AB » Makale Analiz » Manşet » Politik Akademi » SSCB - Rusya

Dnestryanı Sorunu ve Çözüm Arayışları

Kasım 27, 2013   ·   0 Comments

 

Sorunun Tarihi ve Nedenleri

Sorunun ilk tohumları SSCB döneminde ortaya çıkmış ve bundan sonra zaman-zaman gelişmeye başlamıştır. SSCB dağıldıktan sonra sonuçta çeşitli eski Sovyet ülkelerinde iç çatışmalar oluştu ve bununla birlikte Moldova’da da mevcut döneme henüz çözüm bulmayan Dnestryanı sorunu da ortaya çıkmış oldu.

Çatışmaya neden olan faktör Moldova parlamentosunun 1989 yılında resmi devlet dili ile ilgili karar kabul ederek , Moldovan dilini devlet dili ilan etmesi ve alfabeyi Kiril qrafikasından Latin qrafikasına değişmesi olmuşdur. Dnestryanı nüfusu bu kararı Moldovan milletinin ve dilinin hakim millet gibi , dil ilan edilmesi , ülkede yaşayan diğer milletlerin ise ikinci dereceli kabul edilmesi gibi kabul etti. Kararın yerlerde uygulaması ise duyguları daha da coşturdu ve direniş hareketi başlandı.

1990 yılının Aralık ayında referandum geçirilerek, Dnesrtyanı Moldova Cumhuriyeti “bağımsız devlet” ilan edilir. Resmi sonuçlara göre , seçim hakkı olan nüfusun yüzde 97,7‘si “bağımsızlığın” lehine oy kullandı.

Taraflar arasında derinleşen uçurum 1992 yılında silahlı çatışma ile sonuçlanır ve her iki taraftan 700 kadar kayıp kaydedildi. O zaman Dnestryanı’da Rusya’nın 14. ordusu , General Lebedin yönetimi ile ayrılıkçıların savunmasına kalkmış ve Moldova kuvvetlerini geri püskürtmüştü. Bununla da, silahlı çatışmaya son verildi.

22 Temmuzda Rusya ve Moldova liderleri Boris Yeltsin ve Mircea Snequr arasında ateşkes anlaşması imzalandı . O zamandan sorunun çözümü yönünde görüşmeler başladıldı.

Görüşmeler Dönemi

1993-1997 yılları (Dnestr görüşmeleri) Dnestr ve Moldova görüşmeleri başarısız bir sonuç kimi hatırlanıyor. Görüşmeler süreci öncelikle Dnestryanı ile Moldova yöneticileri arasında başlasa da, sonradan format genişledi. AGİT 1993 yılından arabulucu gibi görüşmeler sürecine katıldı ve Moldova yönetimi 1994 yılından 1997 yılına kadar taraflar arasında imzalanan 80’e kadar belgenin gerçekleşmesinden vazgeçti , bununla da , görüşmeler durduruldu .

1997-1998 yılları (Odessa görüşmeleri) Rusya daha sonra 1997 yılından itibaren ise Ukrayna görüşmeler sürecine garantör gibi katıldı. Çözüm sürecinin en aktif dönemi 1997-1998 yılları olarak kabul edilir. 1998’de Odessa’ya ilişkilerin normalleştirilmesi ve karşılıklı güvenin oluşturulmasıyla ilgili belge imzalandı.

2002-2003 yılları (Kozan ve Bratislava görüşmeleri) Görüşmelerin sonucu olarak 2002 yılında Bratislava danışmanlık formatta belge imzalanır ve 2003 yılında ” Kozak memorandumu ” hazırlanıyor . Bu projede sorunun federatif yolla çözümü seçeneği teklif ediliyordu . Fakat imzasına 1 gün kala resmi Kişinev geri çekilir.

