AB » Makale Analiz » Manşet » Süleyman Gök » Uluslararası Hukuk

AB Düzeyinde Temel Sosyal Hakların Korunması

Temmuz 7, 2014   ·   0 Comments

Avrupa Birliği’nde sosyal politika alanında temel hakların oluşturulması ve bu alanda gelişmenin sağlanabilmesi uzun bir sürede ve belirli bir aşama ile kaydedilmiştir. Başlangıçta ekonomik bütünleşme amacıyla kurulan topluluk, derinleşme- genişleme süreci içerisinde sosyal ve siyasal haklara da önem vermiş, günümüzde siyasal bütünleşmesini tamamlama yolunda ilerlemektedir.

Sermaye değişim paradigması ve üretim modellerinin değişmesi ile birlikte, toplulukta sosyal haklar alanında bir takım düzenlemeler yapılmıştır. 1989 yılında, çalışanların temel sosyal hakları topluluk şartı ile birlik düzeyinde sosyal haklar ve sosyal politika alanında önemli bir adım atılmıştır. Küreselleşmenin hız kazanması ve dünyada meydana gelen küresel değişimler ile birlikte sosyal hakların ve sosyal politikanın da biçim değiştirdiği görülmektedir. Neo-liberal politikalar ile birlikte, sermaye gruplarının emek üzerindeki yeni hareketleri, emeğin korunmasını gündeme getirmiş ve çalışma hayatı ve örgütlenme biçimi üzerindeki sosyal gelişmeleri etkilemiştir. 2000 yılında Nice zirvesinde imzalanan ve Avrupa Birliği Anayasasının kabulü ile birlikte hukuki anlamda bağlayıcılık kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı, meydana gelen sistemsel değişiklilere karşı sosyal hakların korunmasını amaçlamaktadır. Tarihsel süreç içerisinde, değişen devlet anlayışı temel sosyal hakları da etkilemiştir.

Liberal devlet- sosyal devlet tartışmalarının yaşanması ve sosyal hakların piyasa ekonomisi doğrultusunda tartışılması ve hakların korunmasının piyasa ortamına bırakılması, koruma biçimlerinin de değişmesine neden olmuştur. Özellikle, yeni liberal anlayışın savunduğu, devletin çalışma hayatındaki etkilerinin azalması ve bu rolü serbest piyasa koşullarına bırakması, çalışan kesim açısından olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Liberal devlet anlayışının, sosyal devlet ilkesini ve sosyal hakları zayıflattığı görülmektedir.

Bu çalışmada, sosyal hakların kavramsal çerçevesinin yanı sıra, birlik dâhilinde hazırlanan iki temel belge üzerinde sosyal hakların korunması incelenmiştir. 1989 yılında hazırlanan çalışanların temel sosyal hakları topluluk şartı ile 2000 yılında yürürlüğe giren Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı çalışmanın genel çerçevesini oluşturmaktadır.

1. Temel Hakların Kavramsal Çerçevesi: Sosyal Haklar Temel Bir Haktır

Temel insan hakları ile sosyal haklar arasında tarih boyunca bir ayrımın yapıldığı görülmektedir. Ancak, zaman içerisinde bu ayrım zayıflamış, sosyal haklar, temel haklar kategorisi çerçevesinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Geniş anlamda baktığımız zaman insan hakları, insanın insan olmasından dolayı sahip olduğu haklar olarak tanımlanmaktadır. İnsan onuru, en kutsal olgu olarak kabul edilmektedir. Yaşam hakkı en temel insan hakkı olarak nasıl kabul ediliyorsa, örgütlenme hakkı, çalışma hakkı, sosyal güvenlik hakkı da en temel insan hakkı olarak kabul edilmiştir. İnsan hakları, birbirlerine bağlı, evrensel ve bütüncül bir şekilde uygulanmalı ve korunmalıdır. Temel hakların, sosyal haklar ve insan hakları diye ikiye ayrılması, bu hakların karşılıklı bir bağımlılık ilişkisi içerisinde olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Haklar arasında herhangi bir hiyerarşi bulunmamaktadır. Sosyal haklar, belirli bir özne sınırlaması yapmaksızın, ekonomik, sosyal, kültürel vs. yönlerden güçsüz konumda olanların korunmasını ve durumlarının iyileştirilmesini amaçlayan haklar özelliğini taşımaktadır.

