Kategori: Uluslararası İlişkiler

Ukrayna ve Dünyayı Ele Geçirme Savaşı

Batı’nın algısı Suriye krizinden Ukrayna krizine kaydı şu son aylarda. En azından görünen öyle. Üç yılı aşkın süredir iç savaşın sürdüğü Suriye kendi haline bırakıldı. Uluslararası toplumlar gerek BM gerekse AB, Ukrayna Krizi gündemleriyle toplanıyor. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın 14 Nisan’da zaferini ilan ettiği konuşmasının üzerinden bir ay bile geçmedi. Ne demişti Esad, hafızamızı yoklayalım. Suriye lideri Esad, başkent Şam’da geleceğin karar vericileri üniversite öğrencilerine hitaben yaptığı konuşmasında, terörizme karşı savaş olarak nitelendirdiği mücadelede Suriye ordusunun üstünlüğü ele geçirdiğini söylemişti. Esad’ın zafer konuşmasının ardından Suriye ordusundan zaferini perçinleyecek bir hamle gelmiş, Başkent Şam yakınlarındaki tarihi Malula kasabası muhaliflerin...

Read More

Hasan Ruhani’nin Türkiye Hayali

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Irak, Suriye ve Mısır’a Ankara’dan destek mesajları gönderdi. İran lideri, Irak’ta Maliki’nin, Suriye’de Esad’ın ve Mısır’da da Sisi’nin seçimleri kazanmasını “olumlu gelişmeler” olarak nitelendirdi. Ruhani’ye göre söz konusu ülkelerdeki istikrar ve güvenlik tüm bölgenin yararınaydı. Tabii Türkiye bu konuda İran’dan ayrılıyor. Ankara ne Irak’ta, ne Suriye’de, ne de Mısır’da yaşanan seçim süreçlerinden memnun… Ne ki, konuk Cumhurbaşkanı’na diplomatik nezaketten olsa gerek yanıt verilmedi. Daha çok ticari ve siyasi ikili ilişkiler üzerinde duruldu. Oysa Hasan Ruhani’nin İran-Türkiye dostluğu üzerine büyük hayalleri vardı. İran Cumhurbaşkanı Türkiye ziyaretine başlamadan önce Tahran’da havaalanında yaptığı açıklamada hayallerinden de söz ediyordu....

Read More

Avrupa Vatandaşlığı ve Vatandaşlık Hakları

Avrupa Birliği vatandaşlığı, siyasi bütünleşmenin hızlanması yolunda önemli bir adım olarak görülmektedir. Avrupa birliği, vatandaşlar olmadan inşa edilemez, ancak vatandaşların haklarına ve fikirlerine dayanan sistemle Avrupa birliği inşa edilebilir. Bu bağlamda, Avrupa vatandaşlığı ve vatandaşlık hakları, AB bütünleşme sürecinin en önemli yapı taşlarından birini oluşturmaktadır. Avrupa vatandaşlığı ilkesi, demokrasi açığı ve meşruiyet gibi en ciddi sorunlarının çözümü olarak düşünülmekte, Avrupalılık bilinci ve kimlik oluşturma sürecinin oluşmasında önemli bir girişim olarak görülmektedir. Avrupa vatandaşlığı kavramı uzun bir geçmişe sahip olmamasına rağmen üzerinde akademik anlamda çok durulan bir kavram değildir. AB vatandaşlığı fikrinin temelleri daha öncelere dayansa da, bu kavrama ilişkin yasal zeminin hazırlanması Maastricht Antlaşmasının yürürlüğe girmesi ile tamamlanmıştır. Bu antlaşmada AB vatandaşlarının hakları belirtilmiş, bütünleşme süreci içerisinde bazı değişiklikler olmuştur. Son olarak Lizbon antlaşması ve temel haklar şartı, Avrupa Birliği vatandaşlarının haklarını güçlendirmiştir. 1. Avrupa Vatandaşlığı Maastricht Antlaşması ile getirilen ‘’ Avrupa Vatandaşlığı ‘’ kavramı, tüm Avrupa vatandaşları tarafından kullanılacak bazı hakları ifade etmektedir. 1993 yılında Maastricht Antlaşması ile kabul edilmiş ve birliğin temel amaçlarından biri haline gelen AB vatandaşlığı, Amsterdam Antlaşması(1997) ile birlikte Avrupa Birliği vatandaşlığının kapsamı genişletilmiştir. Avrupa vatandaşlığı alanında Maastricht Antlaşması ile atılan ilk adımdan sonra, 1997 tarihli Amsterdam Antlaşması ile bu ilke biraz daha geliştirilmiştir. Amsterdam Antlaşması ile tanınan haklardan en önemlisi, AB kurumlarına herhangi bir resmi Avrupa dili ile yapılan başvuruda aynı dilde cevap almaktır. Maastricht Antlaşması’nda göz ardı edilmiş olan ‘’ dil ‘’...

Read More

Yeni bir dünya kurulur, Suriye de yerini alır

Humus, Suriye’de isyan başladığında “devrimin başkenti” ilan edilmişti. Aradan üç yıl geçti. Şimdi isyancı Suriyeli muhalifler Şam yönetimiyle anlaşma yaparak kenti terk ediyorlar. Muhalif bir militanın BBC mikrofonuna konuşurken söylediği şu söz her şeyi anlamaya ve açıklamaya yetiyor: “Dünya bizi kandırdı!” Tabii onun dediği dünya Batılılar, Araplar ve müttefikleri… Kandıran onlar. Kandırdılar, silahlandırdılar ve güzelim bir ülkeyi, halkıyla, tarihiyle, doğasıyla, altyapısıyla perişan ettiler; yazık ettiler! Ama İsmet İnönü’nün ünlü sözündeki gibi, “Yeni bir dünya kurulur, Suriye de yerini alır…” Olacağı budur. *** Yeni bir dünyayı düşünmek, düşlemek eskiden ütopya sayılırdı. Ama artık değil. Yeni bir dünyaya doğru çok işaretler...

Read More

İsrail Cenevre ile Köşeye Sıkıştı

Ortadoğu’da Filistin lehine nihayet iyi bir şey oldu… Filistin ilk kez bir devlet olarak Cenevre Sözleşmesi’ne dahil edildi ve böylece uluslararası mahkemelerde İsrail aleyhine hukuki girişimde bulunma hakkını elde etti. Filistin, Cenevre Sözleşmesi’ne taraf olmadığı için bugüne değin İsrail yönetimlerinden davacı olamıyordu. Oysa şimdi mahkemelerde hakkını arayabilecek. Artık Ortadoğu’da yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz. Gerçi İsrail, Cenevre Sözleşmesi`nin Batı Şeria ve Gazze’de uygulanamayacağını savunuyor ama dünya öyle düşünmüyor. Bundan sonra İsrail’den insan haklarına ve savaşın kurallarına uyması beklenecek. Örneğin siviller öldürülmeyecek. İsrail’in Filistin topraklarına yönelik saldırısı, işgali, inşaatı ve benzer tüm girişimleri Cenevre Sözleşmesi’nin terazisinde tartılacak. Netanyahu hükümeti BM’de...

Read More

Twitter’da Takip Edin!

Arşivler

Yasal Uyarı

Politik Akademi'deki bütün içerik Creative Commons lisansıyla korunmaktadır. Bazı hakları saklıdır.

Politik Akademi'de yer alan görüşler yazarlarına aittir ve politikakademi.org’un editoryal politikasını yansıtmayabilir.