Kategori: Afrika

Siz Bu Yazıyı Okurken En Az 7 Çocuk Ölecek

Dünyamız gelişiyor, iletişim teknolojileriyle birlikte hemen her yer ulaşılabilir oluyor. Dünyanın öbür ucunda neler olup bittiğini rahatlıkla görebiliyor, duyabiliyoruz… Ancak en azından medyada yeteri kadar görmediğimiz, duymadığımız şeyler de oluyor. Mesela biz görmesek de dünyada her saat 228 çocuk açlık, ishal ya da sıtma gibi önlenebilir nedenlerle hayatını kaybediyor. Çocuklar tüm dünyanın gözleri önünde birer birer, onar onar ölüyor… Madalyonun Görünmeyen Yüzü Dünyamız bir yandan hızla gelişirken, diğer taraftan bin yıllardır uğraştığı açlık sorununu bile hala çözebilmiş değil. Öyle ki Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşların yaptığı araştırmalara göre, Dünyada bir yılda yaklaşık 2 milyon çocuk açlık ve bununla ilişkili...

Read More

Dünyamızda Saatte 300 Çocuk Açlıktan Ölüyor

Olay TV ekranlarında yayınlanan Dünya Hali programında bu hafta Dünyada yaşanan gıda krizini, açlığı ve gıda güvencesizliğini konuştuk. Stüdyo konuğum Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Tarım Ekonomisi Bölümü Arşt. Gör. Özlem Turan oldu. Sayın Turan’la Dünya’da yaşanan gıda krizini; bu krizi aşmak için bugüne kadar neler yapıldığını ve neler yapılabileceğini konuştuk. Progam öncesinde yaptığım çalışmalarda elde ettiğim istatistikler Dünyanın en önemli sorunun açlık ve gıda güvencesizliği olduğunu görmemi sağladı. Öyle ki Birleşmiş Milletler ve bağlı kurulışların yaptığı araştırmalara göre, Dünya’da bir yılda yaklaşık 2 milyon çocuk açlık ve bununla ilişkili nedenlerle hayatını kaybediyor. Bu saatte 300 çocuğun öldüğü anlamına geliyor. İstatistiklere yetişkinleri de dahil ettiğimizde Dünya’da yaklaşık 1 milyar insanın aç olduğunu görüyoruz. İşin daha kötü tarafı ise, geçen onca yıla ve verilen çabalara rağmen dünyanın açlıkla mücadelede başarısız olması. Sayın Turan’ın “Gıda Güvencesi Değerlendirmesinde Kullanılan Yöntemler” başlıklı tezinde yer verdiği bir grafik bunu çok net olarak gösteriyor. 1990’da 845 milyon olan aç insan sayısı 2009’da bir milyarı geçiyor: Belki onları görmediğimiz, seslerini duymadığımız için çok da  farkında değiliz ancak dünyada 1 milyar insan aç. Bu da dünya üzerindeki 7 kişiden birisinin aç olduğu anlamına geliyor. Peki, bunun nedeni ne? İnsanlar neden aç? Akla ilk olarak üretilen gıdanın tüm dünyayı doyurmaya yetmediği gelebilir. Ancak açlığın nedeni bu değil! Birleşmiş Milletler’in yaptığı araştırmalar üretilen gıdaların tüm insanları doyuracak miktarda olduğunu gözler önüne seriyor. Sorun toprakta değil bizlerde, insanlarda. Yani Thomas Hobbes...

Read More

Libya Sorunu, Uluslararası Toplumu Böldü

Libya’da isyancıların meşru hükümet olarak tanınma sorunu daha tam çözümlenmedi. Örneğin Afrika Birliği, Libya’da iç savaşın sürmesi nedeniyle “Ulusal Geçiş Konseyi” adıyla hareket eden isyancıların (bu aşamada) halkın temsilcisi sayılmayacağını bildirdi. Ama tabii AB ve ABD’ye göre, isyancılar halkın temsilcisi ve iktidar artık onlarda. NATO’nun (ve de İngiltere’nin) bombardıman desteği ile iç savaşı onlar sona erdirecek ve istikrarı onlar sağlayacak. x Ne var ki, bir Afrika ülkesi olan Libya’nın Afrika Birliği tarafından tanınmaması da hafife alınacak bir konu değil. Üstelik Afrika Birliği yalnız da değil. Aynı şekilde, iç savaşın sürmesi nedeniyle “beklemede” kalan başka ülkeler de var. Örneğin Rusya ve Çin… Hele, yer altına çekilen Kaddafi, “ölü ya da diri” ele geçirilmezse…  İsyancıların meşruiyet sorunu daha da tartışmalı hale gelir. Ve ne çatışmalar biter, ne istikrar sağlanabilir. X Olayların akışı ne yana olursa olsun, Libya’da BM’nin koordinasyonuna gereksinme olduğu kesin. Bir kere çatışmaların sona ermesinde ve görece istikrarın sağlanmasında BM barış gücü oluşturulması zorunlu. Ama ayrıca modern bir toplumun örgütlenebilmesi için idari, hukuki, sosyal, ekonomik alt yapının hazırlanması gerekiyor ki, bu sürecin koordinasyonunu da BM’den başka bir güç yapamaz. Genel Sekreter Ban Ki Moon, Trablus’un düştüğü günden beri bu konuda uluslararası topluma çağrıda bulunuyor. Çağrı şöyle: “Libya’nın yeniden yapılandırılmasında Afrika Birliği, Arap Birliği, Avrupa Birliği ve İslam İşbirliği Teşkilatı ve diğer birlikler ve örgütler katkıda bulunacaklar. Bunun için gerekli olan koordinasyonun sağlanmasında başrol BM’de olmalıdır.” x Ancak Fransa, bu...

Read More

Libya Petrolü “Paylaşım” Masasında

AB istedi, ABD destekledi, NATO saldırdı. Kaddafi ordusunun direnecek gücü kalmadı. Ve sonunda Trablus yönetimi düştü. Düştü ama bu kez de AB, ABD ve NATO telaşa düştü. Kaddafi, savaşın mağlubuydu. Peki, galibi kimdi? O belli değildi işte. Aylardır isyancıları besleyip büyüten ve savaşa sokan Batılı güçler şimdi de onların kim olduklarını araştırıyordu. Kimdi, kimlerdi onlar? x Kaddafi karşıtlarının “oldukça karmaşık bir kalabalık” oluşturduğu belirtiliyordu Avrupa basınında. Aralarında “eski rejimin enkazı, İslamcılar, aşiretler, özel ordu birlikleri ve fırsatçılar” vardı. Ve bu gruplar iktidar boşluğundan yararlanmak için birbirleriyle de çatışıyorlardı. Bu durumda, bu karmaşık kalabalık, birlik ve beraberlik içinde olabilir miydi? Ülkeye “barış ve istikrar” getirebilir, “özgür” bir devlet kurabilir ve Libya’nın “yeniden yapılandırılması”nı başarabilir miydi? Ve de ABD Başkanı Obama’nın umut ettiği gibi, “Libya’da demokrasiye barışçıl geçişi” sağlayabilir miydi? x Şimdilik bu soruların olumlu yanıtı yoktu. Tabii Obama’nın “demokrasi” umudunu paylaşan da yoktu. Siyasi partinin ne olduğunu, ne işe yaradığını bilmeyen bir toplum demokrasiyi, demokrasiye geçişi nereden bilecekti? Trablus’un düştüğüne ilişkin haberlerin ardından Avrupa’nın gündemindeki tartışma buydu. Batılılar daha ilk günden tedirginlik duymaya başladılar. Pek çok şey belirsizdi. Aşiretler bölünmüştü ve karşılıklı husumet besleniyordu. “Bingazi merkezli konsey”in bir an önce uzlaşmaya yönelik çözüm üretmesi gerekirdi. Irak’taki hatalar Libya’da yaşanmamalıydı. Mevcut orduya ve bürokrasiye sahip çıkılmalıydı. x Daha da önemlisi… Paylaşım nasıl olacaktı? NATO saldırısına öncülük eden Fransa, hemen arkasındaki İngiltere ve destekçileri ABD… Libya’nın gelirlerinin yüzde 90’ını sağlayan petrol kuyularını...

Read More

Hüsnü Mübarek, Hakim Karşısında

Mısır’ın devrik lideri Hüsnü Mübarek, yolsuzluk ve adam öldürme suçlamasıyla yargılandığı davanın ilk duruşması için başkent Kahire’ye getirildi. Mübarek’le birlikte 6 üst düzey polis yetkilisi, bugün hakim karşısına çıkıyor.   18 gün süren ve 850 kişinin hayatını kaybettiği protestolar sırasında güvenlik güçlerinin aşırı güç kullandığı ve çeşitli yolsuzluklar yapıldığı saptanırsa Mübarek ve beraberindeki 6 üst düzey polis yetkilisinin idam cezası alabileceği sanılıyor.   Davayı izleyen Uluslararası Af Örgütü, davanın “adil ve şeffaf” olması çağrısında bulunurken, bu davanın eski lider ve yakın çevresinin işlediği suçların hesabının sorulması için tarihi bir fırsat olduğunu vurguladı.   Mısır’da ise halk ikiye bölünmüş durumda. Mübarek’in yargılamasının başlamasıyla birlikte yargılamanın yapıldığı polis akademisi önünde Mübarek taraftarları ile muhalifler arasında çatışma çıktığı...

Read More

Twitter’da Takip Edin!

Arşivler