Genel olarak değerlendirdiğimizde, tüm insan hakları, evrensel, bölünmez, birbirine bağımlı ve birbiriyle ilişkilidir. Uluslararası toplum, dünya çapında insan haklarına adil ve eşit bir şekilde yaklaşmalı, hepsine aynı derecede önem vermeli, aynı derecede vurgu yapmalıdır. Ulusal ve bölgesel farklılıklar ile tarihsel, kültürel ve dini geçmişlerin önemini dikkate almak gerekli olsa da, tüm insan haklarını ve temel özgürlüklerini geliştirmek ve korumak; siyasal, ekonomik ve kültürel sistemleri ne olursa olsun devletlerin görevidir.

2. Avrupa Düzeyinde Temel Hakların Korunması

Temel insan hakları, evrensel ve bölgesel düzeyde garanti altına alınan birçok temel belgeler çerçevesinde korunmaktadır. Evrensel düzeyde, insan hakları evrensel beyannamesi, bölgesel anlamda Avrupa Konseyi tarafından çıkarılan Avrupa Sosyal Şartı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi önem taşımaktadır. Avrupa Birliği özelinde temel sosyal hakların korunma düzeyi değerlendirildiğinde iki temel belgenin sosyal politika ve sosyal haklar alanında ön plana çıktığı görülmektedir. Topluluk düzeyinde, 1989 yılında çıkarılan, çalışanların temel sosyal hakları topluluk şartı ile 2000 yılında Nice zirvesinde imzalanarak yürürlüğe giren ve AB Anayasasının kabul edilmesinden sonra bağlayıcılık kazanan Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı, birlik düzeyindeki temel sosyal hakların korunmasını içeren temel belgeler olarak görülmektedir. Avrupa Birliği’nin ekonomik bir karakter taşıdığı gerçeğini göz önünde bulundurduğumuzda, süreç içerisinde ekonomik hakların yanı sıra sosyal ve siyasal haklarında birlik düzeyinde gündeme gelmesi ve bu hakların belgelere geçmesi önemle değerlendirilmektedir. Bu bölümde temel olarak belirttiğimiz iki belgenin genel değerlendirmesini yaparak, hangi hakları koruma altına aldıkları ve kapsamlarının neler olduğu vurgulanacaktır.

2.1. Çalışanların Temel Sosyal Hakları Topluluk Şartı

1986 yılında Avrupa Tek Senedinin girişinde imzacı devletler Avrupa sosyal şartı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan hakların geliştirilmesi için birlikte çalışılması gerektiği konusunda uzlaşmaya vardıklarını bildirmişlerdir. 1988 yılında çalışan Komisyon, Ekonomik ve Sosyal Komiteden bu konuya ait bir rapor hazırlamasını istemiştir. Bu raporda ‘’ Avrupa sosyal modelinin temel değerlerinin, topluluk hukuku ile güvence altına alınmasını ve topluluğun sosyal boyutunun oluşturulması ‘’ gerektiğini belirtmiştir. Oluşan model antlaşma, 1989 yılında Strasburg Zirvesinde müzakere edilmiş ve Çalışanların Temel Sosyal Hakları Topluluk Şartı olarak kabul edilmiştir.

Topluluk Sosyal Şartı’nın kabulünü izleyen süreçte şartın uygulanmasına yönelik olarak Kasım 1989’da ‘’ Sosyal Faaliyet Programı ‘’ yayınlanmıştır. Komisyon, özel çalışma biçimleri ile ilgili olarak üç yönerge tasarısı hazırlamıştır. Çalışma şartlarını iyileştirmek, haksız rekabeti önlemek ve standart dışı işlerde çalışan işçilerin sağlık ve güvenlik koşullarını geliştirmek amaçlanmaktadır. Şarta bağlı olarak, toplu iş ilişkilerine yönelik düzenlemeler de bu faaliyet programına dâhil olmuştur. Toplu işten çıkarmalarda çalışanların önceden bilgilendirilmesi ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi, çalışma saatlerinin düzenlenmesi, çalışan hamile kadınların korunması ve Avrupa işyeri konseylerinin kurulması yoluyla işçilerin yönetime katılması ile ilgili direktifler sunulmuş ve tüm üye ülkelerce kabul edilmiştir. Hazırlanan faaliyet planının, içerdiği düzenlemeler kadar şartın üye ülkelerce kabulünden önce onaylanması ile de bir yeniliğe işaret ettiği görülmektedir.

