taraftarlarına aynı geniş ailenin bir üyesiymiş gibi davranırlar.[42]

KDP ile KYP arasında her zaman bir çekişme olmuştur. Bu çekişmeler nedeniyle aralarında hep bir anlaşmazlık söz konusudur. Her iki parti arasındaki anlaşmazlığın nedeni, Kürtler üzerindeki liderlik ve Habur sınır kapısından elde edilen gelirlerdi. Özellikle bu sınır kapısının KDP’nin kontrolünde olması ve bu sınır kapısından yönetilen trafikten ciddi oaranda gelir elde etmesi ve bu gelirin kendi tekelinde olması KYB ile arasında çatışmalara neden olmuştur. Bunun dışında her iki parti de Kürt davasının öncüsü olduğunu iddia etmektedir. Her iki tarafta nüfuzlarını, etkin oldukları bölgelerden diğerinin etkin olduğu yerlere doğru genişletmeye çalışmıştır. Bu da aralarında sürekli çatışmalara neden olmuş ve bundan zarar gören arada kalan diğer Kürt grupları olmuştur. Ancak son dönemde KYB, Kürtler arasında biraz daha fazla itibar kazansa da bir çok İslami Kürt partisi de azımsanmayacak kadar güçlenmiştir.[43]

 

3.2.2-Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi (KYB)

Partinin kurucusu, 1964 yılında Barzani’nin darbesiyle partiden uzaklaştırılan İbrahim Ahmed’in damadı olan Celal Talabani’dir. Talabani 1976 yılında Barzani’nin Şam ve Beyrut temsilciliğini yaparken, KDP’nin diğer muhalifleri ile birleşerek Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisini kurmuştur KYB Mao’cu ve aşırı Solcu bir ideolojiye sahipti ama son dönemde bu ideolojisinden vazgeçmiş gibi görünmektedir. Partinin etkin olduğu yerler Kuzey Irak’ta Soranice konuşulan yerlerdir. Süleymaniye partinin üssü durumundadır. Lakin, Ocak 2005 seçimleri partinin etkinlik alanının Kurmanci konuşulan yerlere kaydığını ve Talabani’nin Kürtler arsında prestijinin arttığını göstermektedir.(tez delice..) 2005 Irak meclis seçimlerine Kürdistan Yurtseverler Birliği ile birlikte girmiş ve mecliste 53 milletvekili çıkarmışlardır.[44]

‘’Kürdistan Demokrat Partisi) Kürt Partilerinin kamuoyunda en tanınmış iki partisinden biri olan Kürdistan Yurtseverler Birliği, Kürt dilinin en gelişmiş lehçesi olan Soranice’nin kullanıldığı yerlerde güçlüdür. Sorani lehçesi yazı dili bakımından kolaylık sağladığı için KYB, kültürel alanda daha etkili bir görünüm taşımaktadır. KYB, sosyalist ve Komünistleri geniş oranda bünyesinde barındıran bir partidir. Fakat partinin ideolojisi sosyal demokrat niteliktedir.[45]

           

3.2.3-Irak Kürdistanı Sosyalist Partisi (IKSP)

1978 yılında KYB ve KDP arasında yaşanan çatışmalar sonucunda, Kürdistan Sosyalist Hareketi’nin başkomutanı Resul Mamand 1979 KYB’den ayrıldı. KDP’den ayrılan Mahmud Osman’la beraber 1979’da Kürdistan Birleşik Sosyalist Partisini kurdular.1981’de yapılan ilk kongrede partinin ismini Irak Kürdistanı Sosyalist Partisi olarak değiştirdi.[46]

3.2.4-Komela (Toplum)

1970’li yılların başında ortaya çıkan Komela Irak, yerel Kürt politik partilerin kendi aralarındaki düşmanlıklar ve iç çekişmelerle altüst olmuş bir parti olarak değerlendirilebilir. Barzani liderliğindeki Kürt başkaldırısının 1975’te yenilmesinden sonra Avrupa’daki Kürt öğrenci derneklerinde yer alan KDP sempatizanların, standart solcu terminolojisiyle “ gerici, merkezci, uzlaşmacı ve sahtekar olmakla suçlayarak onları buralardan uzaklaştırmanın bir aracı haline geldi.[47]

 

3.2.5-Kürdistan Halkçı Demokratik Parti (KHDP)

Partinin kurucusu, 1979 yılında kadar KDP’de olan ve daha sonra ayrılan Sami Abdurrahmandır.