2005-2006 yılları ( Kişinev görüşmeleri ) 2005 yılında görüşmelere ABD ve Avrupa Birliği de katılır ve bununla da, görüşmelerin formatı 5+2 şeklini alır (AGİT, Rusya, Ukrayna, ABD, Avrupa Birliği + Moldova, Dnestryanı). Fakat 2006 Şubat’ında Kişinev konuşmalardan çıktı. Dnestryanı sorunuyla ilgili resmi görüşmelerin 2006 yılının Mart ayında durduruldu .

2006 yılından sonraki görüşmeler yaygın şekilde, 5 +2 formatında sürdürülüyor. Fakat bir süre sonra sorunun imzalanması yönünde 4-5 görüşme yapıldı. Hakimiyet değişikliğinden sonra yeni hükümet bildirir ki, biz Avrupa eğilimli, ulusal hükümet olduğumuz için görüşmeleri sürdürmekte sorun olacak. Çatışma hala 1993-2006 yılları arasında çözülmeye çalışılmış, çeşitli görüşmeler yapılmıştır, fakat henüz hal edilememişdir. Rusya ile ilişkilere gelince, 2006 yılının Eylülde geçirilmiş referandumun sonucunda nüfusun %yüzde 96’sının Rusya ile birleşmeye istekli olduğu bulunmuştur .

Rusya’nın Güç ve Etkisi

Kişinev,  Dnestryanı bölgeye Moldova’nın bünyesinde Cumhuriyet durumu sundu. Resmi Kişinev bu seçeneği ise Rusya , AB ve Ukrayna ile razılaşdırıldığını vurguluyor . Parlamentonun hazırladığı çözüm paketinde Dnestryanıya kendi anayasasını ve yasama yetkisi olan özerk devlet statüsü vaat edilir. Aşamalı görüşmeler içerisinde Dnestryanının veto hakkının tanınması ve bölgeye Moldova Parlamentosu’nda nüfus sayısına bağlı olarak , 20 milletvekili yerinin verilmesi amaçlanmıştır.

Aslında, resmi Kişinev zarar getiren böyle teklif anlamına gelir, seperatçı bölge istediği zaman yeniden bağımsızlığını ilan eder ve ya Kişinev tabi olmayabilir. Fakat istek gercekleşdirilrse, sadece kağıt üzerinde Moldova’nın toprak bütünlüğü tanınacak. Rusya yöneticilerinin bu teklifler paketini Moldova’nın NATO’ya girmesi karşılığında ileri sürmesi de anlaşılabilir. Statünün bile yüksek olması anlamına gelir, Rusya Moldovanı kendi etki alanında tutmak istiyor.

İstanbul’da kabul edilen nihai akta göre Rusya’nın önünde ciddi bir mesele konuldu ki, Moldova’dan kendi ordusunu cıxartmalı ve bu süreç 2001 yılının sonuna kadar tamamlanmış olmalı. Ama Rusya halen Moldova’da 2500 kişiden ibaret askeri kontenjan tutuyor. AGİT tarafı 1999 ve 2004 yıllarında Rusya birliklerinin Moldova topraklarından çıkarılması konusunda anlaşmalar imzalandığını hatırlatıyor. Fakat Dnestryanı tarafı bunun için gerekli ortamın yetişmediğini ve Rusya askerlerinin bölgeden çıkarılmasının gerekmediyini söylüyor.

Moldova tarafınınnisteğine göre , Rusya barış askerleri AGİT nufuzu altında uluslararası, sivil barış askerler ile değiştirilmelidir. Aslında bu çatışma yeni bağımsız devletleri kendi etkisinde tutmak için kaldırılmış meseledir. Rusya ordunun çıkarmamasında neden gibi sorunun çözümlenmemesi vurgular ve diğer bir neden de Moskova’nın halen Dnestryanında güçlerini bulundurması ve bunu Sevastopol olan içinde dislokasiya süresinin 2042 yılına kadar uzatması ile anlattı. Peki, o zaman bu sorunun kökünde ne duruyor ?