Sosyal şartın, iki temel amacın gerçekleşmesine katkıda bulunduğu görülmektedir. İlki, üye devletler, sosyal taraflar ve topluluk organlarınca şimdiye kadar sosyal alanda gerçekleştirilmiş ilerlemeleri resmi bir belge ile onaylamak, ikincisi ise, Avrupa tek senedinin uygulamaya konulmasının topluluğun sosyal boyutunu tam olarak dikkate almasını sağlamak ve çalışanların sosyal haklarını her düzeyde gerçekleştirmektir.
Topluluk Şartı, temel olarak Uluslararası Çalışma Örgütü( ILO ) sözleşmesinden, Avrupa Sosyal Şartı’ndan etkilenerek hazırlanmış geniş kapsamlı bir çerçeve belgesi olarak nitelendirilmektedir. Topluluk Şartı’nın önsözünde, ‘’ sosyal ve ekonomik boyutun birlikte dengeli bir şekilde geliştirilmesinin’’ önemi vurgulanmaktadır. Avrupa Birliği’nde temel hakların tanımlanması ve sözleşmelerde yer alması açısından şart önem taşımaktadır. Sosyal Şart, bakıldığında, üye ülkeler arasında sosyal alanda minimum standartlar getirmeyi amaçlayan ve belirli standartların yaratılmasını hedefleyen Sosyal Avrupa yolunda önemli bir belgedir. Ancak, şartın imzalandığı dönem içerisindeki sosyal, ekonomik ve politik ortamdan etkilenen İngiltere topluluk şartını imzalamayarak, şartın etkilerinin sınırlı kalmasına neden olmuştur. Diğer bir açıdan da bakıldığında, topluluk şartı, Avrupa sosyal değerleri ve Avrupa demokrasisi açısından topluluk sosyal boyutunu tanımlamaktadır.

11 üye ülke tarafından imzalanan ve İngiltere tarafından onaylanmayan topluluk şartı, uyum ve uygulama ile ilgili kararların üye devletlere ait olduğu, bağlayıcı olmayan bir belge olarak nitelendirilmekte ve topluluk şartında 12 temel hakka yer verilmektedir.

Bu haklar;

Serbest Dolaşım Hakkı: Bu madde ile işçilerin serbest dolaşımı sırasında meslekleri ve işleri ile ilgili eşit işleme tabi tutulmaları ve mesleki eğitim, sosyal güvenlik ve yerleşim haklarına erişimin güvence altına alınması öngörülmektedir.

İstihdam ve Ücret Hakkı: Bu madde topluluk yurttaşlarının istihdam ve adil ücret hakkını tanımaktadır.

Yaşama ve Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi Hakkı: Topluluk içinde çalışma ve yaşama koşullarının aşağıya doğru bastırılmasından kaçınmak için iş sözleşmelerinin biçimi, çalışma saatlerinin düzenlenmesi konularında ortak çözümler üretilmelidir. Toplu işten çıkarmalar ve iflaslarla ilgili prosedür de dikkate alınmalıdır.

Sosyal Koruma Hakkı: Her topluluk yurttaşı, sosyal güvenlik ve asgari ücreti de içeren uygun bir biçimde korunma hakkına sahiptir.

Örgütlenme Özgürlüğü ve Toplu Pazarlık Hakkı: İşçiler ve işverenler özgür biçimde seçecekleri meslek örgütlerine ve sendikalara üye olma hakkına sahiptir. Bu hak bir sendikaya üye olup olmama hakkını ve grev hakkını da içerir. Taraflar arasında arabulucu ve uzlaştırıcı mekanizmaların kurulması ve eğer arzulanıyorsa Avrupa düzeyinde sözleşmelerin yapılması özendirilmelidir.