 

3.2.6-Irak Komünist Partisi (IKP)

Irak Komünist Partisi, temelde bir Kürt partisi değildir fakat Kürtlerden büyük destek görmüştür. Kürt kolunu 1950’lerde IKP genel sekreterliğinde bulunmuş olan Bahaddin Nuri tarafından 1984’te Süleymaniye’de kurulmuştur(Tez delice).

 

3.2.7-Kürt Devrimci Hizbullahı

Ethem Barzani liderliğinde faaliyet gösteren bu grup Irak’ta son yirmi yıl boyunca artan İslamî uyanışın bir sonucudur. Bu grubun liderlerinin ve üyelerinin çoğu Barzani aşiretine mensuptur. Grubun etki alanı, Hacı İmran olmak üzere Irak’ın İran sınırındaki doğu bölgeleridir.[48]

 

3.2.8-Irak Kürdistanı İslamî Hareketi (IKİH)

Irak Kürdistani İslamî Hareketi, 1986’da Şeyh Osman Abdülaziz tarafından kurulmuştur. Parti kendini Sünni bir hareket olarak lanse etmiştir. Partinin ilk destekçileri radikal ve genç olan yerel Din Alimleri Birliğidir.[49]

 

3.2.9-Kürdistan İslamî Birliği

Kuzey Irak’taki ılımlı İslam’ın örneğidir. Ocak 2005 seçimlerinde Irak Ulusal Meclisi ve Kürt Yerel Parlamento seçimlerine Kürt Ortak İttifakı çevresinde katılırken İl genel meclis seçimlerine bağımsız bir liste ile katılmıştır. Birlik seçimde Erbil’de 22.523, Süleymaniye’de 75.008 ve Dohuk’ta da 35.675oy alarak toplamda 134.206 oyla, KDP ile KYB’nin ardından üçüncü sırada yer almıştır.[50]

 

3.2.10-Irak Kürdistani İslamî Cemiyeti

            Cemiyet, Kürdistan İslamî Hareketi’nin halefi durumundadır. Cemiyet, Irak’taki her üç seçime de bağımsız bir liste ile katılmıştır. Ocak 2005 Irak Ulusal Meclisi seçimlerinden 60.592 oy alarak iki milletvekili çıkarmıştır. Kürt Yerel Parlamento seçiminden ise 85.237 oyalarak ikinci sırada yer almıştır. İl genel meclisi seçimlerinde ise dördüncü sırada yer almıştır.[51]

 

SONUÇ

 

            Osmanlı Devleti zamanında Musul olarak bilinen Kuzey Irak bugün Tikrit’ten yukarıya doğru uzanan ve Dicle ile Fırat nehri havzalarının yukarı kısmını oluşturan yere verilen isimdir. Kuzey Irak, günümüzde Irak’ın etnik gruplar açısından en karmaşık ve etnik çekişmelerin en hareketli olduğu yerdir. Bu bölge de varlık gösteren etnik gruplar ise; Türkmenler, Araplar ve Kürtlerdir.

            Kuzey Irak’taki etnik gruplardan Kürtlerin yapısal özelliklerinin temeli aşiretlere dayanmaktadır. Kürt halkı arasında aşiret devletten, aşiret reisi de devlet başkanından daha öndedir yani daha üstündür. Bu da aşiretler arasında çekişmelere neden olmaktadır. Kürtlerin kendi arasında ki bu çekişmeler ayrıca diğer etnik gruplarla da yaşanmaktadır.

            Bir araya gelemeyen Kürtler çok sayıda siyasi partiler kurmuşlardır. Bu partilerin en önemli çoğunluğa sahip olan iki parti vardır.  Birincisi; Barzaniler tarafından kurulan ve halen onlar tarafından yönetilen Kürdistan Demokratik Partisi(KDP)’dir.   İkincisi ise; Talabaniler tarafından kurulan ve halen onlar tarafından yönetilen Kürdistan Yurtseverler Birliği Partisi(KYB)’dir. Bu iki parti arasında bölgede ki en etkin aktör olma isteğinden dolayı kurulmalarından itibaren bugüne kadar halen bir çekişme bulunmaktadır.

            Sonuç olarak; Kuzey Irak’ta bulunan etnik, dini ve sosyal yapı, bu bölgeye sınırı olan Türkiye, Suriye ve İran ile Körfez Ülkeleri açısından da önemlidir. Çünkü Kuzey Irak’ta bulunan bu etnik gruplar bu ülkelerde de uzantılarını bulmaktadır. Bu nedenle bu ülkeler bölgede hassas bir denge politikası uygulamaktadır.

