Makale Analiz » Manşet » Okan Yüksel » Orta Doğu » TR

Orta Doğu'da İstenmeyen Adam: Türkiye

Kasım 25, 2013   ·   2 Comments

 

Türkiye “değerli yalnızlık” serüveninde önemli bir adım daha attı…

Orta Doğu’nun en önemli başkentleri Tel-Aviv ve Şam’ın ardından artık Kahire’de de bir Türkiye Büyükelçisi yok. Mısır, Türkiye Büyükelçisini “persona non grata” ilan etti, yani diplomatik olarak ülkesinden kovdu…

Mısır Dışişleri Bakanlığı Türkiye’ye verdikleri bu sert tepkinin gerekçesi olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını gösterdi. Hatırlayalım, Erdoğan 21 Kasım’da Rusya’ya hareket ederken “Mursi’yi yargılayanlara saygım yok” demişti.

Mısır Dışişleri, Başbakan Erdoğan’ın bu açıklamasının “Mısır halkının iradesine yönelik meydan okuma, tercihlerini küçümseme ve içişlerine müdahale niteliği taşıyan kabul edilemez bir ısrarın son halkası olduğu” görüşünde.

Türkiye, Mısır’ın İçişlerine Karışıyor Mu?

Mısır Dışişleri Bakanlığı’nın iç işlerine müdahale edildiği iddiası oldukça ciddi ve tartışmaya açık. Ancak Türkiye’de de bu görüşte olan çok sayıda insan var. Hem de sıradan insanlar değil, birçok eski büyükelçi ve hatta eski dışişleri bakanları da bu görüşte…

Örneğin Taraf’a açıklamada bulunan Dışişleri Eski Bakanı İlter Türkmen ve Emekli Büyükelçi Temel İskit Türkiye’nin Mısır politikasını oldukça sert eleştiriyorlar ve Ankara’nın Mısır’ın iç işlerine karıştığı görüşündeler…

Türkiye Mısır’ın iç işlerine karışıyor… Bunu “demokratik” bir mücadele olarak yapıyor olabilir ama dış politikada, her ne için olursa olsun, bir ülkenin iç işlerine karışılması aşılmaması gereken kırmızı bir çizgi olarak karşımıza çıkıyor.

Mısır’a Demokrasi Götürmek Bize Mi Kaldı?

Türkiye’nin Mısır’da kurulan yeni hükumeti anti-demokratik ilan etmesi ve mücadeleye girişmesi etik olarak doğru değerlendirilebilir. Ancak ne yazık ki dış politikada etik değerler değil, siyasal gerçekliklerin sözü geçmekte.

Öte yandan tüm dünya Mısır’da kurulan yeni hükumeti tanır ve Kahire ile iyi ilişkiler kurmaya çalışırken Türkiye’nin “demokrasi” kaygısıyla bu kadar tepkisel davranması anlaşılabilir bi’şey de değildir.

Demokratik değil diye bir devletle ilişkiler böylesine gerilmez, gerilmemelidir. Ayrıca Türk dış politikasında “iyi” ya da “kötü” hükümet ayrımını demokratikleşme düzeyine göre de belirlemiyoruz. Öyle olsa idi demokrasinin en uzak olduğu Suudi Arabistan ile bu kadar yakın olmazdık.

Pirince Giderken Evdeki Bulgurdan Olmak

Türk Dış Politikası son on yılda yakaladığı önemli başarıların ardından, ciddi kayıplar vermeye başladı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun ve Türkiye’nin artan karizması Arap Baharı ile büyük darbe aldı.

Çok değil, sadece üç dört yıl önce üniversitelerde “Orta Doğu’da Yeni Osmanlı” tartışmaları yapılırken bugün Orta Doğu’da yok olmak üzereyiz.

Orta Doğu’da yok olmak ağır bir tabir ancak kabul etmeliyiz ki Tel Aviv’de, Şam’da ya da Kahire’de ağırlığı olmayan bir Türkiye Orta Doğu’da etkili olamaz. Nitekim olamıyor da…

Mısır’ın tüm dünyanın gözleri önünde büyükelçimizi “istenmeyen adam” ilan edip kovmasına bile ciddi bir karşılık veremiyoruz. Yapabildiğimiz tek şey zaten hükumeti tarafından ülkesine çağrılan Mısır Büyükelçisine, yalancıktan “ülkene dön” demek…

Büyük hayallerle çıktığımız serüvende artık başladığımız noktanın da gerisine düşmeye başladık. Artık kendimize gelmemiz ve hatanın neresinden dönersek kar olacağını görebilmemiz gerekiyor.

 

Okan Yuksel (349 Posts)

1988'de Adana'da doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2011'de Olay TV'de dış haber editörü olarak gazeteciliğe başladı. 2014'te Al Jazeera Turk'e katıldı. Blog, makale ve haber dallarında 6 ödülü bulunuyor. Politik Akademi'nin genel koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (2)

  1. Ata Erad says:

    Harikasin Okan bey ! Ve saygilar ….

    • Okan Yüksel says:

      Çok teşekkür ederim Ata Bey.

      Türkiye’den saygılar, sevgiler…