Mesleki Eğitim Hakkı: Her işçi, iş yaşamı boyunca mesleki eğitimini sürdürme hakkına sahiptir. Kamu ve özel kurumlar sürekli ve kalıcı eğitim projeleri oluşturmalı ve mesleki eğitim için izin sağlamalıdır.
Kadın ve Erkeğe Eşit Muamele Yapılması Hakkı: Eşit değerdeki iş için eşit ücret hakkı. Meslek, sosyal koruma, eğitim, mesleki eğitim ve kariyer fırsatlarına erişimde eşitlik.

Bilgilendirme, Danışma ve Yönetime Katılma Hakkı: Üye ülkeler yürürlükteki yasal düzenlemeleri, iş sözleşmelerini ve uygulamaları dikkate alan bir şekilde ve onların yanında uygun yöntemler geliştirmelidir.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Hakkı: Her işçi işyerinde yeterli ölçüde işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri ile korunma hakkına sahiptir.

Çocukların ve Gençlerin Korunma Hakkı: En az çalışma yaşı 16 olarak belirlenmelidir. Bu yaşın üstünde olan (çalışan) gençler adil bir ücret almalı ve iki yıl süreyle çalışma saatleri içinde mesleki eğitim olanağı sağlanmalıdır.
Yaşlıların Korunması Hakkı: Yaşlılar düzgün bir yaşam sürdürecek bir gelir garantisine sahip olmalıdır.
Engellilerin Korunması Hakkı: Engelli kişilerin iş yaşamı ile bütünleşmesini sağlamak için eğitim, iyileştirme, uygun ulaşım, barınma ve erişim tedbirleri alınmalıdır.

Topluluk Şartı’nın yukarıda sıralanan maddelerine baktığımız zaman, Avrupa sosyal politikası alanında o tarihe kadar yapılan düzenlemelerin en kapsamlı belgesi olduğu görülmektedir. Ekonomik önceliklerden arınmış ve sosyal alana ilişkin gerekliliklerin sıralandığı belgenin en zayıf yönünü, üye devletler için bağlayıcı bir belge olmaması oluşturmaktadır. Avrupa Parlamentosu, şartın topluluk hukukunun bir parçası olması, dolayısıyla bir hukuki nitelik kazanması yönünde görüş bildirmesine rağmen bu görüş kabul görmemiş ve parlamento onayı olmaksızın 11 devlet başkanının imzası ile bir biçimsel bildirge olarak kabul edilmiştir. Bunun yanında topluluk şartı, sosyal diyaloğun ve sosyal diyalog yöntemi olan açık koordinasyon yönteminin geliştirilmesinde önemli bir köşe taşı niteliğindedir.

Yasal olarak bağlayıcı olmayan sosyal şart, komisyona yeni tedbirler için öneri içeren sosyal faaliyet programının geliştirilmesine ilham kaynağı olması bakımından önemli politik sonuçlar doğurmuş , özellikle işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında büyük ilerlemeler kaydedilmesini sağlamıştır.

İngiltere, 1980’li yılların başından itibaren uyguladığı neo-liberal politikalarla çatıştığını düşündüğü Avrupa sosyal politikası muhalefetini topluluk sosyal şartında yinelemiştir. Yukarıda da belirtildiği gibi, topluluk şartını onaylamayarak bu politikasını sürdürmüştür. İngiltere, faaliyet programındaki düzenlemelerin aşırı olduğunu düşündüğü için programı imzalamayarak, Avrupa sosyal politikasında iki başlı bir yapılanmanın oluşmasına neden olmuştur.

Topluluk Sosyal Şartı işçi sendikalarınca yeterli bulunmamış ve eleştirilere uğramıştır. Avrupa Tek Senedinin tek pazar ve ekonomik odaklanma eleştirilerine karşı, topluluk şartının sosyal boyutunu oluşturmaya yönelik bir metin olduğu düşünüldüğünde, bağlayıcılığı olmayan, topluluk içinde hukuksal bir değer taşımayan ve sosyal uyumu sağlamaktan uzak niteliği nedeniyle ciddi eleştirilere maruz kalmıştır. Yine sosyal faaliyet programında yer alan 47. Maddenin hiç birinin ‘’ sosyal güvenlik ‘’ ve ‘’ örgütlenme ve toplu pazarlık ‘’ konusuna değinmemesi işçi sendikalarınca ciddi eleştirilere uğramıştır.