 

Gün TaşGün Taş

Uluslararası İlişkiler Uzmanı

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. Yazara E-Posta atmak için tıklayın.

KAYNAKLAR

1- Bugün Gazetesi,’’Kürtler Nereden Geliyor? İşte Kökenleri’’ ,12 Şubat 2008

2- ‘‘Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi’’, www.bilgesam.org.

3- ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.44

4- DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

5- HAZAR, Mehmet,’’Irak Türkmenlerinin Dünü ve Tükçesi’’Cilt 1, Sy.4,Türkish Studies Dergisi,

6- KARADAĞ,Haluk,” İkinci Körfez Harekatı Sonrası Türkiye’nin Kuzey Irak Politikası”, (Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi),Ankara, 2007

7- KILIÇ,Sezen, Atatürk araştırma Merkezi Dergisi,Sayı.71,’’Musul Sorunu ve Lozan’’

8- www.anlayis.net. ‘’ Irak ta Kürt Hareketi’’

9- www.vikipedia.org.‘’Kürdistan Demokrat Partisi’’

10- www.turktoresi.com.

 


[1]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[2]KARADAĞ,Haluk,” İkinci Körfez Harekatı Sonrası Türkiye’nin Kuzey Irak Politikası”, (Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi),Ankara, 2007

[3]KARADAĞ,Haluk,” İkinci Körfez Harekatı Sonrası Türkiye’nin Kuzey Irak Politikası”, (Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi),Ankara, 2007

[4]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[5] KILIÇ,Sezen, Atatürk araştırma Merkezi Dergisi,Sayı.71,’’Musul Sorunu ve Lozan’’

[6]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[7] www.turktoresi.com.

[8]HAZAR, Mehmet,’’Irak Türkmenlerinin Dünü ve Tükçesi’’Cilt 1, Sy.4,Türkish Studies Dergisi,

[9]HAZAR, Mehmet,’’Irak Türkmenlerinin Dünü ve Tükçesi’’Cilt 1, Sy.4,Türkish Studies Dergisi,

[10]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[11] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[12] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

 

[13] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[14] Bugün Gazetesi,’’Kürtler Nereden Geliyor? İşte Kökenleri’’ ,12 Şubat 2008

[15] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[16] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.44

[17] ÇAY, Abdulhalûk M., a.g.e., s.44 ‘’ “Dahhak,Bişdadiler’in büyük

hükümdarı Cemşid’den sonra İran ve Turan tahtına oturup ülkelere tasallut eden beşinci hükümdarıydı. O kadar Allah’tan korkmaz ve sakınmaz ceberut ve haddini aşmış bir hükümdardı ki, bu yüzden bazı tarihçiler, şiddet ve ceberrutundan ötürü tarihte Şeddad şanıyla ün yapan hükümdarın ta kendisi olduğunu öne sürmüşlerdir. Bu hükümdarın yaratılışındaki ceberut ve şiddete rağmen,yüce tanrı kendisini,ejderha ve yılanın başına benzer iki kemiğin çıkmasıyla müptela kıldı. Bu hekimler tarafından “kanser” denilen bir hastalıktı.Bu garip hastalıktan,yakalandığı acı ve ıstırap nöbetlerinden dolayı, Dahhak’ın rahatı iyice kaçtı.Ayrıca bu hastalığı iyileştirmeye çalışan tedavisini üzerine alan hünerli tabiplerde bu uğurda olanca çabalarını harcamalarına rağmen,çaresizlik içinde kaldılar. Nihayet günün birinde mel’un şeytan, Dahhak’ı muayene etmek ve ona iyileştirici bir ilaç salık vermek isteyen bir tabip kılığında çıkageldi. Bu şahıs Dahhak’la karşılaşınca, “senin iyileşmen,bu kanserli çıban başına genç insanoğullarının beyinlerinin sürülmesine bağlıdır.”dedi. Esef edilecek durum, yöneticilerinde bu melunun öğüdüne uygun olarak hareket etmeleri oldu. Rastlantı olarak acı durdu. Istırap da tamamen hafifledi. Kansere beyin sürüldükçe hasta kendisini iyi hissediyordu artık. Bunun üzerine iş başındaki yöneticiler,günde iki kişinin öldürülmesine ve beyinlerinin alınarak kansere, hiç iyileşmeyen bu garip hastalığa sürülmesine karar verdiler. Bu durum,taşıdığı yüz karası zulme ve açık haksızlığa rağmen bir süre devam etti.Sonunda,günde iki kişiyi, öldürüp beyinlerini almakla görevli adamın gönlü iğrendi. Alicenap bir duygu ve acıma kendisine galebe çaldı.Sonra,günde bir kişi öldürmekle yetinmeye, onun beynine bir kuzu beynini eklemeye ve öbür kişiyi serbest bırakıp kendisine şehir ve meskûn yerleri terk etmesini, insanoğlunun izlerinden hali bulunan dağları ve engin yerleri yurt edinmesini tembih etmeye karar verdi. Bu insani davranış, yani her gün bir kişinin serbest bırakılması,meskûn olmayan arazideki bir alanda,bir çok diyalekt konuşan ve çeşitli topluluklardan gelen insanoğullarından büyük bir topluluğun meydana gelmesine yol açtı. Bunlar evlendiler ve ürediler. Sonunda çocukları ve torunları bütün o geniş yöreleri doldurdular ve bütün bu insanlara Kürt adı verildi”