Geçen yüzyılın 80’li yıllarının sonlarında Moldova Başkanı Mircea Snequr Moskova’ya ziyareti sırasında bağımsızlıklarını ilan etmek istediklerini bildirince, böyle bir ultimativ cevap aldı: “Moldova bağımsızlığını ilan edebilir. Ama tek yok , Moldova topraklarında üç bağımsız devlet olacak”. Az sonra Moldova ile birlikte, bu bölgede bulunan iki özne bağımsızlığını ilan etti. Sadece, bu olgu Dnesrtyanı sorununun kökeninde neyin durduğunu ve neden çözüm tapmadığını gösteriyor.

Sorunun diğer tarafı da Rusya’dan olan ekonomik bağımlılık. Artık 20 yıldır, Dnesstryanı Rusya’dan gazı bedava alır. Bu gazın parasının ödenmesi konusunda ise hiç kimse konuşmuyor. Çünkü birikmiş borç o kadar fantastik rakamla ölçülür ki , bunun ödenmesinin imkansız olduğunu herkes bilir. Buna “Yumuşak güç” (soft power) denir. Rusya bununla Dnestryanını kendisinden bağlı durumda tutar.

Dnestryanı bölgede de en büyük sorun göç sorunudur. Separataçı Dnestryanı bölgenin vatandaşları bugün Moldova Cumhuriyeti ile mevcut iç savaş var iken çok işsizlikten şikayet ederek, iş peşinde Rusya ve Ukrayna’ya gidiyorlar . Moldova Cumhuriyeti ile ortak sorunu olan bölgede insanların çoğu Moldova’ya değil , Rusya’ya daha fazla güveniyorlar. Bir yandan bölgede Dnestryanı sorunu , diğer yandan da yasadışı miqrasiyanın doruğa ulaşmıştır. Böyle bir soru ortaya çıkar, Neden, Rusya bu araziden birliklerin çıkarılmasına kabul etmiyor ?

Rusya’nın son zamanlarda bölgedeki süreçlere açık biçimde müdahale etmesi Moskova’nın halen imparatorluk düşüncesinden vazgeçmediyini gösteriyor. Rusya kendisinin eski SSCB tek sahibi olarak görüyor. Kremlin eski SSCB mekanına dahil olan ülkelerdeki çatışma bölgelerinde barış askeri güçlerle katılmak istiyor.

Dikkat çeken noktalardan biri de şudur ki , Batı’nın nüfuzlu çevreleri Medvedev – Putin yönetiminin SSCB’yi yeniden kurma çabalarının çok ciddi olduğunu beyan ediyor ve bu düşüncenin gerçekleşebilmesi ile ilgili bazı konuşmalara başladılar. “Putin Projesi” (165 milyon insanın yaşadığı araziye sahip olmaktan, yani eski SSCB 65 oranının ”yeni Putin İmparatorluğu”nın nufuz dairesi olmasından gidiyor) gerçekleşirse, bu 2014 yılında bölgedeki güç oranının Rusların lehine değişebilir. Artık uzun süredir, yani 2006 yılından 2013 yılına kadar sorun mevcut durumu koruyup barındırmaktadır.

Çatışma tarafları iki taraflı görüşmeler geçirse de henüz ciddi sonuç elde edilmedi ve Moldova tarafı sorunun çözümü için bu zaman kadar BM ye müracaat etmemiş ve bundan sonra da etmeyeceklerini açık bildirmiştir. 2012-2013 yılının son verilerine göre Rusya silahlı kuvvetleri halen o bölgede barış kuvvetler misyonunu hayata geçirmeye devam ediyor. Sonuç şudur ki , bu sorun Moldovanı kendi etkisi altında tutmak, Romanya ve genelde Avrupa ile yakınlaşmasına izin vermemek için Rusya’nın elinde bir araçtır .