2.1.1. Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı

Avrupa Birliği için vazgeçilmez ortak değerler olarak kabul edilen temel hak ve özgürlüklerin korunması amacıyla oluşturulacak bir kataloğun hazırlanması için 1999 yılında yapılan Köln Zirvesinde alınan kararla çalışmaya başlayan Konvansiyon, bu çalışmalarını başarıyla yürütmüş ve 13-14 Ekim 2000 tarihlerinde Biarritz’de yapılan Avrupa Konseyi toplantısında Temel Haklar Şartı tasarısı ortaya çıkmış ve 7-8 Aralık 2000 tarihli Nice Zirvesinde onaylanmıştır.

2000 Nice zirvesinde Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının imzalanmasıyla, o tarihe kadar dağınık olarak yer alan haklar tek bir belgede birlik düzeyinde sistematik bir hale getirilmiştir. Temel haklar şartı, ekonomik olarak kurulan Avrupa topluluğunun, sosyal ve siyasal anlamda da bir bütünlük kazandığını göstermektedir. 1989 yılında 11 üye devlet tarafından imzalanan çalışanların temel sosyal hakları topluluk şartı ile birlikte, birlik düzeyinde değişen sosyal politika anlayışı, derinleşme süreci ile birlikte yeni bir boyut kazanmış ve Avrupa birliği temel haklar şartının imzalanmasıyla bu boyut bir adım daha ileri taşınmıştır. Şartın içeriğine bakıldığında, oldukça kapsamlı bir haklar listesi olduğu görülmektedir. Şartta kişisel(medeni), siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan başka yeni haklar olarak adlandırılan teknoloji, tıp ve biyolojideki gelişmeler çerçevesinde ortaya çıkan haklarda yer almaktadır.

Temel haklar şartı ile sosyal haklar ve toplu işçi hakları Anayasal bir statüye kavuşmakta, sendika, toplu pazarlık ve grev haklarına temel haklar olarak yer verilmektedir. İş güvencesi, sosyal dışlanma ve yoksullukla mücadele, adil ve kurallara uygun çalışma koşulları, sosyal güvenlik ve sosyal yardım gibi pek çok sosyal hak Anayasa’da yer almaktadır.

Avrupa Birliği Temel Haklar Şartının içeriğine baktığımızda, saygınlık, özgürlük, eşitlik, dayanışma, vatandaş hakları, adalet ve genel hükümler olmak üzere 7 bölümden ve 54 maddeden oluşmaktadır. Bu bölümler içerisinde, Avrupa Birliği temel haklar şartı ile getirilen ve özellikle sosyal politika ile ilgili olan bazı hükümler şunlardır:

Madde 12: Toplanma ve Dernek Kurma Özgürlüğü: Herkes, özellikle siyasi, sendikal ve sivil konularda olmak üzere, her düzeyde, barışçıl toplantı yapma ve dernek kurma özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, herkesin, kendi çıkarlarını korumak amacıyla sendika kurma veya sendikalara üye olma hakkını kapsar. Birlik düzeyindeki siyasi partiler, birlik vatandaşlarının siyasi iradesinin ifade edilmesine katkıda bulunurlar.

Madde 23: Kadın ve Erkek Arasında Eşitlik: Kadın ve erkek arasındaki eşitlik; istihdam, çalışma ve ücretleri de kapsayacak şekilde her alanda sağlanmalıdır. Eşitlik ilkesi, eksik temsil edilen cinsiyet lehine olan tedbirlerin muhafazasını veya kabul edilmesini engellemez.

Madde 25: Yaşlıların Hakkı: Birlik, yaşlıların saygın ve özgür bir yaşam sürme ve sosyal ve kültürel hayata katılma haklarını tanır.

Madde 26: Engelli Kişilerin Topluma Kazandırılması: Birlik, engelli kişilerin bağımsızlığını, sosyal ve mesleki bütünleşmelerini ve toplum hayatına katılmalarını temin etmek üzere alınan tedbirlerden yararlanma hakkını tanır ve gözetir.

Madde 27: İşçilerin İşyerinde Bilgilenme ve Danışma Hakkı: İşçiler veya işçi temsilcileri, topluluk hukuku ile ulusal hukuk ve uygulamada öngörülen durum ve koşullarda ve makul bir süre içinde, uygun düzeyde bilgilenme ve danışma hakkına sahip olmalıdır.

