ABD » Engin Özpınar » Makale Analiz » Orta Doğu

Ortadoğu’da “Suriye” Alarmı ve Olasılıklar

Ağustos 29, 2013   ·   0 Comments

ABD’ye göre Suriye’de kimyasal silah kullanan taraf Şam yönetimi, yani Esad…

Peki, kanıt var mı? Kanıt yok. BM uzmanlarının incelemesi henüz sonuçlanmadı.

Ancak Washington beklemek istemiyor.

İyi de neye dayanarak askeri müdahale kararı alıyor?

***

Şöyle bir öykü anlatılıyor:

Amerikan istihbarat servisleri Suriye Savunma Bakanlığı’nı dinlerken…

Kimyasal silah biriminin başındaki komutanla bir bakanlık yetkilisinin görüşmesini yakalıyor.

Görüşme, tam da kimyasal saldırı saatlerine denk gelmesin mi?

İddiaya göre, görüşmenin içeriği kimyasal silahın Suriye ordusu tarafından kullanıldığını açığa çıkarıyor.

 

Washington, elde edilen bu bilgiyi olay yerinde çekilen video görüntüleri ve görgü tanıklarıyla doktorların ifadelerinden doğruladığını bildiriyor.

***

Eh, bu durumda BM uzmanlarının saldırının meydana geldiği bölgede araştırma yapmasına da hiç gerek kalmıyor. Uzmanlar boşuna çabalıyorlar.

Bundan sonra BM denetçisi çıkıp “Araştırdık, inceledik, tanıkları dinledik, kimyasal silah kullanan taraf Suriye muhalefetidir” diyebilir mi?

Belli ki uzun zamandır bir bahane yaratmaya çalışıyordu ABD ve müttefikleri…

Sonunda bir kimyasal saldırı bahanesi icat ettiler. Ettiler ama herkesi inandırmaları kolay değil.

***

Örnekse Suriyeli Kürtlerin itirazı…

PYD lideri Salih Müslim (Türkiye’de de resmi kabul görmüştü) Esad’ın iç savaşta böylesine güçlendiği bir dönemde kimyasal silah kullanmak gibi bir mantıksızlığa düşmeyeceğini savunarak, “Kimyasal saldırı rejimi suçlu çıkarmak isteyenlerin işi olabilir” diyor.

Bir başka örnek, muhalif örgütlerden Suriye Ulusal Koordinasyon Kurulu liderlerinden Heysem el Menna’nın tepkisi…

Human Rights Watch ödüllü Suriyeli akademisyen Menna ülkesine yapılacak askeri müdahaleye karşı çıkıyor ve “Müdahalenin her ne şekilde olursa olsun Suriye halkına ve vatana yapılmış bir saldırı olacağını” savunuyor.

***

Suriye’de rejime karşı mücadele eden muhalif liderler arasından iki önemli ismin görüşleri böyle…

Geride kalanlar arasında El Kaide, El Nusra gibi silahlı örgütler öne çıkıyor.

Robert Fisk, Independent’taki son makalesinde, “ABD ve El Kaide Suriye’de aynı saflarda” diyor ve ekliyor: “11 Eylül’de binlerce kişiyi öldürenler, o öldürdükleri binlerce masum insanın ülkesinin yanında savaşacaklar.”

Fisk’in ironisi Amerika ve İngiltere’de savaş hazırlıkları yapanları utandırır mı acaba?

***

Ya kamuoyu? ABD’de kamuoyu nasıl bakıyor Suriye’ye müdahale işine?

Askeri müdahaleye karşı çıkanlar çoğunlukta.

Yani Afganistan ve Irak savaşlarında olduğu gibi destek yok Suriye’de savaşa.

Destek olmayınca müdahaleye “Suriye’de rejim değişikliğine yol açmayacak” incelikte ayar vermekten söz ediliyor.

Dalga geçer gibi…

***

Peki ABD, İngiltere ve Fransa Suriye’ye saldırdı, diyelim. Sonra ne olur?

Suriye’nin savunma gücü nereye kadar dayanabilir?

İran ne yapar?

İsrail, iddia edildiği gibi, gerçekten bir felaketle karşı karşıya kalır mı?

Suriye içinde dengeler değişir mi?

Rusya, Ortadoğu ile bağlarının kesilmesine sessiz kalabilir mi?

Bunların hiçbirine, kesin yanıtlar verilemiyor.

***

Ne ki müdahalenin, tüm bölge açısından çok ağır siyasi ve askeri bedelleri olacağına hiç kuşku yok.

Engin ÖzpınarEngin Özpınar

Olay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Yazarın tüm yazıları için tıklayın. / Yazara E-Posta atamak için tıklayın.

Engin Ozpinar (90 Posts)

Gazeteci ve Olay Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni.


By


Readers Comments (0)