Elif Akın » Makale Analiz » Manşet » Orta Doğu

İkinci Cenevre Görüşmeleri Sürüyor

Şubat 9, 2014   ·   0 Comments

Suriye krizine barışçıl çözüm bulmayı amaçlayan İkinci Cenevre Konferansı’nın ilk tur görüşmeleri 22 Ocak’ta İsviçre’nin Cenevre kentinde başladı. Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Lakhdar Brahimi arabuluculuğunda ilk kez aynı

masada biraraya gelen Suriye hükümeti ve suriyeli muhalifler arasında 8 gün süren ilk tur görüşmelerinden somut bir sonuç alınamadı ve suriye’nin kaderi ikinci tura kaldı.

Peki çözüm umuduyla başlayan konferansta neler yaşandı?

Konferans, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban Kı Moon’un konuşmasıyla başladı. Taraflardan siyasi çözüm ararken uluslararası hukuka saygı göstermelerini isteyen Ban, “sivillere yönelik saldırılar kesilmeli. Tüm taraflar terörist saldırılara son

vermeli dedi. Ban Kı Moon’un ardından söz alan Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Suriye’de terörizmle mücadele edilmesi gerektiğini belirtti. Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry’de konuşmasında suriye’den kamuoyuna yansıyan 55 bin işkence fotoğraflarını hatırlattı.

Kerry, Suriye lideri Beşar Esad’ın kurulacak geçici hükümette yer almasının hiçbir şekilde söz konusu olamayacağını söyledi.

“Siz, Newyork’ta yaşıyorsunuz, ben Suriye’de, 2 yıl sonra konuşmak hakkım”

Konferansta tüm dikkatler Savaşı bizzat yaşayan Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim’in konuşmasındaydı. Muallim, Suriye’deki krizden uluslararası toplumu sorumlu tuttu. Salonda temsilcileri olan bazı ülkelerin ellerinde “Suriye halkının kanı var” diyen Muallim, bütün

dünyanın teröristleri Suriye’ye taşıdığını öne sürdü. Muallim, süresi dolmasına karşın konuşmasına devam edince Ban’dan uyarı geldi. Muallim’in Ban’ın uyarısına tepkisi sert oldu. Muallim, Ban’a “siz Newyork’ta yaşıyorsunuz, ben Suriye’de benim bu forumda görüşümüzü

anlatmam gerekiyor. 2 yıl sonra bu benim hakkım” diyerek yanıt verdi.

Muallim’in tepkisini anlamak güç olmasa gerek. Suriye’de yaşanan krizi en derin boyutuyla hisseden yaşayan onlar.

Konferansın bir diğer önemli konuşması da Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu başkanı Ahmet El-Carba’nındı. Carba, silahlı mücadelenin kendilerinin seçimi olmadığını söyledi ve Esad’ın iktidarda kalmasını sağlayacak herhangi bir

anlaşmayı kabul etmeyeceklerini açıkladı.

Konferansın ilk gün konuşmaları böyleydi. Herkes savaş bitsin diyor ancak ortak bir çözüme gelince işte orda düğüm atılıyor. Suriye muhalefeti birinci cenevre konferansında kabul edilen kararların uygulanmasını talep ediyor. Muhalefetin en büyük isteği ise Esad’ın gitmesi ve

yeni dönemde yer almaması. Konferanstan günler sonra Bm Suriye özel temsilcisi Brahimi arabuluculuğunda Suriye rejimi ve muhalifleri ilk kez aynı masa etrafında toplayacak görüşmelere geçildi. Brahimi’nin taraflardan tek bir isteği vardı o da sabırlı bir şekilde masa

etrafında oturmaları ve sadece Suriye’nin geleceğini konuşmalarıydı.

” 8 gün süren İlk tur görüşmelerinde ilerleme kaydedilemedi ancak her iki tarafta görüşmelerin devam etmesinden yana”

8 gün süren görüşmede taraflar Suriye’yi görüştü ancak her toplantı sonunda tarafların birbirlerini suçlar nitelikte konuşmaları, kendi isteklerinden geri adım atmamaları ilerleme kaydedilmesini engelledi. Günler süren ilk tur görüşmelerinin ilk somut sonucu rejim karşıtlarının

elindeki Humus kentinden sivillerin tahliye edilmesi konusunda olmuştu ancak bu karar da kağıt üstünde kaldı.