Madde 28: Toplu Görüşme ve Eylem Hakkı: İşçiler, işverenler veya işçi ve işveren örgütleri; topluluk hukuku ile ulusal hukuk ve uygulamalarda uyumlu olarak, uygun düzeyde görüşme ve toplu sözleşme akdetme hakkına ve uyuşmazlık halinde, çıkarlarını korumak için, grev de dâhil, toplu eylem yapma hakkına sahiptir.

Madde 29: İş Bulma Hizmetlerine Erişim Hakkı: Herkes, iş bulma hizmetinden bedelsiz olarak yararlanma hakkına sahiptir.

Madde 30: Haksız İşten Çıkarma Durumunda Koruma: Her işçi, haksız işten çıkarılmaya karşı, topluluk hukuku ile ulusal hukuk ve uygulamalara uygun olarak korunma hakkına sahiptir.

Madde 31: Adil ve Hakça Çalışma Koşulları: Her işçinin, sağlığını, güvenliğini ve saygınlığını gözeten çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır. Her işçi, azami çalışma süresinin sınırlandırılması hakkına ve günlük ve haftalık dinlenme izni ile yıllık ücretli izin hakkına sahiptir.

Madde 32: Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması ve Çalışan Gençlerin Korunması: Çocukların çalıştırılması yasaktır. Asgari çalışma yaşı, gençler için öngörülmüş daha elverişli kurallara halel gelmemek kaydıyla ve sınırlı istisnalar dışında, zorunlu eğitimi bitirme yaşından küçük olamaz. İşe alınan gençler, yaşlarına uygun çalışma koşullarına sahip olmalı ve güvenliklerine, sağlıklarına veya fiziksel, zihinsel, ahlaki veya sosyal gelişmelerine zarar verecek veya eğitimlerini engelleyecek her türlü işten ve ekonomik sömürüden korunmalıdır.

Madde 33: Aile ve İş Hayatı: Aile, hukuki, ekonomik ve sosyal korumadan yararlanır. Aile ve iş hayatını bağdaştırmak amacıyla, herkes, analıkla ilgili bir sebepten dolayı işten çıkarılmaya karşı korunma ve analık izni ile doğumdan veya evlat edinmeden sonra ebeveyn izni alma hakkına sahiptir.

Madde 34: Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yardım: Birlik, topluluk hukuku ile ulusal hukuk ve uygulamalardan kaynaklanan kurallar uyarınca, işini kaybetme halinde ve analık, hastalık, iş kazaları, geçindirilmeye muhtaçlık veya yaşlılık gibi durumlarda koruma sağlayan sosyal güvenlik yardımlarından ve sosyal hizmetlerden yararlanma hakkını tanır ve gözetir. Birlik, sosyal dışlanma ve yoksullukla mücadele için, yeterli kaynağı olmayan herkese saygın bir hayat sağlamak amacıyla, topluluk hukuku ile ulusal hukuk ve uygulamalardan kaynaklanan kurallar uyarınca, sosyal yardım ve konut yardımı hakkını tanır ve gözetir.

Yukarıdaki maddeler ışığında temel haklar şartı incelendiğinde, sosyal politika alanında önemli kazanımların elde edildiği görülmektedir. Avrupa Birliği anayasasının kabul edilmesinden sonra temel haklar şartı birlik düzeyinde bağlayıcı bir hukuki belge niteliği haline gelmiştir. Avrupa Birliği ve üye ülkeler şarta uygun hareket etmek durumunda kalmakta, şartın ihlal edilmesi durumunda Adalet Divanı, şartın uygulanması konusunda önemli rol oynamaktadır.