Rusya ve AB’nin örtüşen İstekleri

Sorunun çözülememesinde başlıca nedenlerden birincisi, barış kuvvetlerinin Dnestryanıya gönderilmesidir, bu ise Avrupa Birliğin harcanmasına hazır olmadığı büyük masraflar demektir.

İkincisi, şu anda Avrupa Birliği bu konuyu daha net şekilde kaldırmak için siyasi iradeye sahip değildir. Çünkü bu Rusya ile ilişkilerde ciddi gerginliğe sebep olurdu. Buna karşılık bu sorundan kaçmak, aslında Moskova’nın politikasına göz yummak demek olurdu, bu ise aslında krizlerin çözümü için etkin faaliyeti imkansız olur. Avrupa’nın önde gelen ülkeleri ise henüz, bu konuda etkilerini oraya koyamıyorlar, en azından istemiyorlar, çünkü burada temettüler var, özellikle ekonomik faktörler.

Şu anda AB önündeki bir numaralı sorun enerji güvenliği. Bilindiği gibi, Avrupa birliği sık sık bu konuda Rusya ile sorun yaşıyor. Rusya ise neredeyse, bir çok siyasi konulara yeterli adım olarak Avrupa’yı gazsız koyuyor ve sonuç itibari ile olayların bu senaryo üzere gelişmesi Avrupa’yı ciddi düşünmeye zorlar.

Sonuç

Rusya’nın elinde hep Avrupa’yı tehdit eden güçlü bir silah var. Bu silah Avrupa’nın Rusya ile ödenen gaz ihtiyacıdır. Rusya hep dar noktada bu silahtan kullanıyor ve kendi isteğinin çok zaman hayata geçirmeyi başarıyor.

Ukrayna ve Belarus’u da Rusya’dan bağımlı durumda barındıran “gaz silahı” dır. Olayların bu hat üzerinde gelişimi gösteriyor ki, Dnestryanı çatışmaların yakında çözümü imkansızdır. Ne kadar ki, Rusya’nın bölgede etki imkanları var temel söz sahibidir. En önemlisi çatışmaların çözümünde başlıca engeldir o zaman sorunun yakında çözümünden konuşmak oldukça mantıksız görünüyor. Böyle olduğu halde Avrupa eğer kendi güvenliğine garantör istiyorsa başlıca olarak Denstryanı sorunu kısa sürede çözüme etmelidi.

Faruk Hasanov

Almanşünas araştırmacı, Uluslararası İlişkiler ve Avrupa bölümü

 

Kaynaklar

История Республики Молдова. С древнейших времён до наших дней = Istoria Republicii Moldova: din cele mai vechi timpuri pină în zilele noastre / Ассоциация учёных Молдовы им. Н. Милеску-Спэтару. — изд. 2-е, переработанное и дополненное. — Кишинёв: Elan Poligraf, 2002. 360 s.

Приднестровье // Молдавия. Современные тенденции развития. Гросул В. Я., Гузенкова Т. С — Российская политическая энциклопедия, 2004. 400 s.

Marek Karp adına Şərq üzrə Elmi Mərkəz (Avropa Şurası şərq qonşularına münasibətdə, Müəllif, Katarjına Pelçınska-Nalenç. Nömrə 36, Varşava, aprel 2012.) baku.polemb.net/gallery/photos/2011/OSW.doc

Dnestryanı münaqişəsi: Sadə göründüyü qədər mürəkkəb problem (Siyasət). Bax: www.lent.az/news.php?id=41031

“Qanuni işsiz”, ya da qeyri-qanuni miqrant, (Moldova 28.05.2013)

Moldovanın Azərbaycandakı səfiri, İqor Bodyu -( Müsahibə) Bax: www.lent.az/news.php?id=44344

 

Politik Akademi (130 Posts)

2007'den bu güne "Değiştirmek için anlamak, anlamak için Politik Akademi" sloganıyla "Dünya"nın haber ve analizini veriyoruz...


By


Readers Comments (0)