[18] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.44-46, “Hz.Muhammed’in Peygamberliği’nin ünü ufuklara yayıldığı, İslamiyet’in çağrı sesinin yankısı dünyanın her tarafına yansıdığı,ülkelerin Kralları ve memleketlerinin,iklimlerin sultanları bu yeni görünümle ilgilenip,bu yüce efendinin önünde eğilmek ve ona bütün içtenlik ve coşkuluklarıyla itaatini sunmak şerefini kazanmak istedikleri zaman, o sırada Türkistan’ın en büyük hükümdarlarından biri olan Oğuz han, Medine-i Münevvere’de bulunan Peygamberlerin övüncü ve yaratılmışların efendisine bir heyet gönderdi.Bu heyetin başında da Kürt büyüklerinden ve ileri gelenlerinden BUĞDUZ adlı bir kişi vardı.Kendisi çirkin görünüşlü kaba, katı kalpli, ele avuca sığmaz bir kişiydi.Çirkin görünüşlü iri yapılı bu elçi peygamber’in gözüne görününce peygamber’in canı sıkıldı ve ondan şiddetle nefret etti.Elçiye, kabilesi ve mensup olduğu soy sorulunca, Kürt topluluğundan olduğu cevabını verdi.İşte o zaman peygamber, Kürtlere beddua ederek şöyle dedi: Yüce Allah bu topluluğu, kendi arasında ittifak’a ve birleşmeye muvaffak etmesin yoksa birleştikleri taktirde onların elleriyle dünya yok olur”

[19] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006 “…bu kral tacını kaybettiği zaman,Şeytan Casad , İsyankar dişi kölelerine saldırdı veonları hamile bıraktı,inanan köleler ise, onun saldırılarını önlemek için Allah’tan yardım dilediler.Allah tacını iade edince Süleyman ,şeytanla olan birleşmelerinden dolayı kölelerin çocuk dünyaya getirdiklerini öğrenince, onları dağlara ve vadilere sürdü ve çocukların orada anneleriyle yerleşmelerine müsaade etti.Aileleri zamanla çoğaldı ve Kürt ırkının aslını meydana getirdiler.

[20] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.49

[21] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.40

[22]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[23] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.145

[24]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[25] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.147

[26]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[27]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[28]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[29]‘’Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi’’, www.bilgesam.org.

[30] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

 

[31]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[32] ÇAY, Abdulhalûk M., Her yönüyle Kürt Dosyası, Ankara 2008, s.339-340

[33]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[34] www.anlayis.net. ‘’ Irak ta Kürt Hareketi’’

[35]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[36]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[37] www.anlayis.net. ‘’ Irak ta Kürt Hareketi’’

[38] www.anlayis.net. ‘’ Irak ta Kürt Hareketi’’

[39]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[40] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[41]www.vikipedia.org, ‘’Kürdistan Demokrat Partisi’’

[42]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[43]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[44]www.vikipedia.org.

[45]DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[46] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[47] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[48] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

[49] DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

50-51DELİCEOĞLU, Sabriye,” Kuzey Irak’taki etnik ve Dini Gruplar ve Bölge Politikalarındakietkileri”, (Marmara Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Enstitüsü Siyasi Tarih ve Uluslararası İlişkiler Anadabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi),İstanbul, 2006

 

Politik Akademi (130 Posts)

2007'den bu güne "Değiştirmek için anlamak, anlamak için Politik Akademi" sloganıyla "Dünya"nın haber ve analizini veriyoruz...


By


Readers Comments (0)