Temel haklar Şartı’nda koruma altına alınan haklar incelendiğinde temel haklara ilişkin üç ilkeye önem verildiği gözlenmektedir. İlk olarak, halkların siyasi, medeni, ekonomik ve sosyal haklarını tek bir metinde toplayan Şart, hakların bölünmezliği prensibini vurgulamaktadır. Bir başka deyişle, şimdiye kadar siyasi ve medeni hakların bir hukuki metinde, ekonomik ve sosyal hakların ise başka bir metinde yer almasına yönelik ayrımcı anlayışa son verilmiştir. Şart bünyesinde teminat altına alınan hakların, birlik yurttaşları için kabul edilen haklar istisna kabul edilerek, yurttaşlık ayrımı yapılmaksızın tüm bireyler için geçerli olması da hakların evrenselliği ilkesinin benimsendiğini göstermektedir. Son olarak da, temel haklar şartının bireysel özgürlükleri aynı zamanda modern tehlikelere karşı koruması bakımından da modern bir anlayış çerçevesinde ele alındığını göstermektedir.

Genel olarak bakıldığında temel haklar şartı, en kısa şekliyle, Avrupa Birliği’nin vatandaşlarının temel haklarını ve onlara karşı sorumluluklarını düzenlemesi şekliyle özetlenebilir. Şart’ın maddelerinin her biri bireysel ve toplumsal hakları ve özgürlükleri açıklamaktadır. Başka bir deyişle, Şart’la birlikte hem Avrupa Konseyi’nin hem de Avrupa Birliği’nin temel hak ve özgürlüklere ilişkin aldıkları kararlarla, azınlıkların korunması, bioteknik, kişisel bilgilerin korunması gibi alanlarda da ortak bir çözüm bulunmuştur.

SONUÇ

Bu çalışma kapsamında genel olarak, sosyal hakların temel bir insan hakkı olduğu vurgulanmış, bu doğrultuda Avrupa Birliği düzeyinde temel sosyal hakların korunması ve bu hakların birlik düzeyinde hangi temel belgelerde yer aldığı incelenmiştir. Avrupa Birliği, ekonomik bütünleşmenin sosyal uyum ve sosyal ilerleme olmaksızın gerçekleşemeyeceği bilinciyle hareket ederek, zaman içerisinde ekonomik nitelikli karakterinin yanına sosyal ve siyasal unsurları da katarak bütünleşme sürecini hızlandırmıştır. 1989 yılında çıkarılan çalışanların temel sosyal hakları topluluk şartı ile 2000 yılında kabul edilen Avrupa Birliği temel haklar şartı ve bu şartlar çerçevesinde korunan ve belirtilen haklar incelendiğinde, birliğin sosyal haklara yer verdiği değerlendirilmesi yapılabilir.

Tarihsel süreç içerisinde temel haklar ciddi mücadeleler karşılığında elde edilmiştir. Bu mücadele dinamik bir süreci ifade etmektedir. Tarihi kırılmaların yaşandığı zamanlarda politik değişimlerin yanı sıra temel hak ve özgürlükler de etkilenmiştir. Küreselleşme ve kapitalizmin yükselmesi ile birlikte, değişen egemenlik anlayışı ile beraber devletin temel rolünün azalmasına paralel olarak, serbest piyasa koşullarında insanların sosyal hayata katılımları ve sosyal anlamdaki haklarının savunulması ve korunması temel sorunlu alanları oluşturmaktadır. Sermayenin, emek üzerindeki ciddi baskısı nedeniyle dezavantajlı grupların haklarının korunması ve sosyal adaletin yerine getirilmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır.

Özet olarak belirtildiğinde, temel hakların korunması uluslararası anlamda, birleşmiş milletler ekonomik ve sosyal, kültürel haklar sözleşmesi bağlamında gerçekleşmektedir. Bölgesel olarak bakıldığında ise; Avrupa Konseyi çerçevesinde, AİHS ve Avrupa sosyal şartı, sosyal politikanın ve sosyal hakların tarihi, gelişimi ve korunması açısından önem taşımaktadır. Ve son olarak, çalışmanın genelinde de vurgulandığı gibi Avrupa Birliği düzeyinde ise iki temel belge doğrultusunda temel sosyal hakların korunması gerçekleşmektedir.