İlk tur görüşmelerinin ardından Cenevre’de Bm Ofis’inde basın toplantısı düzenleyen Brahimi, ilk tur görüşmelerinde taraflar arasındaki derin görüş ayrılıklarını gideremediklerini ancak her iki tarafında görüşmelere istekli olduğunu açıkladı.

İkinci tur görüşmelerin 10 Şubat’ta yapılması planlandı ancak Suriyeli muhalifler bu tarihe sıcak bakarken suriye hükümeti temsilcileri konuyu Şam’a danışmayı tercih etti. İkinci tur görüşmelerin başlamasına 3 gün kala Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal El-Mikdad, 10

Şubat’ta yapılması planlanan ikinci tur görüşmelere katılacaklarını açıkladı.

“Suriye Hükümeti Humus kentinde 3 gün sürecek ‘Ateşkes’ İlan etti”

Suriye Hükümetinden sürpriz bir adım daha geldi. Suriye hükümeti Humus kentinde 3 gün sürecek Ateşkes ilan etti. Ateşkes kapsamında askeri müdahalede bulunulmayacak, sivillerin tahliyesi yapılacak ve kente ulaşan yardım malzemelerinin geçisine izin verilecek.

Krizin çözümü için süren diplomatik çabalar Cenevre’den sonra 1 şubat’ta Almanya’nın Münih kentine kaydı. Amerikan Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rus Dışişleri bakanı Sergey Lavrov, 50’nci Münih Güvenlik Konferansı’nda biraraya geldi. Görüşmede Kerry, Rus

mevkidaşından kimyasal silahların ortadan kaldırılması sürecini hızlandırması için Suriye rejimine baskı yapmasını istedi. Cenevre görüşmelerinin de ele alındığı görüşmede Kerry, karşılıklı rızaya dayalı bir geçiş yönetimi oluşturulmasının ana odak noktası olması gerektiğini

yineledi.

“Suriye’de süren iç savaşın yükü komşu ülkelerinin omzunda. Türkiye’de 3 yılda Suriyeli mültecilerin sayısı 700 bine ulaştı”

Daha önce yaşananlar olacakların habercisi mantığıyla bakarsak ikinci tur görüşmelerden de krizin çözümüne dair adımların atılacağını düşünmüyorum. Taraflar gerçekten krize çözüm bulmak isteselerdi, her iki tarafı biraraya getiren toplantılar sürerken Suriye’de akan kan

durdurulurdu. Oysa ki Suriye hükümeti muhaliflere karşı varil bombalı saldırılarıyla onlarca can almaya devam ediyor.

Suriye’deki savaşın yükü kuşkusuz komşu ülkelerin omzunda. Suriye’den kaçan binlerce mülteci Ürdün, Lübnan ve Türkiye’de mülteci kamplarına sığınıyor. Türkiye’de son 3 yılda suriyeli mültecilerin sayısı 700 bine ulaştı. BM’den şu ana kadar Türkiye’ye 130 milyon dolar bir

destek geldi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesinden Rusya ve Çin’in vetosu Suriye’deki krize çözüm bulma umutlarını tüketiyor. Dünya Suriye’deki iç savaşa seyirci kalıyor. Suriye’deki iç savaş, ülkeye silah yardımı yapan ülkelerin işine geliyor.

Ortadoğu’daki güvensizlik ve istikrarsızlık ortamının sürdürülmek istenmesi, iç savaşın bitmemesinin asıl nedenidir.

Elif Akin (21 Posts)

1988'de Mersin'de doğdu. Uludağ Üniversitesi'nde Uluslararası İlişkiler, Anadolu Üniversitesi'nde Medya ve İletişim öğrenimi gördü. 2012 yılında Bursa Olay TV'de dış haber editörü, haber spikeri olarak gazeteciliğe başladı. Politik Akademi'nin koordinatörlüğünü üstleniyor.


By


Readers Comments (0)