Kategori: Siyaset Felsefesi

Thomas More, Machiavelli’ye Karşı…

Siyaset bilimi hocamız, Yard. Doç. Dr. Mert Gökırmak vizede sormak için iki kitap okumamızı şart koştu. Bunlardan birisi güzel bir dünya hayaliyle, ütopyasıyla yazılan “Ütopya“; bir diğeri de içinde bulunduğumuz günümüz dünyasının tüm acımasız ve hoşsuzluklarını görmemize sebep “Prens“. Şaşırdım açıkçası, çünkü her ikisini aynı zamanda okumak hayata dair karma görüşler edinmemi sağladı. Machiavelli Prens’inde “Amaca ulaşmak için her yol mübahtır” edebiyatı yaparken; Thomas More tertemiz, kirlerinden arınmış bir dünya var ediyordu, her ne kadar edebiyat olsa da. Bu noktada ne öğrendim veya hangi yolu seçerim? Açıkçası ben biraz realist takılma taraftarıyım, Machiavelli bana daha mantıklı geliyor. Yani günün şartlarını ortaya koymak ve bu şartlar üzerinden hareket etmek. Ya da şöyle bir karma çok daha mantıklı; Thomas More’un ütopyalarına ulaşmak için Machiavelli kurnazlığıyla davranmalı insan… “Hayat acımasız! İnsanlar kötü! Adam edilmesi, zaptedilmesi gerekli koca bir toplum!” Hal bu olunca realist olmalı insan, Machiavelli’ye kulak vermeli ve ütopyaları gerçekleştirmek için çabalamalı! Bir karma yapmalı, her ikisini de katmalı işin içine. Daha güzel bir dünya için çalışmalı, Machiavelli’in kurnazlığı ve More’un iyimserliğiyle… “More, Machiavelli’ye Karşı” diye attık başlığı ama aslılsız bu. More da Machiavelli de kötü, aksak düzene karşı; güzel günlere gebe düşünceler sunmuşlar, güzel günlerin tohumlarını serpmişler kurak dünya...

Read More
  • 1
  • 2

Twitter’da Takip Edin!

Arşivler