İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yargıya gitme yetkileri iptal mi ediliyor?

Bilindiği üzere belediye başkanları hukuka aykırı gördüğü kesinleşen meclis kararlarını yargıya taşıyabiliyor. Başkan bu yetkisini 5393 sayılı Belediye Kanunun 23’üncü maddesinin 3’üncü fıkrasından alıyor. O hükümde “Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir” deniliyor.

Bu durum daha çok belediye başkanının üye olduğu partisinin belediye meclisinde çoğunluğu sağlayamadığı durumlarda ortaya çıkıyor. Önceki dönemlerde Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in maruz kaldığı bu duruma şimdilerde ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş maruz kalıyor.

Sayın Yavaş ve Sayın İmamoğlu hukuka aykırı gördükleri kararları, belediye meclisinde çoğunluğu sağlayamadıkları için dönem dönem bu meclis kararlarını mahkemeye götürdüklerini görüyoruz. Özellikle Mansur Yavaş’ın, Ankara Büyükşehir Belediye meclisince borçlanma yetkisi talebinin, meclis tarafından reddedilmesini yargıya taşımış ve belediye meclisinin bu kararının yürütmesini durdurmuştu.

Peki başkanlar bu yetkilerini nasıl kullanıyorlar? 5393 sayılı Belediye Kanunu ile belediye başkanlarına meclis kararları üzerinde “geciktirici veto” niteliğinde bir yetki tanımıştır. Zira, belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Başkan tarafından yeniden görüşülmesini istenmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşmektedir. Başkan, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içerisinde idari yargıya başvurabilmektedirler. Başkanların bu yetkisi şüphesiz bir yargısal başvurudur. Bu bir yerindelik denetimi değil bir hukuka uygunluk denetimidir. 

Şimdilerde ise Belediye Başkanlarının bu yetkisi Anayasa Mahkemesinin gündemine taşınmış durumda. Anayasa Mahkemesinin 24 Eylül tarihli gündeminde bu duruma ilişkin bir itirazı esastan görüşecek.

Tekirdağ 2. İdare Mahkemesi 2020/27 sayılı esas dosyası için Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunarak Belediye Kanunu 23. Maddesinin 3. fıkrasının iptaline karar verilmesini yönünde talepte bulunduğunu ve Anayasa Mahkemesinin de bu hükmün iptal talebini görüşmek için gündemine aldığını görüyoruz.

Başkanların bu yetkilerinin iptal edilmesi durumundan en çok, şuan muhalefette olan İstanbul, Ankara’nın etkileneceğini söyleyebiliriz. Anayasa Mahkemesince bu hükmün iptal edilmesi yönünde alınacak bir karar, bu belediye başkanlarının elini giderek zayıflatacaktır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir