Kategori: Makale Analiz

Ukrayna ve Dünyayı Ele Geçirme Savaşı

Batı’nın algısı Suriye krizinden Ukrayna krizine kaydı şu son aylarda. En azından görünen öyle. Üç yılı aşkın süredir iç savaşın sürdüğü Suriye kendi haline bırakıldı. Uluslararası toplumlar gerek BM gerekse AB, Ukrayna Krizi gündemleriyle toplanıyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın 14 Nisan’da zaferini ilan ettiği konuşmasının üzerinden bir ay bile geçmedi. Ne demişti Esad, hafızamızı yoklayalım. Suriye lideri Esad, başkent Şam’da geleceğin karar vericileri üniversite öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmasında, terörizme karşı savaş olarak nitelendirdiği mücadelede Suriye ordusunun üstünlüğü ele geçirdiğini söylemişti. Esad’ın zafer konuşmasının ardından Suriye ordusundan zaferini perçinleyecek bir hamle gelmiş, Başkent Şam yakınlarındaki tarihi Malula kasabası muhaliflerin...

Read More

AB Düzeyinde Temel Sosyal Hakların Korunması

Avrupa Birliği’nde sosyal politika alanında temel hakların oluşturulması ve bu alanda gelişmenin sağlanabilmesi uzun bir sürede ve belirli bir aşama ile kaydedilmiştir. Başlangıçta ekonomik bütünleşme amacıyla kurulan topluluk, derinleşme- genişleme süreci içerisinde sosyal ve siyasal haklara da önem vermiş, günümüzde siyasal bütünleşmesini tamamlama yolunda ilerlemektedir. Sermaye değişim paradigması ve üretim modellerinin değişmesi ile birlikte, toplulukta sosyal haklar alanında bir takım düzenlemeler yapılmıştır. 1989 yılında, çalışanların temel sosyal hakları topluluk şartı ile birlik düzeyinde sosyal haklar ve sosyal politika alanında önemli bir adım atılmıştır. Küreselleşmenin hız kazanması ve dünyada meydana gelen küresel değişimler ile birlikte sosyal hakların ve sosyal politikanın...

Read More

Hasan Ruhani’nin Türkiye Hayali

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Irak, Suriye ve Mısır’a Ankara’dan destek mesajları gönderdi. İran lideri, Irak’ta Maliki’nin, Suriye’de Esad’ın ve Mısır’da da Sisi’nin seçimleri kazanmasını “olumlu gelişmeler” olarak nitelendirdi. Ruhani’ye göre söz konusu ülkelerdeki istikrar ve güvenlik tüm bölgenin yararınaydı. Tabii Türkiye bu konuda İran’dan ayrılıyor. Ankara ne Irak’ta, ne Suriye’de, ne de Mısır’da yaşanan seçim süreçlerinden memnun… Ne ki, konuk Cumhurbaşkanı’na diplomatik nezaketten olsa gerek yanıt verilmedi. Daha çok ticari ve siyasi ikili ilişkiler üzerinde duruldu. Oysa Hasan Ruhani’nin İran-Türkiye dostluğu üzerine büyük hayalleri vardı. İran Cumhurbaşkanı Türkiye ziyaretine başlamadan önce Tahran’da havaalanında yaptığı açıklamada hayallerinden de söz ediyordu....

Read More

Arap Dünyasına Neden Demokrasi Gelmiyor?

BBC’nin Ortadoğu Uzmanı Gerald Butt, yukarıdaki soruyu şöyle soruyor: ‘Arap Baharı’ neden demokrasi getirmedi? Tabii Arap ülkeleri ve demokrasi deyince bir zıtlıktan söz ediliyormuş gibi geliyor insana. Yan yana gelemezmiş, birlikte olamazmış gibi… Uzman Butt da bunu araştırıyor: Arap dünyasının neyi eksik ki, bu ülkelerde demokrasi içselleştirilemiyor? Gerald Butt, bu sorunun yanıtlarını düşünürken Arap ülkelerinde ezberci eğitim sisteminin yerine “sorgulamayı öğreten” sisteme geçilmesinin gereği üzerinde duruyor: “Ezberciliğin yerine sorgulama ve analiz yapmayı öğretecek bir eğitim sistemi için reformlara açık rasyonel bir kamusal tartışma başlatılmalıdır. Arap uydu kanallarında yapılan siyasi tartışmalar her zaman öfkeli atışmalarla sonuçlanıyor. Anlaşmazlığa düşülebileceği konusunda anlaşmak...

Read More

Avrupa Vatandaşlığı ve Vatandaşlık Hakları

Avrupa Birliği vatandaşlığı, siyasi bütünleşmenin hızlanması yolunda önemli bir adım olarak görülmektedir. Avrupa birliği, vatandaşlar olmadan inşa edilemez, ancak vatandaşların haklarına ve fikirlerine dayanan sistemle Avrupa birliği inşa edilebilir. Bu bağlamda, Avrupa vatandaşlığı ve vatandaşlık hakları, AB bütünleşme sürecinin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Avrupa vatandaşlığı ilkesi, demokrasi açığı ve meşruiyet gibi en ciddi sorunlarının çözümü olarak düşünülmekte, Avrupalılık bilinci ve kimlik oluşturma sürecinin oluşmasında önemli bir girişim olarak görülmektedir. Avrupa vatandaşlığı kavramı uzun bir geçmişe sahip olmamasına rağmen üzerinde akademik anlamda çok durulan bir kavram değildir. AB vatandaşlığı fikrinin temelleri daha öncelere dayansa da, bu kavrama ilişkin yasal zeminin hazırlanması Maastricht Antlaşmasının yürürlüğe girmesi ile tamamlanmıştır. Bu antlaşmada AB vatandaşlarının hakları belirtilmiş, bütünleşme süreci içerisinde bazı değişiklikler olmuştur. Son olarak Lizbon antlaşması ve temel haklar şartı, Avrupa Birliği vatandaşlarının haklarını güçlendirmiştir. 1. Avrupa Vatandaşlığı Maastricht Antlaşması ile getirilen ‘’ Avrupa Vatandaşlığı ‘’ kavramı, tüm Avrupa vatandaşları tarafından kullanılacak bazı hakları ifade etmektedir. 1993 yılında Maastricht Antlaşması ile kabul edilmiş ve birliğin temel amaçlarından biri haline gelen AB vatandaşlığı, Amsterdam Antlaşması(1997) ile birlikte Avrupa Birliği vatandaşlığının kapsamı genişletilmiştir. Avrupa vatandaşlığı alanında Maastricht Antlaşması ile atılan ilk adımdan sonra, 1997 tarihli Amsterdam Antlaşması ile bu ilke biraz daha geliştirilmiştir. Amsterdam Antlaşması ile tanınan haklardan en önemlisi, AB kurumlarına herhangi bir resmi Avrupa dili ile yapılan başvuruda aynı dilde cevap almaktır. Maastricht Antlaşması’nda göz ardı edilmiş olan ‘’ dil ‘’...

Read More

Twitter’da Takip Edin!

Arşivler