 

Süleyman GÖK

DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü

Avrupa Çalışmaları Tezli Yüksek Lisans

(Twitter: @GKSuleyman)

 

KAYNAKÇA

Alp, Mustafa. ‘’ Avrupa Birliği Temel Sosyal Hakları ve Türk İş Hukuku ‘’, D.E.Ü. Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt:6, Sayı:1, 2004, ss.1-41.
Arsava, A. Füsun, ‘’ Avrupa Temel Haklar Şartı ‘’, Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt:5, Sayı:1, 2005, ss.1-13.
Bercusson B. ‘’ The Role of the EU Charter of Fundamental Rights in Building a System of Industrial Relations at EU Level ‘’, Transfer. Volume:9, Sayı:2, ss.209-228.
Community Charter of Fundamental Social Rights of Workers, http://www.aedh.eu/plugins/fckeditor/userfiles/file/Conventions%20internationales/Community_Charter_of_the_Fundamental_Social_Rights_of_Workers.pdf (Erişim Tarihi:04.06.2014)
Çelik, Aziz. ‘’ Avrupa Birliği Anayasası: Sosyal Haklar Açısından Kaçırılan Bir Fırsat ‘’, http://www.kristalis.org.tr/aa_dokuman/AB%20Anayasasi%20isci%20Haklari%20Acisindan.pdf (Erişim Tarihi:04.06.2014)
Çelik, Aziz. ‘’ Avrupa Birliği Sosyal Politikası: Gelişimi, Kapsamı ve Türkiye’nin Uyum Süreci-2 ‘’, Sendikal Notlar, Sayı:24, Kasım, 2004, ss.1-22.
Çoban, Tonguç. ‘’Avrupa’da Neo-Liberal Rüzgar Sert Esiyor’’, http://www.sendika.org/2004/12/avrupada-neo-liberal-ruzgar-sert-esiyor-tonguc-coban/ (Erişim Tarihi: 04.06.2014)
Eeckhout Piet. ‘’ The EU Charter of Fundamental Rights and the Federal Question’’, Common Market Law Review, Vol:39, 2002, ss.945-994.
Gülmez, Mesut. ‘’ İnsan Hakları Olarak Sosyal Haklar ve Sosyal Haksızlıklar ‘’, http://www.sosyalhaklar.net/2009/bildiri/gulmez.pdf (Erişim Tarihi:04.06.2014)
Gülmez, Mesut. Sendikal Haklarda Uluslararası Hukuka ve Avrupa Birliğine Uyum Sorunu, Belediye-İş Yayınları, Ankara, 2005.
Güzel, Ali. ‘’ Avrupa Topluluğu Çalışanların Temel Sosyal Hakları Topluluk Şartı ‘’, Çimento İşveren, Cilt:6, Sayı:3, 1992, ss.8-22.
Hepple, Bob. ‘’ The Implementation of the Community Charter of Fundamental Social Rights ‘’, The Modern Law Review, Sayı:53/5, ss.643-654.
Offical Journal of the European Communites, ‘’ The Charter of Fundamental Rights of the European Union, (2000/C 364/01) ‘’ , http://www.europarl.europa.eu/charter/pdf/text_en.pdf (Erişim Tarihi:04.06.2014)
Özaydın Mehmet Merve, Küreselleşme Sürecinde Türkiye ve Avrupa Birliğinde Sosyal Politikalarda Yaşanan Değişimin Analizi, Gazi Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2007.
Palaz, Serap. Avrupa Birliği Ortak Politikalar ve Türkiye: Ekonomik, Sosyal ve Siyasal Politikaların Uyumlaştırılması, Ed: Muhsin Kar; Harun Arıkan, Beta Yayınları, İstanbul, 2003.
Saka, Yonca. Avrupa Birliği Sosyal Politikasının Gelişimi ve Türkiye’nin Avrupa Birliği Sosyal Politikasına Uyumu, Maliye Bakanlığı, Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Dairesi Başkanlığı, Ankara, 2010.
Sanioğlu, Hilal. ‘’ Avrupa Birliği Hukukunda İnsan Hakları ‘’, TBB Dergisi, Sayı:74, 2008, ss.77-111.
Taşdemir Hakan, Hasan Demir. ‘’ Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı ‘’, Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt:2, Sayı:3, 2002, ss.85-100.
Taşpınar, Neşe Saray. Avrupa Birliği Sosyal Politikası: Avrupa Birliği Sosyal Modeli ve Türkiye, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul, 2006.

Politik Akademi (130 Posts)

2007'den bu güne "Değiştirmek için anlamak, anlamak için Politik Akademi" sloganıyla "Dünya"nın haber ve analizini veriyoruz...


By


Readers Comments (0)